Berke

Berke
@ismimberke
sıkıcı kitaplar okur, sıkıcı filmler izler.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ben Orhan Veli
Ben Orhan Veli, «Yazık oldu Süleyman Efendiye» Mısra-ı meşhurunun mübdii.. Duydum ki merak ediyormuşsunuz, Hususi hayatımı, Anlatayım: Evvelâ adamım, yani Sirk hayvanı filân değilim. Burnum var, kulağım var, Pek biçimli olmamakla beraber. Bir evde otururum, Bir işte çalışırım. Ne başımda bulut gezdiririm, Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet. Ne İngiliz kıralı kadar Mütevazıyım, Ne de Celâl Bayar’ın Sabık ahır uşağı gibi aristokrat. Ispanağı çok severim. Puf böreğine hele Biterim. Malda mülkte gözüm yoktur. Vallahi yoktur. Oktay Rıfat’la Melih Cevdet’tir En yakın arkadaşlarım. Bir de sevgilim vardır pek muteber; İsmini söyleyemem, Edebiyat tarihçisi bulsun. Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım, Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz
Edebiyat
Osmanlı'da esrar kullanan bazı sınıf ve gruplar
Yasak elmanın cazibesine elbette bir tek şairler, dervişler ve saraylılar kapılmaz. En alt tabakadan en üste, serseri başıboşundan beyzâde ve paşazâdesine, çiftçisinden esnaf, zanaatkâr, tüccar ve işçisine, okuryazar olmayan cahilinden medrese, mektep ve askerî okul öğrencisine, mahkûmundan kolluk mensubu ve idarecisine, daha niceleri oyuna gelir. Zapt edilemeyen yeşil büyünün mağdur veya düşkünlerini tek tek belirlemek veya sınıflandırmak bu anlamda bugün için ne denli zorsa o gün için de öyledir. Ne var ki hiçbir belirsizlik Osmanlıların bu kadim alışkanlığını görmeye, idealleştirme, politik yönelim veya geçmişi şimdileştirme eğilimi kadar engel değildir. Yoksa onca kaynakla boğuşularak üretilen böylesi muzır yayınlara kıyasla peşin hükümler vermenin ne denli zor olduğu herkesçe bilinir! Ama torunun dişinin neden kamaştığını anlamak dedenin bağda ne yediğini bilmeyi gerektirir.
Sayfa 11
Alıntı
Osmanlı şairleri arasında ve sarayda esrar kullanımı
Gelgelelim mesele her ne olursa olsun tarihte büyük ve çarpıcı hikâyeler arayanlar için asıl merak konusu sokaklardan çok şairler ve saraylılardır. Kuytu köşelerden uzak yaşantılarına rağmen her iki taraf da şüphesiz payına düşeni alır. Hekimler nezdinde tıbbi fayda gözeten saraylılar birkaç istisna dışında genelde tanık, sokakların yakın gözlemcileri şairler ise hem tanık hem sanık koltuğundalardır. Parçası olduğu kenevirin sınai, iktisadi ve sağaltıcı faydalarından dolayı başlarda çekimser davranan sarayın giderek sertleşen tavrına karşı, şairler nispeten hevesli taraftalardır.
Sayfa 11
Alıntı
Dervişlerin büyüleyici vaatlerinin aksine çoğunlukla beklentileri, yasaklı sulu sarhoşluğun yokluğunu gidermektir. Başkalarının arınma, ilham ya da hakikate ulaşma isteğinin yanında güdüleyicilerinin haz olması onları, bugüne ulaşan dumanlı yeraltı kültürünün Osmanlılardaki en dirençli taşıyıcıları haline getirir.
Sayfa 11 - Burada "sulu sarhoşluk" tabiri alkol tüketimi anlamındadır.
Alıntı