İstari içinde Orta Dünya'ya en son gelenine, Elfler kendi aralarında Mithrandir, yani Gri Seyyah adını takmıștı; çünkü ne sabit bir evi bulunan ne de refah edinme veya kendisine takipçi kitlesi toplama sevdasında olan bu büyücü, Gondor'dan Angmar'a, Lindon'dan Lórien'e kadar bütün Batı diyarları boyunca hiç durmadan seyahat ediyor, ihtiyacı olanlara dar zamanlarında yardım ederek tüm iyilik sever halkların dostluğunu kazanıyordu.
Alıntı
Orta Dünya'ya yeni birer bedene bürünerek gelmiş olan İstari, yavaş yavaş biriken deneyimler sonucu pek çok şeyi silbaştan öğrenmek durumundaydı ve nereden geldiklerini akıllarının bir köşesine kazımış olsalar da, Kutsal Diyar'ın hatırası onların zihninde giderek silikleşmiş...
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
El Istarı
* El ıstarı yatay iki direktir. Uçları yere çakılı ve üstü ayrı bir pervazla bağlanmış dikdörtgen şeklinde bir çerçevedir. * İplikler arasında bir değnek vardır. Bu değneğin adı kılıçtır. * Çıplak bir insan ayağına benzeyen bir alet daha vardır ki, bu, dokunan iplikleri dövmeğe yarar. İsmine Döven veya Kirkit denir. * El ıstarlarında çul, kilim, halı gibi şeyler dokunur. Gömlek gibi ince eşya dokumakta kullanılan aletin adı çulhadır.
Sayfa 192
Sümer ve babillerinin tapındıkları ortak tanrılar, Asurlular tarafından da benimsenmiş, hatta babil tanrıçası İştar’ı en büyük tanrıça olarak almış ve olağanüstü ritüellerle tapınma gerçekleştirmişlerdi. Yaratılış ile ilgili Sümerler’in söylencelerini daha sonra çoğu uygarlık kendi geleneklerine uyarlayarak, dil ve anlatımda farklılıklar sağlayıp, Öykü‘nün orijinal konusunu başka yönlere çekmeyi başarmışlardı. Babil’in gılgamış destanı bu söylencelere bir örnek olarak gösterilebilir. Kadın Asur toplumunda bir meta gibi satılıyordu. Bununla ilgili yasalar kil tabletlerde yazılıdır.
Sayfa 136·Kitabı okudu
İştar ve annesi boğaz köye gittiler. Yolda İştar’ı en çok Kızılırmak Nehri ilgilendirdi. Her zaman ona neden Kızılırmak dendiğini düşünürdü. Üzerindeki köprüden geçerken suların gerçekten kırmızıya çalar bir renkte olduğunu görünce, bu adı ona koyanlara hak verdi. Annesi İştar’ın sulara dikkatli baktığını görünce, kızım, sana Hititlerin bu nehre verdikleri adı söyleyeyim: Maraşantiya dedi. İştar ilk olarak Hititçe bir kelime öğrenmişti.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Hatti'nin ve Mısır'ın ilâh ve ilâheleri bu muahe- denin şahidi ve muhafızlarıdır: Hatti'nin, Mısır'ın "bin ilah ve ilâhesi, bu muahedenin şahidi ve muhafızıdırlar: Gök yüzünün hâkimi Güneş, Arinna şehrinin Güneşi, Gök yüzünün hâkimi Fırtına Tanrısı, Hatti'nin, Arinna'nın, Zippalanda'nın, Betiyarik'in, Hisashapa'nın Sarissa'nın (H) Alep'in, Lihzim'in v. s... Fırtına Tanrıları, Hatti memleketinin İştarı, Zıthariya, Karzi, Hapantariya Tanrıları Karahma, Tyr, Tanriçeleri, v. s. Gök yüzünün Kraliçesi, Bütün Hatti ve Mısır'ın dağları, nehirleri Gök, arz büyük deniz, rüzgârlar ve bulutlar..
TÜRK TARİH KURUMU·Kitabı okudu
Tarih