"İki eliyle arkasındaki ağacın kabuklarına sarıldı. Parmakları soğuk yarıkların arasına girdi. Elini hemen geri çekti ve göğsüne götürdü. Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı..."
"Şimdi ise tutsağım. Bedenim bir hücrede zincire vurulu, ruhum bir fikrin esiri. Korkunç, kanlı merhametsiz bir fikir! Tek bir düşüncem, tek bir inancım, tek bir kesin gerçekliğim var: İdam mahkumuyum! "