Puan vermedi·307 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 05:57
Kitap, fiziksel bir kuantum teorisinden ziyade, kişisel dönüşümü ve zihniyetteki ani, büyük değişimleri ("sıçramaları") anlatmak için bu kavramı bir metafor olarak kullanıyor. Bilinçaltı, ego savunmaları ve negatif inançların değiştirilmesi gibi konular, kitabın kuantum felsefesini "düşünce gücü ve zihinsel dönüşüm" eksenine oturttuğunu gösteriyor. Yazarın sorgulama tarzı, tamamen bir farkındalık yaratma amacını taşıyor. Yazar, teorik veya didaktik bir dil kullanmak yerine, kendi hayatından örnekler veriyor. Kendi egosunu, korkularını ve bilinçaltındaki negatif inançları samimiyetle itiraf etmesi, okuyucuyla empati kurmasını kolaylaştırıyor. Kuantum sıçramanın ya da kişisel gelişimin bir kerelik bir varış noktası olmadığını, ömür boyu süren bir kendini tanıma süreci olduğunu hatırlatıyor.Kitapta felsefi ve varoluşsal bir altyapıya sahip olmasına rağmen, dili ağırlaştırmadan, herkesin rahatça anlayabileceği akıcı bir anlatım tercih edilmiş. Hûlâsa bu eser insanın modern dünyadaki arayışını, hırslarını ve potansiyelini "yaratıcılık" ve "seçim" ekseninde inceleyen, okuyucuyu kendi hayatındaki kararları ve doyum noktalarını sorgulamaya iten farkındalık odaklı bir yazım olarak karşımıza çıkıyor.
Düşünce
Kuantum SıçramaR. Şanal · Ladybirds · 2008168 okunma
Puan vermedi·401 syf.··
2026 99. kitabı
ESRA TOK~HAR~ Selam.Bugün sizlere sevgili @essratok kaleminden #yediaşiretserisi ‘nin üçüncü kitabı #har ile geldim.Bu kitap benim yazarın kalemi ile tanışma kitabım oldu.İtiraf ediyorum ve kendime kızıyorum ki böyle güzel bir kalemle tanışmak için çok geç kalmışım.Yazarın kalemine bayıldım.Abartısız,yalın ve akıcı anlatımını çok sevdim.Kurguyu da ayrı bir sevdim ki aslında töre,aşiret tarzı kurguları sevsemde uzun zamandır okumamıştım ve bu kitap bana çok iyi geldi.Şimdi ise serinin yeni çıkacak kitaplarının yanı sıra önceki kitaplarını da aşırı merak ediyorum.Kitabımızın baş karakteri Kenan’ı çok sevdim.Adaleti,sözünün eri oluşu ve Gazel’i sevişi çok güzeldi.Tabi ki Gazel demişken onu da çok sevdim.Hem merhameti hem dürüstlüğü hem de yüreğinin güzelliği harikaydı.Ayrıca kitapta Toprak ve Karaca karakterlerini de ayrı bir sevdim ama o son beni ağlattı.Kitap da çokça kötü karakter olmasına rağmen en nefret ettiğim Kenan’ın annesi oldu ki öyle anne olmasa da olurdu.Ben kitabı çok sevdim ve devam kitaplarını da merakla bekliyorum.Bu arada serinin kitaplarının birbirinden bağımsız da okunabildiğini belirtmek isterim.Eğer bu türde okuma yapmayı seviyorsanız bu seriye mutlaka bir şans vermelisiniz.Aşırı olmasa da yetişkin içerikler olduğunu da söyleyeyim. Mezopotamya’nın en güçlü yedi ağasını ağasının yüzyıllardır devam ettirdiği bir birlik olan;Yedi Aşiret’in Cesur ailesindedi Kenan. Kenan 17 yaşına gireceği gün ağa babası ve çok sevdiği abisi ile İskenderun’a iş için giderler.Bu onun için en önemli günlerden biriydi.Ta ki bir suikasta uğrayana kadar.Babası ve ağbisi düşürüldükleri bu pusu da acı bir şekilde can verirken Kenan ise aldığı yara ile abisi sayesinde kurtulmayı başarır.Günler sonra gözünü açıp kendine geldiğinde onu kurtaranlardan Ömer ve Asaf ile içinde
HarEsra Tok · Aseliva Yayınevi · 20264 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2026 24. kitabı
Yazar bu kitapla sanki okuru ile dertleşiyor, itiraf ve itiraz ediyor. Yakın tarihimizin güncel olaylarını (covid,filistin-israil savaşı,küresel şirketler …) değerlendirirken ana akım (yazarın kendi; Naomi Klien) ve komplo teorisi üreten karşılığı ( doppelganger; Naomi Wolf) arasındaki görüş farklılıklarını ve medya ve toplumdaki yansımalarını da okuyoruz. Bu zor karşılaştırmayı son derece samimi ve objektif olarak yazdığını da kabul etmeliyim.
