Tom Barrack: "En Kullanışlı" ve En Riskli Kurban Adayı Trump, daha yeni (Mayıs 2026'da) Ankara Büyükelçiliği görevinin yanına bir de Suriye ve Irak Özel Başkanlık Temsilciliği yetkilerini ekleyerek Barrack'ı adeta Ortadoğu’nun sömürge valisi ilan etti. Ahmed Şara’yı Lübnan’da Hizbullah’ın üzerine sürme senaryosunu ve Suriye-SDG mutabakatını perde arkasından yöneten asıl akıl bizzat Tom Barrack. İşte bu yüzden, Barrack tam anlamıyla "ideal bir kurban" adayıdır. İsrail sağının ve Washington'daki şahin lobilerin en çok nefret ettiği, "bizi sattı" dedikleri politikaların mimarı sahada Tom Barrack’tır. Eğer Suriye'deki Ahmed Şara planı patlar, Lübnan’da işler sarpa sarar ve petrol fiyatları yeniden fırlarsa, Trump suçu kendi üzerinden atmak için bölgedeki bu "Tek Yetkili" elçisini anında otobüsün altına atabilir. Barrack zaten eski bir milyarder iş adamı, Colony Capital’ın kurucusu ve Trump’ın kırk yıllık şahsi dostu. Trump’ın gözünde onun gibi bir "operasyon adamını" feda etmek, bir siyasetçiyi feda etmekten çok daha kolaydır. "Tom işi eline yüzüne bulaştırdı" der, görevden alır, dostlukları arkada kalır ama siyasi fatura ödenmiş olur. Trump iktidarda kalmak için Yahudi sermayesine kesinlikle ekibinden birini kurban edecek.
Siyaset
Trump, kariyeri boyunca sadakate çok önem verdiğini söylese de, sıkıştığı veya faturanın bizzat kendi koltuğuna kesileceğini anladığı an en yakınındakileri bile tek bir hamleyle otobüsün altına atmakta asla tereddüt etmez. Şu an yürürlüğe giren bu sarsıcı ABD-İran mutabakatının ardından, ulus-ötesi sermayenin ve lobilerin (AIPAC, askeri-endüstriyel kompleks) intikam dalgası büyürken, Trump’ın iktidarda kalmak ve o faturayı ödememek için kendi ekibinden kurban edebileceği en potansiyel iki ismi masaya koyalım: Potansiyel Kurban: Jared Kushner veya Steve Witkoff (Özel Temsilciler) İsrail basınının (Kanal 14 vb.) bu mutabakatın ardından bizzat Trump'ın bu iki kritik müzakerecisini hedef aldığını gördük. İsrail sağı, Kushner ve Witkoff için "Kardeşlerini sattılar, ezikler" diyerek topyekun bir yıpratma kampanyası başlattı. Neden Kurban Edilebilirler? Eğer İsrail, Trump’ın Kanal 14’te verdiği "küçük çaplı nükleer saldırı" vizesini aşar ve bölgede kontrolsüz, petrol fiyatlarını fırlatacak büyük bir savaş çıkarırsa, Trump kendi imzaladığı Versay Mutabakatı'nın çöküş faturasını bu iki isme kesebilir. "Beni yanlış yönlendirdiler, masayı kötü kurmuşlar" diyerek Kushner veya Witkoff'u diplomatik sahada anında kurban edip lobilerin gazını alabilir. Büyük Risk: JD Vance (Başkan Yardımcısı) Sermaye ile Çatışma: Vance, "Yeni Sağ" doktrininin ideolojik motorudur ve bu İran mutabakatının arkasındaki asıl akıldır. Daha dün İsrail kabinesine "Uyanın ve realiteyi görün, Trump dışında müttefikiniz yok" diyerek çok sert meydan okudu. Yani lobilerle köprüleri tamamen attı. Kurban Mekanizması: Yahudi sermayesi ve Wall Street, Trump’a karşı finansal ve medyatik ablukayı ağırlaştırdığında, Trump yaklaşan kongre seçimlerini veya kendi geleceğini kurtarmak için suçu tamamen ideolojik
Siyaset
