Duanın üç önemli psikolojik faydası vardır:
1. Problemlerini kelimelerle ifade etmeye imkan verir. Problemin karışık ve belirsizlikten kurtulmasına yardım eder. 2. Dua kişiye yükünün paylaşıldığı, yalnız olmadığı duygusunu verir. En çaresiz ve ümitsiz durumlarda her şeyi duyan, her şeyi bilen ve gücü yeten bir kudrete inanmak, sığınmak ve güvenmek o kişiye sakinlik ve huzur verir. Güven duygusunun gelişmesine ve korkularını yenmesine yardımcı olur. 3. Çaresiz kişi pasiftir, bir şey yapamaktadır. Böylece “yapmak” konusunda bir adım atmış olur. KAYNAKLAR 1. Baltaş A., Stres ve Başa Çıkma yolları, 6. Baskı, Remzi Kitabevi İst. 1988, s. 96-97.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kimi değer gormeyi hak eder kimi gördünü Değeri yok eder hayat iştə
İst trafiğinde bir an ; araba arkasında titktok kullanıcı adresini gördükten sonra yazının icadını insan ekstra bir sorguluyor.
Mesele Türk ve diğerleri davası..
#25MilyonAleviyiz sayfasında yapılan paylaşım: * #ANAP'LI MÜTEAHHİT VE #manisa MİLLETVEKİLİNE KÜÇÜK BİR HATIRLATMA * Duyduk ki grup salonu verilmezse bahçede toplantı yapacakmışsınız. Amaç da daha kalabalık görünmek, birkaç güzel fotoğraf verip "çoğunluk bizde" havası oluşturmakmış. Madem durum bu kadar parlak, madem anketlerde uçuyor kaçıyorsunuz, madem her gün yeni bir siyasi hikâye yazıyorsunuz; o zaman neden hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi altında siyaset yapıyorsunuz? Yoksa anketlerde yüzde 40 olmakla, sandıkta yüzde 40 almak arasında küçük bir fark mı var? Sürekli "değişim" diyorsunuz, sürekli "yeni siyaset" diyorsunuz. İnsan ister istemez soruyor: Yeni parti kurmak için daha neyi bekliyorsunuz? Merak etmeyin, kimse sizi tutmuyor. Buyurun, kurun partinizi. Hem siz rahat edin, hem biz bu bitmeyen güç gösterisi tiyatrolarını izlemek zorunda kalmayalım. Madem bu kadar iddialısınız ,sizi tutan yok Siyaset sahnesi hazır, perde açık. Merakla bekliyoruz . HaltTv, Sözcü, satılık kalemler ve trollerin desteği ile halkı manipüle eden bu uluslararası operasyonu, üç yıldır yaptığımız gibi deşifre etmeye devam edeceğiz. * facebook.com/photo?fbid=1425... * * * Bunu paylaşmamın sebebi ne.?! * Beni hiç ırgalamıyor @eczozgurozel de Ekrem İmamoğlu da @chp de.. Çünkü CHP bana göre Ata'nın CHP'si değil. Kim isterse alabilir. Taklitler de ancak aslını yaşatır. Bu burada dursun. * Asıl mesele şu ki, hangi kılıfa girilirse girilsin: * siz hepiniz, biz TÜRK. * Sizin birbirinize göstermelik çemkirmeleriniz, uydurma düşmanlıklarınız ve hattâ uydurma dostluklarınız altında yatan tek şey, bu ülkeden koparmak istediğiniz parçalar.! O yüzden işinize gelince dost da olursunuz, işinize gelmeyince düşman da. * Ama Türk olamazsınız. İşte bütün karın
Siyaset
Azılı Bir Ateist Nasıl Müslüman Oldu?
Ateist Olan Mehmed Milaşev’in Dine Dönmesi İlk seminer olan Faiz Semineri, yaklaşık olarak üç saat sürdü. Sonunda, semineri büyük bir ilgi ile dinleyen hocalar, birer değerlendirme konuşması yaptılar. Bu seminerlerin başlamasında büyük gayreti olan ve kendisini saygıyla andığım Osmanlıca dersi hocası Yusuf Kerimov'un konuşması pek duygulu ve duygulandırıcı idi. "Biz burada Allah diyemezken şimdi dinî bir konuyu bu derece ayrıntılı olarak ele alabiliyoruz, dinleyebiliyoruz." şeklinde etkili bir konuşma yaptı. Ardından Enstitü müdürü Canbazov da konunun çok güzel bir şekilde işlendiğini ifade ederek takdirlerini dile getirdi. Kendisiyle ilk tanıştığım andan beri ateist olduğunu söyleyen ve bana karşı ateizmi savunmadan çekinmeyen Mehmed Milaşev de kısa bir konuşma yaptı. Şöyle dedi: "Ben bugüne kadar hep ateizme çalıştım, hep ateizme oynadım; ama ben İslâm'daki faiz konusunun bu şekilde olacağını hiç düşünemiyordum, bilmiyordum. Sanıyordum ki İslâm'daki faiz, asırlar önce bir komşunun diğerinden aldığı bir malı şu şekilde geri verirse bu faiz olur" diye o dö¬nemde de bir anlam ifade etmeyen ve hele günümüzde hiç¬bir manası olmayan bir anlayıştır. Ben konuyu böyle düşünüyordum. Yoksa böyle olacağını hiç düşünemezdim." dedi. İkinci Seminer: Kaza ve Kader: Bu seminerle ilgili yazıyı bana verdiklerinde bir nokta özellikle dikkatimi çekmişti. Ateist olduğunu açıktan söyle¬yen 69 yaşındaki Mehmed Milaşev, ateist oluşuna en çok kaza ve kader konusunu gerekçe görüyordu. Ona göre kaza ve kaderi kabul eden bir din, asla hak din olamazdı. Bu seminerle ilgili çalışmaları yaparken; onun ateistliğini üzerine bina ettiği düşüncelerinin temelsiz oluşunu ve aslında bunun onun bilgisizliğinden kaynaklandığını, do¬layısıyla seminer esnasında gerçeğin ortaya çıkacağını ve her şeyden önce de
Hayat ve İnsan