Hz. Musa'nın laneti üzerinize olsun
İsrail Tanrı'sına ihanet etti... Onun için göğün dört bir bucağına çil yavrusu gibi dağılsın.
Hz. Musa'nın ölümü
Son nefesini vermek üzereydi, iyice ağırlaşan kolunu büyük bir güçlükle kaldırdı... Gözlerini hafifçe aralayarak, uzaklardaki sabit bir noktaya dikti ve büyük bir hiddetle ağzından şu sözler döküldü: -"İsrail Tannsi'na ihanet etti... Onun için göğün dört bir bucağına çil yavrusu gibi dağılsın!..." Bir peygamber için ne kadar zor bir an... Uğruna bu kadar uğraştığı halkına beddua ederek bu dünyadan ayrılıyordu... Halkı için son sözü bir beddua olmuştu...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz. Musa vefatından önce
Bedenini terk etmek üzere olduğu bir anda, durugörü yeteneği ona bundan sonra neler olacağını göstermeye başladı... Kendisinden sonra yaşanacak olaylar birer birer gözlerinin önünden geçiyordu... Geleceğin korkunç realitesi tüm açıklığıyla gözlerinin önüne serilivermişti: israil'in ihanetlerini, başkaldıran anarşiyi, Tanrı'nın mabedini kirleten kralların cinayetlerini, kitabının aslından saptırılışını, cahil ve iki yüzlü rahiplerin elinde fikirlerinin nasıl yozlaştırılarak çarpıtıldığını, kralların dinden çıkışını, arı ve saf bilgilerin - kutsal doktrinin nasıl örtbas edeldiğini ve sırlar bilgisine sahip rahiplerin çölde nasıl zulme uğratıldıklarını açık seçik bir şekilde teker teker görüyordu.
1948'de İsrail kurulduktan sonra tanıyan ilk Müslüman ülke biziz. 1948'de kim var? İsmet İnönü var. Niye bu kadar erken tanıyorsun, hemen? Bırak başka ülkeler tanısın İsrail'i, sen niye tanıyorsun?
Sayfa 41 - Sebat Ofset·Kitabı okuyor
1000Kitap
2014'teki saldırı sırasında sivillerin ölümünden doğabilecek tepkilerden kaçınmak için İsrail, önce Gazze'nin iki mahallesindeki 100.000'den fazla kişiye evlerini terk etmeleri yönünde telefon mesajları gönderdi. Bu toplu uyarının ardından, binadakilere telefonla ulaşılarak, "Dışarı çıkın, beş dakikanız var, sonra roket gelecek," denildi. Ardından da "çatı tıklatma" uygulamasıyla, ordunun kararlı olduğu gösterildi. Ancak Al Jazeera'nin aktardığına göre ordu çoğu kez beş dakikalık sürenin dolmasını beklemeden bombalamayı başlatıyordu. Kaldı ki, beş dakika, özellikle küçük çocukları olan bir ailenin evi terk etmesi için yeterli bir süre değildi.
Sayfa 49
Biz kırk yıldır her gece haritalama yapıyoruz, her gece üç-dört eve giriyoruz. Eğer sürekli evlerine girersek, insanları sürekli tutuklarsak, onları sürekli korku hâlinde tutarsak, bize asla saldırmazlar. Sadece peşlerinde bir gölge olduğunu hissederler.
Sayfa 48