Puan vermedi·208 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:56
Her bahçenin kendisini adadığı bir yoldaşı vardır. Bahçıvan ve Ölüm; sevgi, ölümle yüzleşme, hatıraların unutulmaz ağırlığı ve acıyı anlatan bir kitap… Bazı insanlar gider ama bıraktığı itler hayatımızda yaşamaya devam eder…
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2025 26. kitabı
Uzun bir süre oldu, sanırım 1.5 yıldır inceleme yapmıyorum. Bunun sebebi zorlu bir dönemden geçtim, kafa olarak iyi değildim; yeni yeni toparlanabildim. Aklımdan inceleme fikri geçmiyordu, ancak son zamanlarda yazdığım bazı incelemelerden çok güzel dönütler aldım, kenarda köşede yazdığım bazı lakırtıların okurlar tarafından incelenip geri dönüt verilmesi ve benim laf safsatalarımın birilerinin işine yaraması beni çok mutlu etti ve devam etmek istedim. Yakında wattpad kitapları hakkında da inceleme yapacağım, çünkü prim lazım. Gereksiz duygusallık yeter, başlayalım? Atatürk'ü sevmeyen bir çevrede doğdum büyüdüm. Hiçbir zaman sevilebilecek şekilde büyütülmedim. Atatürk benim için; alkol içen, aklı yerinde olmayan, dindar olana muhalefet olan ve ülkemizde çoğu diziler gibi abartılan bir kişilikti sadece. Tabi ki hiçbir zaman araştırma gereği duymadım, en yakın arkadaşlarım desteklemiyor; içki içiyor diyorlar ya. Sizce bunun üstüne herhangi bir laf söylenebilir mi? ve 11 yaşındalar, bilgileri tam tabi ki. Kendi kendime devam ettim, kafamda büyütmem gerekiyor ya. Nefretimi arttırdım. Ders kitaplarından resimlerini yırttım, 10 Kasım'da Saygı Duruşu esnasında sınıfta saklandım, hiçbir İnkılap dersini dinlemedim ve Atatürk'ü seven tüm insanlarla aramı açtım. Düşünebiliyor musunuz? Ne kadar korkunç, her şeyden önce insanlara herhangi bir saygım yok. 13 yaşındaydım. İnternette geziniyor, kendimce zaman geçiriyor, Youtube yorumlarında gelene geçene salça oluyordum. Anlayacağınız tam bir ergen primatı. Önüme şu bilgi düştü: Atatürk 3997 kitap okumuş ve bu kitaplar arasında en sevdiği kitap Çalıkuşu. O kadar çok seviyormuş ki, cephede o kadar insan savaşırken gece yarısı kalan az vaktini bu kitaba adayacak kadar. Tabi ki inanmadım, 3997 kitap okuyan bir insan mı? Üstelik
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·88 syf.··
2024 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2024 00:00
Her mısrada hem bir yara, hem bir umut gizli. Bu kitap bana göre bir şiir kitabından çok daha fazlası bir ruhun yolculuğu, bir ülkünün yankısı, bir yalnızlığın kutsal günlüğü. Atsız’ın dizelerinde öyle bir netlik, öyle bir içtenlik var ki, insan okurken kendi kalbinden bir ses duyuyor. Sanki yıllardır söyleyemediğin bir şeyi o senin yerine dile getirmiş gibi. “Yolların Sonu” sadece bir şiir değil, insanın kendi benliğine tuttuğu bir ayna. Her dizesi bir yara izi kadar derin, bir dua kadar sessiz. “Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden / Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize” derken, yalnızlığı kutsal bir kabullenişe dönüştürüyor. O yalnızlık, bir yenilgi değil; bir ruhun kendine sığınışı gibi. Kitabın geneline yayılan o duygusal ton, sadece melankoli değil, bir direniş sesi de. Atsız’ın dizelerinde, gururla kırılmış bir yürek var. Sevmenin, inanmanın, savaşmanın bedelini ödemiş bir yürek. “Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden / İtler bile gülecek kimsesizliğimize” derken, acıdan korkmayan bir ruhun konuştuğunu hissediyorsun. Bu kitapta öyle dizeler var ki, okurken yalnızca gözlerin değil, kalbin de sızlıyor. Ama Atsız’ın şiirleri karanlıkta kaybolmuyor. Her satırında bir ışık parçası, bir umut kıvılcımı var. O umut, insanın kendisine, milletine, geçmişine ve geleceğine duyduğu inançtan geliyor. “Yolların Sonu”, hem bir bitiş hem bir başlangıç. Bazen yorgun bir adamın duası gibi, bazen sönmeyen bir ülkünün yankısı gibi. Atsız, duygularını süslemiyor, saklamıyor, utanmıyor. Bu yüzden bu kitap sahici geliyor insana. Bazen bir tren istasyonunun sessizliğini, bazen bir savaş meydanının tozunu, bazen de bir kalbin dar sokaklarını hissediyorsun satırlarda. Yolların Sonu benim için, yalnızlığı kabullenmenin, acıyı bile sevmenin kitabı oldu. Çünkü her yolun sonu
