İlk İnceleme: Beden Arzularının Dizginlenmesi
9/10
·96 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 01:16
Bismillahirrahmanirrahim. Maddenin mananın önüne geçtiği bir çağdayız. Son zamanlarda bir Gazali okuma furyası ihya olmuş vaziyette. Bu incelememde Gazali'in "İhyâu Ulûmi'd-Dîn" eserinin bir bölümünün tercümesi olan "Beden Arzularının Dizginlenmesi"ni değerlendireceğim. Öncelikle kitapta sahabeden, peygamberlerden, ariflerden ve âlimlerden birçok rivayetler var. Birkaç ayet-i kerime olmasına karşın yüzlerce rivayet yer alıyor. Maalesef bazılarının kaynağı da yok, bazı hadislerin de uydurma olduğu tespit edilmiş. Ama genel olarak dipnot da ilgilisi için kaynak yer alıyor. İnsanın en büyü cihadı nefsi iledir. Fazla yemek, bu cihada en büyük isyanlardandır. Fazla yiyen kişi fakirin hâlini unutur, zevke kapılır, nefsinin egemenliği altına girer, dünya hayatını uhrevi yaşamın önüne koyar, rehavete kapılır, isteklerinin kölesi olur ve daha nicesi. Bu durumda Gazali bizlere yemenin miktarı, cinsi ve zamanı hakkında kılavuzluk ediyor. Ama açık söylemek gerekirse günümüzde olabilecek şeyler değil. Örneğin yeme hakkında üç mertebe sunuyor. En iyisi 3 gün ve daha fazla yemeyen, sonra 2 gün yemeyen ve en kötü mertebede günde tek öğün yiyen. O zamanın koşulları elbette farklıdır, ama günümüzde günde tek öğün yemenin ve sağlığa yararı olduğunu ne de verimli olacağını şahsen düşünmüyorum. Orta halin, yani itidalin her zaman en iyisi olduğunu söylüyor Gazali. Fakat bizim nefislerimiz israfı ve zevki itiyat haline getirmiş. Dolayısıyla önce azgın bir hayvan gibi nefsi dizginlemek, belki de günlerce aç ve susuz kalmak gerekir. Bu ilk başta eziyet gibi gelebilir fakat bu acıyı hissedip hem cehenneme karşı şuurlu olmak, hem de nefsimizi boğmak için bu şarttır. Bir çok hadis ve ayette belirttiği üzere aç ve susuz kalıp nefsini Allah için dizginleyenler ahiret yurdunda mükafatlar
Din
Beden Arzularının Dizginlenmesiİmam Gazali · Ketebe Yayınevi · 202610 okunma
Kendine Hükmetmek
Puan vermedi·200 syf.··
2023 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 09:37
İnsanın mutsuzluğunun sebebi -spesifik durumlar haricinde- iradesinin kölesi olmasından ötürü kaynaklandığını düşünüyorum. Eğer mutlu bir hayat sürmek istiyorsak öncelikle irademizi kontrol altına alıp bizi hem karamsar hem de tembel kılan insiyaklarımızdan kurtulmamız gerekiyor. Bunu da düzenli ve süreklilik arz eden zihinsel bir çalışma ile fiziksel hareketlilik gerektiren uzun bir sabırla başarabiliriz. İrademizi zorlayan durum ve çalışmaları itiyat haline getirdiğimiz takdirde irademizi zorlamamıza gerek kalmadan huzurun ve uzun vadeli bir mutluluğun kaçınılmaz olacağını düşünüyorum.
