Şebnem Karadağ

Puan vermedi·208 syf.··
2024 17. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2024 10:47
Günden Kalanlar'ı hemen ardından okudum Noktürnler'in. Öyle incelikli yazılmış ki olay örgüsünü yaşıyormuş gibi hissettim sanki. Lordlar soyundan gelmemem, bir malikanede yaşamamış olmam ve olayların 1930'larda geçiyor olması kendimi orada hissetmeme engel olmadı. İnsanların kısacık ömürlerini işyerleri ,işverenleri, hatta aileleri için heba edip kendi istek ve ihtiyaçlarını gözardı etmeleri bir kez daha çok üzücü geldi. Boşa geçmiş bir ömür demekten geri alamadım kendimi. "Kime göre boşa geçmiş, belki Stevens hiç de böyle düşünmüyordur" diyebilirsiniz. Bana göre boşa geçmiş diye cevap veririm bu soruya çünkü ben her zaman bir denge olması gerektiğini düşünüyorum hayatta. Günler geçip gidiyor ve bir gün yaptığımız seçimlerden pişman olmamak çok önemli. O nedenle hiçbir şeye ve hiç kimseye körü körüne bağlı kalmamak hayati önem taşıyor bence. Bu kitabın 1993 yapımı Remains of the Day adında bir de filmi olduğunu duyup ,kitap biter bitmez de onu izledim. Kitaba gayet sadık kalınmış hoş bir filmdi. Kazuo Ishiguro çok iyi bir yazar olduğunu düşünüyorum ve kalan kitaplarını da sıraya aldım .
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·152 syf.··
2024 16. kitabı
Kazuo Ishiguro'nun kurgularını ve yazım dilini çok seviyorum. Öykülerden hoşlanmam derken Noktürnler- Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler kitabını okudum ve "acaba ben öykülerden hoşlanıyor olabilir miyim?" diye düşündüm bir an. Beş öyküden oluşan bu kitabı okurken çok keyif aldım, bitince de çok huzurlu hissettim kendimi. Hatta o kadar zevkli geldi ki bu kadar kısa sürede bitmesine çözüm olarak hemen bir kitabını daha seçtim yazarın okumaya başlamak üzere.
Noktürnler - Müziğe ve Günbatımına Dair ÖykülerKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 2017632 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2024 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2024 14:15
Mayıs ayının ikinci kitabı, yazarı hayattayken okuma şansım olduğu halde okumamış olmanın ayıbını hep yaşayacağım Yüzyıllık Yalnızlık. Yıllardır okumaya niyetlenip, elimdeki kitabın baskısının çok kötü olmasının ve bu durumun beni çok zorlamasının da etkisiyle yaklaşık dördüncü bölüme gelmeden üç kez yarım bırakmıştım. Artık zamanıdır deyip geçen hafta okudum ve şu an ne düşüneceğini bilemez bir haldeyim. Bir yandan hiçbir şey değişmiyor hayatlarımızda ,aslında hepimiz hep aynı gerçeği yaşıyoruz hissi, bir yandan da hadi canım sende hissi. Olamaz ,imkansız dediğimiz bir çok şeyin yaşandığı ve hala da yaşanıyor olduğunun idraki. Değişik bir duygu salınımı içindeyim ki bu yazarın ne büyük bir yazar olduğunun kanıtı. 1928 yılında Kolombiya'da muz işçilerinin grevini bastırmak için ordunun kelimenin tam anlamıyla bir katliam gerçekleştirdiğini kitabı okuduktan sonra öğrendim. Büyülü gerçeklik akımının nadide bir örneği olan kitap barındırdığı bu ve benzeri detaylarla gerçekliğini de ispat ediyor adeta. Gerçekleri gözler önüne sermek, bunları gizlemek isteyenler tarafından her zaman engellenmek istenir her coğrafyada. Gabo da 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü aldığı sırada ülkesi tarafından siyasi suçlu kabul edildiğinden Meksika'da yaşıyor örneğin. Kitaptaki karakterler