Oysa ihtiyaçları olan tek şey umuttu. Fakat bu umut ne boş olmalıydı ne de kötümserliği bırakıp iyimser olmayı öğütleyen bir klişe. Bu umut direkt 'ruha' hitap etmeliydi. Böyle bir umut olmalıydı ki çaresizliğin, yokluğun en dibinde var olabilsin. Kötülükle burun burunayken bile daha iyi bir geleceğe inanmayı sağlasın... Yüreğin elçisi olup, ruhta dile gelsin. Hiç susmasın, hep haykırsın. En önemlisi de her şartta insanı güçlü kılsın...