10/10
·248 syf.··
2026 7. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:57
Bir solukta okunacak, su gibi akan bir kitap. Pırıl pırıl tertemiz bir anlatım. Nasıl başladım nasıl bitti hiç anlamadım bile.. Yer yer güldüren, yer yer gözlerimi nemlendiren, çok güzel bir romandı. *Spoiler uyarısı, kitabı okumayanlar devam etmesin :) Küçük Meltem'e, o yapayalnız kırgın çocuğa böyle sıkı sıkı sarılsam diye o kadar çok istedim ki... Yaralı ve suskun çocuklara paramparça oluyor kalbim. Başına gelen her talihsizlikten kendini suçlayıp, kendi masumiyetini cezalandırmayı ancak bir çocuk kalbi yapabilir. Ama büyük Meltem bir yolunu bulur, ona inanıyorum. O mutlu olur. Fırat çok tatlı bir yerden dokundu ona. Selime teyzenin de mutlu sonunu okusaydık keşke, merak ediyorum şimdi nasıldır acaba? Hem neden geri dönmemek üzere gitmiş. Telefonu Hasan'da bırakmasaydı keşke. Çocuklarıyla güzelce bir barışıp sonra köydeki huzurlu hayatına dönseydi de çocukları onu orada ziyaret edip tatil yapsaydı kaz dağlarında... Huzurevindeki teyzeye de çok içim acıdı zaten. Kadın elden ayaktan düşmemiş, yatalak değil kimsenin üstünde yük değil, ne demeye bozdular güzelim düzenini, aldılar elinden sedirinden izlediği dağ manzarasını? Neyse belki Selime teyze Kastamonu'da kendi köyüne yerleşmiştir, Mustafa'sıyla yaşlılık hayaliydi sonuçta. Hem bizim köyün buradan kalır yanı yok dememiş miydi? Kendi köyünde kurmuştur o huzurlu hayatı. Huzurevindeki teyzeyi zaman zaman yoklar, halini hatırını sorar belki. Sonra çocukları gider Selime teyzeyi kendi köylerinde ziyaret ederler. Belli mi olur? Selime teyze ben Meltem'in çocukluğuna paramparça oldum evet, ama senin akıbetini de çok merak ediyorum doğrusu. İnşallah kalan ömründe çok mutlusundur.*
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,9bin okunma
10/10
·176 syf.··
2026 31. kitabı
"Artık çok yorgunum! Yıllarca sabahlara kadar süren akşam yemeklerini düzenleten ve konuklarımı çeşitli konularda konuşmaya zorlayan ben değilmişim gibi, şimdi tek başıma kalmak, sadece ömrümün bana ait sinemalarıyla oyalanmak istiyorum..." Bu alıntı Ulu Önder'imizin hasta yatağında ölümü beklediği günleri ve psikolojik durumunu ortaya koyuyor. Birçok savaştan sağsalim çıkmış , ne badireler atlatmış, ülkemize sayısız zaferler yaşatmış, Cumhuriyet ve yanında birçok devrim yaratmış olan Atatürk -fikirleri her ne kadar ölümsüz olsa da- o Perşembe ölüme yenik düşmüştü. Son günlerinde dahi ülkesini , Hatay meselesini , barış ve seçimi düşünen Atam'ın son Kasımına ve son perşembesine kadar yaşayıp düşündüklerini canım moderatörüm Semra tavsiyesi ile sevgili @benaysekulin kaleminden okuyabilmek , adeta Atam'ın içini dökmesine şahit olmak, hayatını film şeridi gibi onunla birlikte izlemek , mutlulukları kadar mutsuzluklarına, başardıkları yanında başaramadıklarına ve belki pişmanlıklarına tanık olmak gurur vericiydi. Kitap 176 sayfa olmasına rağmen ben sindire sindire okudum.Bir çırpıda okuyup kenara kaldırmak istemedim. Atam ile daha uzun zaman kalmak istedim sanki... Yazar; bu kitapta , İyi Asker ve Kurucu Devlet Adamı Atatürk'ü değil çocuk Mustafa'nın , delikanlı Mustafa Kemal'in , dost, aşık, evli, boşanmış ve en sonunda hasta ama her dem yalnız bir adamın iç dünyasını anlatıyor. Bu güzel kitap, yazar ile tanışma kitabım olarak da ayrı bir yere sahip olacak.İyi ki okudum.Sizler de mutlaka okuyun derim...
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,502 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Körlük Gözde Değil, İnsandadır...
