Muhammed A.

Muhammed A.
@its_MGA_
Nihilist
Yalnızsın. Yalnız bir adam gibi yürümeyi, aylak aylak dolaşmayı, sürtmeyi, bakmadan görmeyi, görmeden bakmayı öğreniyorsun. Saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun. Bir gölge olmayı ve insanlara sanki hepsi birer taşmış gibi bakmayı öğreniyorsun.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yolculuklara çıktın ve dönüşte yanında hiçbir şey getirmedin. Oturuyor ve beklemek istiyorsun sadece, bekleyecek bir şey kalmayana kadar beklemek: Gece olsun, saatler vursun, günler geçip gitsin, anılar silikleşsin.
Alıntı
Zengin deneyimlerle, iyi öğrenilmiş derslerle, pırıl pırıl çocukluk anılarıyla, kırlarda yaşanan eşsiz mutluluklarla, açık denizin diriltici rüzgarlarıyla dolu bir geçmiş; yay gibi gergin, sıkı, yoğun bir bugün; yeşermiş, havadar, verimli bir gelecek: Yaşamın, geçmişin, bugünün, geleceğin birbirine karışıyor; kollarının, bacaklarının ağırlığı, sinsi migrenin, bıkkınlığın, sıcak, neskafe'nin acılığı ve ılıklığı var sadece.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Alıntı

Muhammed A.

, bir kitap okudu
6/10
·91 syf.·
2 saatte okudu
·
2025 13. kitabı
Alejandro Zambra
6.8/10 · 1.168 okunma
Hürriyet diye diye: Dün Beyazıt, bugün Şehzadebaşı
7/10
·752 syf.··
2025 12. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 16:20
Saraçhane eylemlerinin başlamasıyla beraber okumayı sürdürdüğüm, bitirdiğim anda da halk adına umutsuzluğa sürüklendiğim bir deneyimdi. "Anlatılmaz, yaşanır" dedikleri bu roman, Bitti nihayet. Bir Vedat Türkali klasiği, özellikle o anlatım biçimi… Çoğu iç monologlarla dolu bu kitap, tıpkı benim kendi kendime olan sohbetlerim gibi. İç monologlar devam eder, arada söyleyen 3. Ağız kişi değişiyor ama, Kenan’la başlar Günsel ile devam eder, arada Nermin girer ama roman Günsel’in ruhsal göçü ile sonlanır. İstanbul’da geçer roman, hem de tarihine leke sayılacak bir zamanda, 27 mayıs darbesinin hemen öncesinde. Şehzadebaşı, laleli, Beyazıt, Sirekeci civarlarında, yani benim sık sık gezdiğim yerlerde geçiyor. Küllük denen yerde az yemedik içmedik. Evli bir adamın Üniversiteli bir gence tutulması da tam oralarda geçiyor. Ama epey rahatsız etmiş beni bu ‘aşk’ hikayesi. Yazgının bir parçasın olarak okumalarım , bu son zamanlarda istanbulda yaşanan eylemlere denk geldi. Aynı yerde, Beyazıt meydanında toplanan gençler, Şehzadebaşı’na ilerler devrimci öğrenciler. HÜRRİYET , HÜRRİYET , HÜRRİYET diye satırlarda seslerini duyar gibi oluyorum. Sonra içeri alınırlar sorgulamaya, salınırlar ardından. Tarih tekerrürden ibaret ya. Fahir Cemal diye biri çıkar “Halk Partisi'nin bok yemesi” diye söylenir bu eylemleri izlerken. Kimdir bu Fahir Cemal kimdir diye sözlükte aramaya başlarken, Kemal Tahir’den başkası değilmiş diye çıkıyor. Gelir Kenan da gülerek katılır ona. Tam bir küçük burjuva işte. Küçük burjuvalar, yani ben mi? Kenan mı? O dengesiz herif. Üzüldüm sonuna ama. Düşünüyor düşünüyor, ama konuşmuyor, sövüyor sayıyor bilmem neyi hükümete, ama katılmaz eylemlere. Durgundur, suskundur, zalimdir. Boşluktadır o, düşünmekten başka yapacak bir şeyi yok. Umutsuzluğa düşmemek adına
Edebiyat
Bir Gün Tek BaşınaVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20256,5bin okunma