Bankaya aylığımı almaya giderken gene zeyrek bir delikanlı yanıma yanaştı ve yardım etmek is-teğini nakletti bana. Mamafih zevahir olarak saf-derun görünebilirim, fakat muhterem günlüğüm böyle durumlarda fevkalbeşer biri olduğumu sen de bilirsin. Yolda giderken beni nükteleriy-le sermest etmeye çalışan toy delikanlı az lafü-güzaf etmiyor değildi. Vecizelerine efsunlanmış hissiyatı vererek budala bir kişizade olduğumu zannetmiş olacak ki, muhtelif yollarla 'Bey amca kartını ver de paranı ben çekeyim' cümlesini ku-laklarıma iliştirdi. İlk başta sarfınazar bir tavır aldım, lakin sonralarında ses desibeli umumi alanı rahatsız etmeye başlayınca, ben de mec-bur olarak, başımla tasvip ettim ve 'şu ilerdeki parkta dinlenirken vereyim pek muhterem evla-dım' dedim. Böyle olaylara itiyat etmiş olmama rağmen, yani gidişatın akıbetini çok iyi bilmeme rağmen, bu sefer müşkül duruma ben düşecek gibiydim. Pek mugayir bir tavır göstermeyerek sanki kartımı çıkarıyormuş gibi dededen yadigar 9 cm'lik sürmene bıçağımı çıkardım ve munta-zam bir şekilde boğazına yerleştirdim. Babayani bir tavırla 'Pek muhterem delikanlı, cebindeki paralara müşterek olmak isteyen bir ihtiyarı geri çevirmeyeceğini umuyorum' dedim. Mamafih yüzünde bir muğlaklık yer etmiş gözlerimin içine meyus bir şekilde bakıyordu. Diğer elimle cüzda-nını münasip bir şekilde aldım ve 4 tane 20'lik banknotun ikisini, 2 tane 5'lik banknotun da bir tanesini aldım. Geriye kalan bozuklukları mazarrat kardeşime bıraktım. Haddizatında durum yine tekerrürden ibaretti, lakin artık bıktım pek muhterem günlüğüm, bıktım. Dilhun bir şekilde sokaklarda cevelan etmekten, merdümgiriz bir hale girmekten bıktım ama hala muhterem bazı insanların beni budala biri zannedip bazı muhtelif yollara başvurmasından daha beter bıktım. **Velhasıl, bu

KerZeY35

@kerzey35
·
Müsait misiniz? Günlük Tutmaya...
Pek değerli muhterem günlüğüm, Haliniz hatırınız nasıllar inşallah? Beni soracak olursanız pek münasip bir durumda değilim. Muhtelif bazı olaylar vuku buldu hayatımda. Bilhassa, başıma bazı durumlar tekerrür etti Emre Kolaylar
Kar tanelerinin ruhumuzu okşadığı günlerden birindeyiz. Hava epey soğuk, şömine yanıyor. Sanırım saatlerce hatta günlerce bıkmadan odunların yanışını seyredebilirim. Bazen her odun tanesini eski bir dostuma yahut yıpranmış bir duyguma benzetiyorum. Sonuçta kül olmak için gösterişli bir yangına ihtiyaç yoktur. Bazen bir söz bir bakış yeterli olur.. Her yangınla birlikte ben de pervasızca kül oluyorum, eksiliyorum. Yangından geriye itiyat edilmiş bir suskunluk bir de körüklenmeyi bekleyen nikbin duygular kalıyor. Küllenmeyi yahut külden doğmayı arzulayan herkese selam olsun…
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını itiyat haline getiren insanlar; önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra istikballerini kaybetmeye mahkumdur. Mustafa Kemal Atatürk
İtiyat: alışkanlık.
İnsan her zaman dikkatli olmaz.İtiyat, dikkati köreltir...
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sözlüğü
Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okurken eski kelimelerin bir çoğunun anlamını bilmediğimi fark ettim. Bu iletimde ise o bilmediğim kelimeleri not almaya karar verdim. Mütalaa: (İsim) Herhangi bir konu üzerinde ayrıntılı bir biçimde düşünme. Müşahede: (İsim) Görme, gözlem. Neşretmek: (Fiil) Yaymak, dağıtmak, saçmak, yayımlamak. Teveccüh: (İsim) Birine veya bir şeye yüzünü çevirme, ilgi gösterme. Muvaffak: (Sıfat) Başarılı, başarmış. İstidat: (İsim) Yetenek. Lağvetmek: (Fiil) Feshetmek. Tasfiye: (İsim) Arıtma, temizleme. Teşekkül: (İsim) Oluşum, örgüt. Muhtelif: (Sıfat) Çeşitli, zıt, birbirini tutmayan. İtiyat: (İsim) Alışkanlık. Müteessir: (Sıfat) Üzüntülü, etkilenmiş. Müşkülat: (İsim) Güçlükler, zorluklar. Behemehâl: (Zarf) Kesinlikle. Hülasa: (İsim) Özet, (Zarf) Kısaca. Naçiz: (Sıfat) Değersiz, önemsiz. Çalak: (Sıfat) Atik, çevik. Mezbele: (İsim) Çöplük, aşağılık ve kötü durum. Lâhza: (İsim) An. İlga: (İsim) Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. Matbuat: (İsim) Basın. Tahsil: (İsim) Ürün veya gelir elde etme, eğitim alma. İhtisas: (İsim) Duygu. Salahiyet: (İsim) Yetki. Neşriyat: (İsim) Yayın. İçtimai: (Sıfat) Toplumsal. Tenzilat: (İsim) İndirim. Mükellef: (Sıfat) Yükümlü, eksiksiz.