"Haritasız ve dümensiz kalmış, gideceği limanı olmayan bir gemiydi. Kendini akıntıya bırakıp sürüklenmek, en azından hareket etmek, hayatta kalmak demekti ki içini acıtan şey de zaten buydu; yaşamak."
"Sen bana dünyada başka bir türlü hayatında da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum olduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil... Buna hakikaten yaşamak imkanını verdiğin birkaç ay için teşekkür ederim. Böyle birkaç ay, birkaç ömür kıymetinde değil midir?"
"Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o!"