Kitap itikaf için gerekli fıkıh bilgileri içeriyor sadece hanımların itikafı gibi bir bölüm olmasını isterdim bu konuda eksik buldum. Onun dışında bir itikaf ilmihali denilebilir.
Kitap, kendimizi nasıl onarabileceğimizi anlatmakla beraber 6 haftalık duygusal farkındalığa uygulamalı olarak değiniyor.
İlk hafta, Onarım sürecini yalıtım ile uygulamaya aynı zamanda dıştan içe derinleşmeye.
2. hafta, hissi hissetme egzersizi ile içimize dönmeye.
3.hafta, biyolojik ritmimizi metronomla düzenlemeye.
4.hafta, köken hislerimizi olumsuz düşünceler üreterek aktifleştirmeye.
5.hafta, kaygı rağmen rahatlayıp, bırakmaya.
6.hafta, onarım ile kendini yalıttıktan sonra artık insanlarla temasa geçmeye değiniyor.
Sonrasında da yalıtım ile onarılan kişilerin hayat hikayelerine tanıklık ediyorsunuz.
Duygularımızı yönetirken bazen kendimizce, bazen de çevresel olarak yön veriyoruz. Bu kitabı okuduktan sonra eğer uygulama kısımlarını tamamen yaptıysanız duygunuza nasıl yön verebileceğinizi siz belirliyorsunuz, duygunuz sizi değil siz duygunuzu yönetmeye başlıyorsunuz. Ve asıl yaşamak istediğiniz hayat bu kısımdan sonra başlıyor. Ayrıca insanı iyileştiren bir durumda yalıtım süreci (40 gün), o süre zarfında kendinle baş başa olmak, kendini tezkiye etmek bir nevi kendini tanımaya çalışmak. İslam literatüründe biz buna erbain (40gün) diyoruz, sünneti ihya etme Ramazan ayında yapılan itikaf (10,20,30 gün değişebiliyor) da insanın manen iyileşme sürecidir.. Tavsiye edilir..
Müslüman bakış açısıyla yazılan, içinde Kur’an ve hadisten, zikir ve dua tavsiyesine kadar doyurucu bilgilerin yer aldığı bir kitap olmuş. Bence bu alandaki açığı güzel şekilde doldurmuş. Allah razı olsun.
İnternet ortamında iradeyle alakalı içeriklerde genellikle tavsiye verilip geçiliyor. Fakat bu kitap ilk olarak iradeyi ve iradenin mekanizmasını anlatıyor. Bu anlatım insanın kafasında bir harita şekillendirip iradeyi yönetmeyi kolaylaştırıyor. Bunun yanında hiç sıkmadan iradeyle alakalı neredeyse her konuya temas edilip, irade terbiyesine başlangıç için de öneriler sunarak bizlerin ihtiyacı karşılanmış. Kitapta, daha önce yazılan irade, nefis, ahlak ve düşünce kitaplarının birçok alıntısının detaylandırılması ve güncel konulara dair önerileri de hoşuma gitti.
Allah edindiğimiz bilgileri eyleme geçirebilmeyi nasib etsin.
Beni etkileyen ve yeni bir bakış açısı kazandıran kısımlar:
- İrade eğitimine olan ihtiyacın günümüzde neden arttığı?
- Duygu ve iradenin ilişkisi ile alakalı kısmı: “Akıl, nefsanî arzuların tahakkümüne karşı dışarıdan destek almadığı hâlde zayıf ve güçsüz kalır. İleride izah edeceğimiz üzere bu destek de aklı besleyecek duyguları harekete geçirmekle olur.” (57.s)
- Düzenli egzersizlerin iradeye olan katkısı
- Tasavvuftan örneklerle ve pratiklere yer verilmesi
- Eski âlimlerin gece çalışıyorum dediklerinde kast ettiklerinin ne olduğu ve gece uykusunun önemi: “Dinlenmek de çalışmaktan sayılır” (115.s)
- “Bir kitabı bitireceğim kararlılığı değil, her gün 20 dakika okuyacağım kararlılığı iradeyi terbiye eder.” (131.s)
- “Âlim, en çok ayrıntıyı bilen kişi değil; zihni daima faal, daima çalışır durumda olandır.” (135.s)
- “Taşra, insanın cevherini ve öz benliğini keşfetmesine ve ortaya çıkarmasına daha elverişlidir. Ayrıca farklı insanlarla
Muhammed Mekki el-Haseni (Allah kendisine rahmet etsin), hacimce küçük bu risalesinde hadis-i şerifler ışığında iyilik çeşitlerini derlemiştir. Hadis-i şeriflere dikkatli bakıldığında tüm sosyal hayatın ne kadar kapsayıcı bir şekilde inşaa edilmek istendiği ve İslam'ın bir ictimai hayat muradı olduğu açıkça anlaşılacaktır.
*Enes bin Malik'ten (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"İnsanlara yapılan iyilikler, sahibini kötü durumlardan, afet ve helaklerden korur. Dünyada iyilik sahibi olanlar, ahirette de iyilik sahibidirler."
*Enes bin Malik'ten (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Kim Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse kendisine hac ve umre yapılmış gibi sevap vardır."