İnsan ve Duygular
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
Reklam
Telkinli Hareketler
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2023 00:02
Aşağıda kısmi özet olarak aldığım kısmı okurken aklıma nerede okuduğumu tam olarak hatırlamadığım bir cümle geldi: "Bir olay veya durum karşısında otomatik olarak verdiğiniz ilk tepki size değil, ait olduğunuz toplumun size dayattığı norm ve öğretilere aittir. Bir dakika durup düşündükten sonra vereceğiniz tepki aslen size (duygu ve düşüncelerinize) aittir." Özellikle sosyal medya ile son zamanlarda insanlar düşüncelerini fazlasıyla özgürce dile getirmeye başladı. Bundan kastım yüzyüze kurulan diyalogların aslında daha sağlıklı ve saygılı oluşu. Bunun dışında sorumluluk almaksızın ifade özgürlüğü ve internetin bize sağladığı anındalık sayesinde insanlar aslında düşünmeden yazmaya ve yorum yapmaya başladı. Telkinli Hareketler başlığına aslında çok güzel oturuyor bu durum. Özellikle de deprem zamanı teyitsiz olarak yayılan onca yanlış haber, ihbar vesaireyi ve uzun vadede bıraktıkları izi ve bunlara insanların sonradan oluşan tepkisini göz önüne aldığımızda bir şeyler cuk diye oturuyor insanın kafasında. İnsanları galeyana getirmek, belli kişilere karşı nefret duyguları oluşturmak için çok güzel kullanılan bir mecraya dönüşmüş durumda. Tabii bunun aynı zamanda aksi de söz konusu, bir çok kere eminim oluşan yanlış algı da gene sosyal medya sayesinde yıkılmıştır elbet. Ancak bu konudaki farkındalığımızın daha fazla olması gerektiği düşüncesindeyim. "... Faaliyet hayatımızın büyük bir kısmını kapladığı halde irademize yabancı kalan otomatik hareketlerimiz başlıca üç şekil arz eder ki, bunlar "insiyak"lar, "itiyat"lar, "telkinli hareketler"dir. İnsiyaki Hareketler = içgüdü - sevkitabiiler İtiyatlar = alışkanlıklar Telkinli Hareketler = tesir altında yapılanlar ... Bizden zuhur etmeleri itibarıyla bizim gibi görünen bu hareket ve faaliyetler, hakikatte bizim olmaktan
Gençlerle BaşbaşaAli Fuad Başgil · Yağmur Yayınları · 202419,2bin okunma
Puan vermedi
#OKUDUKBİTTİ #ORTAKOKUMA #SUATDERVİŞ #BİRKIŞGECESİ #SAYFA170 “Onu nasıl sevdiğimi, neden sevdiğimi öğrenmek mi istiyorsun!.. Sana uzun uzadıya, o zamanki hislerimi tahlil etmeden, yalnız şunu söyleyeceğim. O güzeldi... Ben de, sanatkârdım. O yeni ve genç, ben yıpranmış ve ihtiyardım...” Bir ortak okumanın daha sonuna geldik. Bu kitapta bana yoldaşlık eden bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Yollarımız nice kitaplarda kesişsin dilerim. TC Arzu Ortaören Azime Matlı Emine Sadan Tuzuner Oldukça keyifli, heyecanlı ve merak içinde geçen bir yolculuk oldu benim için, öyküler arasında. Bir kez daha yazarın kalemine hayran kaldım ve bir kez daha yazarın kitabını okurken sayfalar parmaklarımın arasından kayıp gitti. Her seferinde yazarımız bunu nasıl başarıyor bilmiyorum ama kendisine yine son derece hayran bıraktırdı. Bildiğim tek şey çok kuvvetli ve kesinlikle her bir eserinin okunması gerektiği. Herkesin mutlaka tanışması gerektiği. Suat Derviş'in insana ayrı bir hava kattığı o kadar güzel yalın bir anlatımı var ki okurken asla sıkılmıyor sizi, aksine büyük bir tat alıyorsunuz ve hiç bitmesini istemiyorsunuz kitabın. Ben her okuyuşumda kitabın kapağını kapatıp üzülürken bitişine, bir o kadar da yeni eserlerini okuyacağım için heyecanlanıyorum, sabırsızlanıyorum.