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Trump, İsrail’in İran nükleer tesislerine tek başına saldırmasına yeşil ışık yakıyor ama araya çok tüccarca bir şerh koyuyor: "Eğer küçük çaplı olursa..." Rasyonel Analiz: Trump iki gün önce Versay'da petrol fiyatlarını düşürmek ve Hürmüz’ü açmak için İran’la bir mutabakat imzaladı. Şimdi İsrail'in İran’a topyekun, büyük bir savaş başlatacak şekilde saldırmasına izin veremez; çünkü bu durum petrolü yeniden 100 doların üzerine fırlatır ve kendi imzaladığı barış zaferini çöpe atar. Ancak İsrail sağının öfkesini dindirmek ve Wall Street’teki lobilerin gazını almak için de Tel Aviv'e adeta bir "stres atma/itibar kurtarma operasyonu" izni veriyor. Yani "Büyük bir savaş çıkarmadan, İran'ın canını acıtacak küçük bir hava akını yapacaksanız arkasındayım, ama gemiyi batıracak kadar büyük oynamayın" diyor. G7 Zirvesi’nde kameralar önünde Netanyahu'yu Lübnan'daki yıkım yüzünden sertçe eleştiren, arkada telefonda azarlayan Trump, Kanal 14’e çıktığında "İlişkimiz çok iyi, mükemmel" diyor. Bu, Amerikan iç siyasetindeki seçim finansmanı ve lobi baskısının Trump’a nasıl bir adım geri attırdığının kanıtıdır. Trump, Netanyahu’nun şahsından nefret etse veya onun politikalarını "akılsızca" bulsa bile, ABD’deki Yahudi sermayesini karşısına alarak topal ördek konumuna düşemeyeceğini çok iyi biliyor. Kameralar önünde "Bibi ile aramız müthiş" tiyatrosu oynayarak içerideki finansal ablukayı dağıtmaya çalışıyor. Lübnan saldırıları nedeniyle İsrail’e silah ambargosu iddiaları sorulduğunda "Bu konudaki söylentileri hiç duymadım" demesi, Trump’ın tipik bir inkâr ve zaman kazanma taktiğidir. Pentagon koridorlarında bu ambargonun konuşulduğunu sağır sultan bile bilirken, Trump bu topa girmeyerek hem İsrail'e açık açık mavi boncuk dağıtıyor hem de kendisini bağlayacak net bir taahhütten
1000Kitap
Aşırı sağcı Ben-Gvir’in "Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz, İsrail ABD’nin bir sömürgesi değil" cümlesi ile Netanyahu’nun "Güvenlik şeridinden çekilmeyeceğiz" inadı, sadece bir askeri strateji değil; İsrail sağının siyasal ve sınıfsal hayatta kalma refleksidir. Beka Stratejisi: Netanyahu ve onun radikal ortakları (Ben-Gvir, Smotrich), içerideki iktidarlarını ve yargı karşısındaki dokunulmazlıklarını ancak ve ancak kesintisiz bir savaş statüsüyle koruyabiliyorlar. Trump ve Pezeşkiyan’ın Lübnan dahil tüm cephelerde ateşi kalıcı olarak kesmesi, Netanyahu hükümetinin içerideki meşruiyet zeminini bir gecede havaya uçurur. Bu yüzden Trump’a telefonda "Saldırılara devam edeceğiz" diyerek, bizzat ABD başkanının "büyük zafer" imajını sahada sabote etme riskini bile göze alıyorlar. Bu durum, küresel sermaye ile bölgesel militarizm arasındaki o organik bağın nasıl çatırladığını gösteriyor. ABD'nin (Trump'ın) Derdi: Petrolün akması, borsanın rekor kırması ("Motorlarınızı çalıştırın" tweet'i) ve finans kapitalin küresel risk primini düşürmek. Trump için Ortadoğu dosyası kapandı, Versay'da imzalar atıldı, bilanço temizlendi. İsrail'in Derdi: Bölgesel bir devlet olarak, yanı başındaki Hizbullah ve İran gerçeğiyle Amerikan koruması olmadan baş başa kalmak. Netanyahu çok iyi biliyor ki, ABD bölgeden elini eteğini çektiği an, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde tek başına bir işgali sürdürmesinin askeri ve ekonomik maliyeti uzun vadede katlanılamaz olacaktır. Bu yüzden "Mücadele bitmedi" diyerek, Washington'ı yeniden sahaya çekmeye, o çözülen zinciri zorla geri bağlamaya çalışıyor. Normal şartlarda yarın (19 Haziran) İsviçre’de bir imza töreni daha bekleniyordu ancak bugünkü Versay ve Tahran imzalarından sonra o masanın akıbetinin belirsizleşmesi, İsrail'in yarattığı bu diplomatik
1000Kitap
Özgür Filistin!