9/10
·336 syf.·
2026 183. kitabı
Sivas’ın Kangal ilçesine ilk kez gidiyordum. Çocukluğumdan beri adını duyduğum, dünyanın en güçlü çoban köpeklerinden biri olarak gösterilen Kangal köpeklerini yerinde görmek istiyordum. Fotoğraflarına defalarca bakmış, haklarında onlarca yazı okumuştum. Fakat bazı şeyler uzaktan öğrenilmiyor. Bazı değerleri anlamak için onların bulunduğu toprağa basmanız gerekiyor. İlçeye vardığımda ilk dikkatimi çeken şey bozkırın dinginliği oldu. Şehirlerin bitmek bilmeyen gürültüsünden sonra buradaki sessizlik insana yabancı gelmiyor, aksine yıllardır özlediği bir sesi yeniden duyuyormuş hissi veriyordu. Kangal köpeklerini ilk gördüğüm an ise anlatılan hiçbir cümlenin onları tam karşılamadığını anladım. Heybetleri yalnızca iri cüsselerinden gelmiyordu. Bakışlarında acele etmeyen bir güven vardı. Kendilerini ispatlamak zorunda olmayan canlıların huzuru... Sürünün etrafında dolaşırken attıkları her adım ölçülüydü. Gereksiz hiçbir hareket yapmıyorlardı. Güçlerini göstermek için saldırmaya ihtiyaç duymayan bir asaleti seyrediyordum. Uzun süre onları izledim. Sonra yürümek istedim. İlçenin dışına doğru uzanan eski demiryoluna çıktım. Rayların üzerinde ağır ağır ilerlerken karşıma yıllardır ayakta duran Deliktaş Tüneli çıktı. Taştan örülmüş kemeriyle bozkırın ortasında sessizce bekliyordu. İçeri girdim. Her adımda dışarıdaki gün ışığı biraz daha geride kaldı. Tünelin serinliği yüzüme vuruyordu. Ayak seslerim taş duvarlardan geri dönüyor, sanki önümde benden birkaç saniye önce yürüyen başka biri varmış gibi yankılanıyordu. Tam tünelin ortalarına yaklaşmıştım ki uzaktan rayların titrediğini hissettim. Ardından trenin sesi duyuldu. Hızla duvara yaslandım. Lokomotif yaklaştıkça karanlığın içini delen beyaz far büyümeye başladı. Bir an...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
7/10
·164 syf.·
2026 35. kitabı
Livaneli - Son Ada’nın Çocukları Son Ada kitabını okuduktan sonra oğlumun okuduğu Son Ada’nın Çocukları’nı da okuyup karşılaştırmak istedim. Yollar sonra sadeleştirilip çocukların daha iyi anlayabileceği bir dile dönüştürülmüş fakat anlatılmak istenen aslında daha net olmuş desek yanlış olmaz. İki eseri birbirinden ayıran en temel duygu ise finalde gizlenen umudun tonudur. Son Ada, insanın kendi eliyle yarattığı yıkımın burukluğu ve ağır bir yüzleşmeyle son bulurken; Son Ada’nın Çocukları, okuyucuya her şeye rağmen yeşerecek bir geleceğin kapısını aralar. Livaneli, çocuklara bu kitapla genç dimağlara şu güçlü mesajı fısıldar: Dünyayı büyüklerin hırsları kirletip bozabilir, ancak onu kurtaracak olan şey çocukların içindeki o eksilmeyen çevre sevgisi, adalet duygusu ve omuz omuza durma becerisidir. Siz de okuyun, çocuklarınıza da okutun….
Son Adanın ÇocuklarıZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 20245,2bin okunma
SPOİLER İÇERİRR!!
7/10
·736 syf.··
2026 95. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:14
Güzel bir serinin sonuna geldikkk. Kitabın başlarında serinin diğer kitaplarında bahsedilen düellolar vardı. Düellolar bence fazla uzun sürdü. Bu kadar fazla okumamıza gerek yoktu diye düşünüyorum. Düellolarda Sonay'ın hamile olduğunu ve bebeğini korumak için hava varisi olmasından vazgeçtiğini okuduk. Keşke kitap sonunda Somay ve Sina'nın bebeğini okuyabilseydik. Bnece en azından 5-6 sayfa ayırabilirdi yazar. Sonay ile ilgili diğer konuda onu tekrar hava varisi olarak okumak istememdi. Kitap sonunda hâlâ tam anlamıyla hava varisi olamamıştı. Ben tekrar varis olmasını okumak istedim açıkcası. Ariana'nın ölümüde üzdü. Ama ölümü gayet etkileyici yazılmıştı.En sonu da sanki yetiştirilmeye çalışılmış gibi yazılmıştı. Açıkcası ben bu serinin çok daha iyi bir finale layık olduğunu düşünüyorum. Finali kötü değildi asla ama çok daha iyi de olabilirdii. Onun dışında ben hayet beğendim. Serinin benim için en güzel ve özel kitabıydıı. Gerçekten seri bittiğinde duygulandım ve boşluk hissi yaşamaya başladım. Unutmayacağım serilerden biriydii
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,755 okunma
Esme Lennox Nasıl Yok Oldu Eleştiri
6/10
·192 syf.··
2026 11. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:56
Yazarın okuduğum 3. Kitabıydı. Genel olarak sevdim. Esme'nin yaşadıkları beni etkiledi,onu yaşadığı kötülüklüklerden korumak istedim. Son 20 sayfaya kadar tahmin edemediğim,beni şaşırtan bir sır ortaya çıktı. O kısmı beğendim sadece sonda Esme ile ablası Kitty nin yüzleşmesini çok daha fazla diyalogla okumak isterdim. Nitekim Alex ve İris arasındaki ilişkide benim için sonuçlanmadı. 1-2 bölüm daha yazılabilirmiş gibi hissettirdi. Yazarın diğer kitaplarını-özellikle Hamnet'i-çok daha fazla sevdiğim için puan kırdım.
Esme Lennox Nasıl Yok OlduMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20243,078 okunma