Ahmet Ferdi Bir Kış GecesiSuat Derviş · İthaki Yayınları · 201769 okunma
Sivrisinekler Kralı
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2023 12:01
Eser çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanan kısa kısa 11 hikayeden oluşuyor. Dili oldukça sade ve akıcı. Eski Türkçe kelimelerin anlamları sayfanın altında bulunmakta. Metin içinde düzenleme yapmak yerine sayfanın altına yazılması hoşuma gitti. Yeni öğrendiğim birçok kelime oldu. Bu kelimeleri de günlük hayatta elimden geldiğince kullanacağım. Kelime dağarcığını geliştirmek benim için çok önemli. Bunu geliştirmenin en güzel yolu da kitap okumak. Nümayiş: Gösteriş Zahiren: Görünüşte Muayyen: Belli Adî-mü'l-imkân: İmkansız Bermutat: Her zamanki gibi Hasut: Kıskanç Meyus: Üzgün, kederli İtiyat: Alışkanlık Nikbin: İyimser Hikayedeki karakterlerin ortak yönleri, dertlendikçe kendilerini rakıya vermeleri. Her hikayede bir rakı masası vardı. Karakterlerin özellikleri çok hoşuma gitti. Etrafımızda gördüğümüz tipteki kişileri hikayelerde görmek güzeldi. Bu karakterlerden birkaçına bakalım. Baba Saffet: Kendisi yanında olmayan kişinin arkasından atıp tutan, demediğini bırakmayan ama o kişi yanına geldiğinde sanki o kötü şeyleri söyleyen kendisi değilmiş gibi öven biridir. Etrafımızda illaki böyle kişilere rastlarız. Galiba en çok da böylelerinden korkmak gerekiyor. Arkandan konuşur, konuşur ama sen onu dostun sanarsın. Dayı: Her an parasının olmadığını söyleyen, kendini acındıran ama aslında her zaman da parası olan biridir. Gerçekten baktığımızda parasının olmadığını söyleyen insanlar genelde kimler oluyor? Bir yardım yapıldığında onu almak için en önde bekleyen insanlar kimler oluyor? Açgözlülük çok acı bir şey. Çünkü insan her zaman daha fazlasını ister. Hiç bu kadarı da yeter deyip kabullenemez. Aslında bu yüzden de huzuru bulamaz. Huzur gösterişte, çoklukta olmaz ki. Huzur; en sadede, en azdadır. İnsan bazen azla yetinmeyi bilmeli. Ve insanlığın olmazsa
Edebiyat
Sivrisinekler KralıMahmut Yesari · Can Yayınları · 2021388 okunma
Tanpınar & Hikâyeler
Puan vermedi·364 syf.··
2023 10. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2023 05:55
Tanpınar’ın tüm öykülerinin toplantığı bir eser. Bir kuyumcu titizliğiyle satır satır işliyor öykülerini. Bu arada öykü diyorum ama bazıları roman olacakken öyküye evrilmis gibi. Tanpınar inanılmaz detaycı bir adam,hiç acele etmeden sakin sakin anlatır. Gördükleri karşısında adeta zaman ve nesneler duruyor kısacık "an"lar bile onun anlatımıyla uzun bir zaman dilimine yayılıyor. Tanpınar’ın hikâye kahramanları hayatları boyunca hep sıkıntlar yaşayan tiplerdir.Ayrıca Tanpınar’ın oturmuş bir felsefesi var. Her şeyin bir ruhu vardir bunu da rüya-zaman-bilinçaltı üçgeninde kurguya yedirir.Cümle kurgusu, sanatkârane ifadelerine hiç girmeyeyim,zira müthiş. Abdullah Efendi’nin Rüyaları Zaman gece, kahramanımız Abdullah gibi yalnız ve tenha sokaklar, yolunu arayıp bir bulup bir kaybeden, kabus mu, gerçek mi büyük bir buhran içinde olan kahramanımızın ruh hali muhteşem bir dille aktarılmış. 40'ını geçmiş kalemde çalışan bir memur olan Abdullah Efendi’nin varoluşsal sancıları anlatılıyor. *Zaten, bu güzel ve asil mahlukun kendisiyle aynı hamurdan yuğrulmuş olmasına hiçbir zaman inanamamış, onun çok yüksek, büsbütün başka ve erişilmez bir alemden gelmiş bir mevcut olmasına daima ihtimal vermişti. *O artık etrafında bulunan her şeyi, küçük ve bazen çok şaşırtıcı uyanışlar halinde görmeğe mahkum­du; bir sisten sıyrılan tek bir ağaç gibi, bu zihnin bulanıklığına, mevcut olan her şey tek başına aksediyordu. Hayatın bütünlüğünü ve basitliğini kaybetmişti; Abdullah bunun böyle olmasından çok mustaripti. Omuzlarına taşıyamayacağı kadar ağır bir yük yüklen­ miş zannediyor ve bu yüzden meyus oluyordu. S. 17 Filhakika birkaç dakika sonra aynı hadiseye tekrar şahit oldu. Tekrar kadın bütün hüviye­ tiyle kayboldu ve tekrar karşısındaki erkeğin sözleri, okşayışı altın­ da bu hüviyet
HikayelerAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20131,574 okunma
Reklam
Reklam