“Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov’lar kaldı; çünkü Oblomov’lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. Toplantılarda, komisyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov’un içimizde olduğunu görürsünüz. Onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek gerekecektir.”
Cinayet suçu ile tutuklanan ve mahkemede altı hafta sonra idam edileceğini öğrenen bir idam mahkumunun korku ve umut dolu anlarını anlatır. Kahraman uzun yıllar boyu işkence çekeceği kürek mahkumu olmak yerine, idam cezasını seçer fakat idam edileceği günü beklemek, idam edilmekten daha korkunçtur.
Ayağındaki rahatsızlığından dolayı çocukluğunu yaşayamayan 15 yaşında bir gencin; psikolojisini, umudunu, umutsuzluğunu, sevgisini ve acizliğini çok güzel işleyen bir eser.
Beni susturan şey nefretimdi. En basit içtimai davaları anlamayacak kadar yabancı tesirler altında şahsiyetlerini kaybeden bu insanlarla münakaşaya mecbur olmanın küçüklüğünden muzdariptim. Türkiye'de ecnebi mekteplerin kuvvetli silindirleri altında yamyassı olan bu kafaların kesilmesinden başka çare görmüyordum.