Doppelganger – Ayna Dünyaya YolculukNaomi Klein · Yapı Kredi Yayınları · 202427 okunma
Alper Canıgüz ADHD olduğunu itiraf etmeli :)
8/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Romanın en iyi yanı bana şu deneyimi yaşatmasıydı; -sanırım sıkılmaya başlıyorum, -konu nasıl buraya geldi bi saniye -devam ediyim bişeyler oluyor -sanırım sıkılmaya başlıyorum… Şeklinde bir loop yaşadım ve bu döngü gökyüzünü yararak ortaya çıkmış kıyamet habercisi olduğu düşünülen örümcek burgacının ne olduğunu anladığımda ortadan kayboldu. Yani burgaç kitaba dair kötü fikirlerimi yuttu :) o yüzden sevdim. Romanda Hiperdemokratik bir dünya var Dedektif var Yeldeğirmeninde yaşıyor Yaşam vizesi bitmek üzere Çözmeye uğraştığı bir cinayet ve kendi ölümüne sayılı gün Örümcek Burgacı Alper Canıgüz
1000Kitap
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025694 okunma
Dalgalar|Virginia Woolf
Puan vermedi·264 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:56
(Spoiler içerir) Bazı kitaplar bittiğinde "Beğendim." ya da "Beğenmedim." demek kolaydır. Dalgalar ise benim için bunlardan biri olmadı. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, onu değerlendirebilmek için zamana ihtiyacım olduğuydu. Öncelikle söylemeliyim ki okuması oldukça zor bir kitaptı. Sürekli bir içe bakış hâkimdi. Alışık olduğumuz anlamda ilerleyen bir olay örgüsü yoktu. Zaman zaman kitaptan koptuğum, hatta okumayı bırakmayı düşündüğüm anlar oldu. Fakat yine de devam ettim ve bitirdiğim için mutluyum. Roman boyunca doğumdan ölüme uzanan insan hayatı, güneşin gökyüzündeki yolculuğuyla metaforik bir şekilde anlatılıyor. Çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık... Hayatın tüm evreleri, altı farklı karakterin iç sesiyle birlikte akıp gidiyor. Bu yönüyle Dalgalar, bir hikâye anlatmaktan çok insan zihnini anlatıyor. Virginia Woolf'u okurken sanki onun zihninin içinde dolaşıyormuşum gibi hissettim. Bazen karmaşık, bazen melankolik, bazen de büyüleyici bir dünyanın kapıları aralanıyordu. Kitabın en etkileyici yanı ise karakterlerin en gizli duygularını büyük bir dürüstlükle ortaya koymasıydı. Kıskançlık, imrenmek, kendini başkalarıyla kıyaslamak ya da itiraf etmekten çekindiğimiz düşünceler... Woolf, bunları insan olmanın doğal bir parçası olarak anlatıyor. Beni en çok etkileyen bölümlerden biri ise ölüm ve yas üzerine olan satırlardı. Bu konuda bugüne kadar pek çok alıntı okudum. Ancak bu kitapta yas, alışık olduğum şekilde anlatılmıyordu. "Her şeyin merkeziydi o. Artık noktaya gitmiyorum. O yer boş." cümlesi, kaybın insanda bıraktığı boşluğu uzun uzun anlatmadan hissettirebildi. Belki de bu yüzden kitap boyunca en çok aklımda kalan satırlar bunlar oldu. Bazı kitaplar okunduğu anda değil de insanın içinde yavaş yavaş anlaşılır.
Duygu ve Düşünce
DalgalarVirginia Woolf · Sia Kitap · 20203,964 okunma