kendime not
Ben ne biçim bir insanım! Bugün evlendim ve bugün evli olduğumu unutarak şunun bunun peşine takıldım. Gerçi Hafız'ın derdi mühim. Fakat nasıl oldu da beni bekleyen biri olduğunu düşünmedim? Nasıl oldu da rakı içmeyi kabul ettim? Bunların ehemmiyeti yok. Yok ama, niçin? Ben Hafız'a, karar vererek tabi olsam yüreğim yanmazdı. O zaman yanlış bir iş yapmış sayılmazdım. Fakat ben onunla kalmayı münasip bulduğum için değil, herkesin teklifine razı olmayı itiyat' edindiğim için o meyhaneye girdim. Beni istenilen yere çekip götürmek ne kadar kolay? İrademi bu hususta kullanmaya hiç alışmamışım.
Kaldı ki, üzerimizde asırlardan gelen büyük bir terbiye var. Her şeyi bozan, bizi adeta mahkum eden bir itiyat… Çabuk vazgeçiyoruz. Müslüman şarkın en büyük hususiyeti budur. Şark çabuk vazgeçer. Sade güçlüğün karşısında değil, zamanın, tabiî zamanın karşısında vazgeçer…
Sayfa 341 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
Reklam
İnsan, her zaman dikkatli olmaz. İtiyat, dikkati körletir.
Alıntı
İnsanları en korkak, en mazbut itiyat esaretlerine, ocaklara, köşelere bağlayan kadın gözleri bazen ta cehenneme götürüyor.
Sayfa 58·Kitabı okudu
İnsanları en korkak, en mazbut itiyat esaretlerine, ocaklara, köşelere bağlayan kadın gözleri bazen ta cehenneme götürüyor.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Alıntı
Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi. İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı. Lakin tembelliğe alışmış olan kafası bunu bulamıyor, bulmak için uğraşmaya üşeniyor, yanlış ve bayağı olduğunu sezdiği şeyleri de kabul edemediği için selameti firarda buluyordu... Her şeyden, her derin düşünceden, her üzüntülü nefis muhasebesinden kaçmayı itiyat edinmişti.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Reklam
Reklam