ve kitabın genel işleyişi hakkında da bir not düşmek istersek kitabın ilk sayfasında yer alan ve gözümüzü korkutan soyağacının göründüğü kadar korkutucu olmadığını söyleyebiliriz. İsimler neredeyse birbirinin aynı olmasına rağmen okurken kimin kim olduğu gayet net anlaşılıyor. Her bir karakterin kendi içinde doğruları, yanlışları olmasına rağmen kendime en yakın hissettiğim karakter ,dönemin ve içinde bulundukları ortamın şartlarında kızlarının eğitimine verdiği eşsiz destek ve önem nedeniyle
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,6bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2024 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 00:00
Annie Ernaux 'un okuduğum ikinci kitabı Seneler. Muhteşem bir kitap. Otobiyografi aslında ama bir yandan değil de. Yazar bu kitabı için "gayrişahsi bir otobiyografi" derken harika bir tanımlama yapmış gerçekten.1940'lardan başlamış ve 2000'li yıllara uzanarak kendi hayatını, gözlemlerini üçüncü bir şahsın dilinden aktarmış. Bu zaman diliminde başta Fransa olmak üzere dünyada neler olup bittiğini görmek, aklımın başında olduğu zamanlarda yaşananları hatırlamak çok hoş bir kadar da değişik bir his. 2022 yılında Nobel Ödülü aldığında ödülün verilme gerekçesi " kişisel hafızanın köklerini, yabancılaşmalarını ve kolektif kısıtlamalarını ortaya çıkarmadaki cesareti ve objektif duyarlılığı” olarak açıklanmış. Öyle haklı öyle yerinde bir gerekçe ki kitap okununca tam da bu sebeple hayran kalıyor insan. Aşağıdaki satırları ve benzeri bir çoklarını ise bu hayranlığın eşliğinde yüzümde buruk bir tebessümle okudum. "...Seçimlerin seçmekle alakası yoktu, bir takım ileri gelenleri önceki makamlarına yeniden oturmaktan başka anlam taşımıyordu."sf.98 "....siyasette yüzümüzü güldüren tek bir şey görmediğimiz, yokuş aşağı umutsuz bir kayışı andıran tam yirmi üç yıl." sf.134 "Farkına varıyorduk ki bütün yetişkinliğimiz, bizimle hiç alakası olmayan hükümetlerin yönetiminde geçmişti " sf.143
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,542 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 11. kitabı
Kitap fuarı ganimetlerimden biri daha. Agota Kristof gibi Annie Ernaux ile tanışmayı da çok istiyordum bir süredir. Okuduğum ilk kitabı olacak Olay. Daha önceki yıllarda Kürtaj adıyla yayımlanmış. 1963 Fransa'sında ,kürtajın illegal olduğu bir ortamda yaşadıklarını kaleme almış yazar bu kitabında. Otobiyografik bir kitap ve çok da sarsıcı. Kadınların bedenleri üzerinde hak sahibi olmadığı bir ortamda nasıl yapayalnız bırakıldıklarını epey etkileyici bir şekilde dile getirmiş. Olayın hem psikolojik hem sosyolojik boyutu bir arada işlenmiş. Günümüzde bile tartışılan bir konu üzerine, geçmişte, olayın yasal olmadığı bir ortamda bizzat yaşadığı bir deneyimi bizimle paylaşmış olması yazarın gerçekten çok ama çok cesur olduğunu gösteriyor bize. Kitabı yazıp yazmama kararını ise şu düşüncesi ile somutlaştırmış olmalı; " Her ne olursa olsun, bir şeyi yaşamış olmak, kişiye onu yazmak için ebediyen geçerli bir hak verir. Yüksek hakikat, düşük hakikat diye bir şey yoktur. Ve eğer deneyimle kurduğum ilişkinin izini sonuna kadar sürmezsem, kadınların gerçekliğinin karatılmasına katkıda bulunmuş, yeryüzündeki erkek egemenliğinin safında yer almış olurum."
OlayAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,124 okunma