Şiir
Yolların SonuHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20198,8bin okunma
Puan vermedi·592 syf.··
2025 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 14:44
Hikmet Hükümenoğlu’nun okuduğum ilk kitabı Körburun… Dilinin akıcı olmasından mıdır yoksa yakın tarihi anlatmasından mıdır bilmiyorum ama oldukça sürükleyici bir kitap. Türk-Rum meselelerine, Kıbrıs sorununa, darbelere değinen bu kitapta karakterlerin büyüdüklerine; çocukluk, gençlik ve hatta yaşlılık zamanlarına tanıklık ettiğiniz bir kurgusu var. Betimlemeleri, kişilerin ruh hallerinin ayrıntılı anlatılması, adanın tasvirleri o kadar gerçekçi ki resmen gözünüzde canlandırıyorsunuz yerleri ve kişileri, bu da kitaba film tadı vermiş açıkçası. Sadece zaman atlamalarını ve karakter fazlalıklarından kaynaklı kişileri takip etmek zor. Bunlar da kitabın nazar boncuğu diyebilirsiniz. Birkaç karakterin sonu havada kalsa da okumaya değer bir kitap. 2017 Atilla İlhan Roman Ödülü kazanan bu kitapta benim için esas olan beddua kısımları Çok yaşa Neriman Hanım, beddua sözlüğümüzü genişlettin. Belki bir yerlerde ihtiyaç duyarsınız, bu bedduaları bırakıyorum size: …cehenneme kadar yolları var, kara yılanla yatasıcalar. Boyu devrilesice, kabir kabir gezesice Ciğerine kor hamam ateşleri düşesice Bağırsakları löp löp dökülesice Damarı kuruyasıca Damında kargalar ötesice Fitnelerin belasına uğrayasıca Kuru çaylarda boğulasıca, boyu devrilesice Kirpiği kaşı dökülesice Kırk kocadan arta kalasıca Yattığı yataklar çürüyesice Suratına iblisler tüküresice Damında baykuşlar ötesice Kafası havanda ezilesice Dili salavat getiremeyicise Ekmeğini itler, yakasını bitler yiyesice… Boyu devrilesice… Teneşirlerde paklanasıca Sidikliğine taşlar dolasıca Hepsinin iliği sünüğü kurusun da kakırdasın inşallah Soyu kuruyasıca Tütünü tütmeyesice İyi okumalar…
KörburunHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20242,733 okunma
Post-it’ler Aracılığıyla Kurulan Sessiz Bağlar
Puan vermedi·112 syf.··
2025 105. kitabı
merininmutfagi.blogspot.com/2025/08/bay-evd... Bu kitap, “büyük hikâyeler”in her zaman gürültüyle gelmediğini hatırlatıyor. Bazen bir post-it, bazen kapının altından geçen minik bir kâğıt parçası, insanın hayatında sessiz başlangıçlar yaratabilir. Çocuklar için merak uyandırıcı, yetişkinler için düşündürücü bir o kadar da yanıbaşımızda hissi veren hikaye. Bay Evdeyokum'un Post-itleri
Çocuk Edebiyatı
Bay Evdeyokum'un Post-itleriTina Vallès · Can Çocuk Yayınları · 2025234 okunma
Sultan 2.Abdulhamid Han
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2025 83. kitabı
Sultan Abdülhamid Han'ın Ruhaniyetinden İstimdat Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han? Feryâdım varır mı bârigâhina? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan, Şu nankör milletin bak günâhına. Tahkîre yeltenen tâc ü tahtını Denedi bu millet kara bahtını Sınadı sillenin nerm ve sathını Rahmet et sultanım suz-i âhına. Târihler ismini andıgı zaman, Sana hak verecek, ey koca Sultan; Bizdik utanmadan iftira atan, Asrın en siyâsî Padişâhına! “ Pâdişah hem zâlim, hem deli “ dedik, Ihtilâle kıyam etmeli dedik; Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik; Çalıstık fitnenin intibahına. Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz! Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz! Sade deli değil, edepsizmişiz! Tükürdük atalar kıblegâhına! Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena, Bir sürü türedi, girdi meydana. Nerden çıktı bunca veled-i zinâ? Yuh olsun bunların ham ervâhına!
Osmanlı Tarihi
Sultan II. AbdülhamidKadir Mısıroğlu · Sebil Yayınevi · 2013474 okunma