Filistin'den işgalci İsrail hapishanelerindeki uyuz salgını için acil müdahale çağrısı! İsrail hapishane yönetiminin tutuklulara yönelik uyguladığı kısıtlamalar kapsamında temel hijyen malzemelerine erişimin sınırlandırıldığı, duş imkanlarının kısıtlandığı ve tutukluların aşırı kalabalık koğuşlarda tutulduğu belirtilen açıklamada, hastaların izole edilmediği ve gerekli tıbbi bakımın sağlanmadığı, bu koşullar nedeniyle uyuz vakalarının yayılmaya devam ettiği vurgulandı.
1000Kitap
Trump’ın Truth Social üzerinden paylaştığı son mesaj, tam anlamıyla bir "büyük kriz sonrası hasar tespit ve manipülasyon" klasiğidir. 15 Haziran’da atılan o kritik imzalardan sonra İsrail sağından ve "Deep USA" içindeki şahinlerden yükselen o "hain, ezik, pislik" çığlıklarına karşı, Trump kendi tabanını tahkim etmek için en iyi bildiği silahı çekiyor: Bilanço popülizmi. Trump, kendisini "İran'a fazla taviz vermekle" ve "on yılların en büyük dış politika hatasını yapmakla" suçlayan şahin kanada ideolojik ya da jeopolitik bir yanıt vermiyor. Çok rasyonel bir tüccar gibi doğrudan iki rakamı masaya koyuyor: Borsanın rekor kırması ve petrol fiyatlarının gerilemesi. Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması, küresel enerji koridorundaki o büyük "risk primini" bir gecede ortadan kaldırdı. Petrol fiyatları %3'ten fazla çakıldı. Bu durum, enflasyon sarmalıyla boğuşan Amerikan iç piyasası ve Wall Street için kısa vadede muazzam bir nefes alma koridorudur. Trump, bu hamlesiyle küresel finans çevrelerine şunu söylüyor: "Siz neo-konların ve lobilerin bitmek bilmeyen savaş fantezileri yerine rasyonel davrandım; piyasaları rahatlattım, şirketlerinizin değerini uçurdum." Kendisini eleştirenlere "aptallar" derken kastettiği şey, maliyet-fayda hesabından anlamayan, körü körüne ideolojik savaş isteyen kliklerdir. Anlaşma kapsamında İran limanlarına yönelik ablukanın kalkması ve 300 milyar dolarlık "yeniden inşa" fonu gibi maddelerin müttefikler nezdinde yarattığı "satış" hissini örtbas etmek için Trump, paylaşımını yine o meşhur "America First" (Önce Amerika) ve "MAGA" sloganlarıyla bitiriyor. Bu, Amerikan taşrasındaki milliyetçi seçmene gönderilmiş net bir sinyaldir: "İsrail'in veya Avrupa'nın güvenliği için Amerikan parasını Ortadoğu bataklığında çarçur etmeyeceğim. Ben
1000Kitap