*İbn Abbas'tan (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Kim bir kardeşinin ihtiyacını görmek için yürürse, bu onun için on sene itikaf etmekten daha hayırlıdır. Her kim, Allah (cc) için bir gün itikafa girse Allah onunla ateş arasında üç hendek oluşturur. Her bir hendeğin eni mağrib ve meşrik arasındaki mesafeden daha uzaktır."
*İbn Abbas'tan (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Allah (cc) hangi kula bol nimet vermiş ve insanların ihtiyaçlarının giderilmesini onun elinde yapmış ise, o kul bundan yüz çevirince muhakkak elindeki nimet yok olur."
*İbn Ömer'den (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"İnsanların arasına karışıp eziyetlerine sabreden müslüman, onların arasına karışmayıp da eziyetlerine sabretmeyen müslümandan daha hayırlıdır."
*Enes bin Malik'ten (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Sadakada acele ediniz; çünkü belalar sadakaları aşamaz."
*Enes bin Malik'ten (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Kim güzelce abdest alır ve sevabını Allah'tan umarak hasta ziyarete giderse, cehennemden yetmiş yıllık mesafe uzaklaştırılır."
*Ebu Said' den (ra): Resulullah (sav) buyurdu ki:
"Kullara teşekkür etmeyen
Hayatın paragrafları yok mudur gerçekten? Nerede kaldığımızı unuttuğumuzda, okumaya nereden devam edeceğimize nasıl karar vereceğiz paragraflar olmadan? Bunca yıldır paragrafın bütünlüğünü bozan cümleyi şıklar arasında ararken ve paragrafın bütünlüğüne bu kadar inanmışken, paragrafsız bir kitabı ele almanın tecrübesini nasıl anlatmalı insan? Tek bir paragrafta konu bütünlüğünü değil de zihin akışıyla sel olup akan cümleler ırmağına kapılıyor insan sanki. Paragrafsız bir kitaba, paragrafsız bir hayata kendini hazırlamalı mı insan?
Üsküp... Taşköprü...Burmalı Camii...Gazi Mahllesi... Büyük Çarşı... Balkanlara dair isimlerin muhayyilemdeki kalıntılarına bakıyorum. Üsküp, Ohrid, Belgrad, Podgorica'da kısa gezintilerim. Haluk Dursun Hoca'nın kitaplarından örülü bir hayal imkanı ile başlanan okuma yolculuğu...
Ohrid Gölü'nün ardından güneş vururken yükselip ufku kaplayan bir buğu, neredeyse beyaz bir gökkuşağı olarak geliyor gözlerimin önünde.. Üsküp'ten Ohrid'e tırmanan yollar, yol üzerindeki köylerde ezan ezan yükselen minareler. Balık çorbası ve kurutulmuş etin damakta kalan lezzeti. Ara sıra kulağa gelen Türkçe sözler. Bir bağ var inkar edemediğim. Sultan I. Murad'ın dîbâçesini yazdığı bir romanın henüz hazmedemediğim satırları var içimde. Bu akrabalık bağını tam çözebilmiş değilim.
Blagay Tekkesi mesela. Mavinin en utangaç tonu sanki tekkenin edebiyle boyun büküyor tevbeye muhtaç ruhuma. Ne ilgisi var değil mi Üsküp ile yazdıklarımın. Ama bilinç altımda kıramadığım bir bağ var işte. Veya Budapeşte'de bir tepede inzivaya çekilen Gül Baba. Âh nazlı Budin! Tuna Nehri sessiz sessiz akıyor.
Yahya Kemal Valide-i Atik külliyesine Balkan toprağını burada müşahede ettiği için sık sık gelirmiş. Şimdi o haller bulunmuyor bu semtte. Ama içimde Balkanların makus talihime dair
Evet kıymetli dostlar muhteşem bir kaynakla tanışmanızı rica ediyorum.
Hadis ilminin iki büyük alimi Buharî ve Müslim’in Sahih’lerinden ortaklaşa yer verdiği enfes bir eser..
Mısırlı ilim adamı Muhammed Fuad Abdülbaki’nin el- Lü’lüü ve’l- Mercan fi ma ittefaka aleyhi’ş- Şeyhan adlı derleme çalışmasının tercümesi olup,
1 ve 2 seri olarak tasarlanmış ve içinde tam 1906 hadise yer verilmiş çok kıymetli bir eser.
Hadisleri konularına göre düzenlenmiş ve alt başlıklar halinde nakledilmiş;
İMAN
TEMİZLİK
HAYIZ
NAMAZ
CAMİLER VE İBADET YERLERİ
YOLCULARIN NAMAZI VE NAMAZIN KISITLANMASI
CUMA
BAYRAM NAMAZLARI
YAĞMUR DUASI
GÜNEŞ TUTULMASI NAMAZI
CENAZELER
ZEKAT
ORUÇ
İTİKÂF
HAC
NİKAH
SÜT KARDEŞLİĞİ
BOŞANMA
Lİ’An
KÖLE AZAD ETME
Eserde bazı anlaşılması zor hadisler kısa şerhlerle açıklanmış.
İmam Buhari ve İmam müslim, Muhammed Fuad Abdülbaki biyografileri de mevcut.
Nice vakittir hadis kitabı arayışındaydım, bu kıymetli eserle aradığımı tam olarak buldum diyebilirim. En büyük kolaylığı da konularına göre ayrılmış olması..
inanın kitaplığınızda olması gereken çok kıymetli bir eser.