Kitabını Halley kuyruklu yıldızının 1910 yılındaki geçişinden önce Dünya’ya çarpacağına dair çıkan söylentilerin toplumda yarattığı korku ve panik üzerinden esinlenerek yazan yazar, halkın olaya bakışını mizahi bir dille anlatırken aynı zamanda cahillik ve bilim düşmanlığını da gözler önüne seriyor.
Ana karakterimiz İrfan Galip’in kadınlar hakkındaki ön yargılı düşüncelerini, gizemli bir hanımefendi tarafından gönderilen mektuplarla dumura uğratılışını okumak çok güzeldi. Hanımefendinin, kadın doğduğuna üzülmesine sebep olacak durumların hâlâ günümüzde de devam ediyor olması ise gerçekten çok acı.
Diğer kitaplarında olduğu gibi, Hüseyin Rahmi’nin bu kitabında da sade ve alaycı bir anlatım hakimdi. Astronomi hakkında o dönem bilinenleri bizlere kitabında ustaca anlatmış. Bazılarınca ayrıntılı ve sıkıcı bulunmuş olsa da, benim gibi bu konulara ilgiliyseniz sizler için keyifli bir okuma olacaktır. Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biri oldu.
Son olarak kitaptan bir alıntı yapmak isterim:
“Kadına şeriat sınırını aşmak derecesinde birçok emirlerde bulunuyorsunuz. Biçare, her dediğinizi kabul ediyor. Her sözünüze eyvallah diyor. Şu şekilde yetiştirdiğiniz kadını şimdi hangi hakla beğenmiyorsunuz?”
İyi okumalar.
Öncelikle söylemek isterim ki Kemal Tahir mütareke döneminin İstanbul’a yansımlarını bizlere çok iyi aktarmış. Genelde anadolu tarafından ya da halkın alt kesimlerinden anlatılan savaş döneminin üst tabakadan, soylu sınıftan nasıl gözüktüğünü okumak başka bir bakış açısı kazandırdı. Ana karakterin , Kâmil Bey, yıllarca memleketinden bir haber yurtdışındaki zengin, bolluk içindeki yaşamından sonra geri dönüp yavaş yavaş halktan biri oluşunu yaşadığı aydınlanmaları okumak güzeldi. Eğer Kemal Tahir’in hayat hikayesini biraz biliyorsanız ana karakterle arasındaki benzerlik dikkatinizi çekecektir. Mesela “Bu felakette öncelikle bizim gibi yaşayanların büyük suçluluğu var. Biz bu toprakların nimetlerinden bol bol yararlanmışız! Sonra bizi bolluk, zenginlik, sefihlik içinde yaşatanlara, bu uğurda asırlardır perişanlık çekenlere karşı hiçbir vazifemizi yapmamışız. “ kitaptan bir alıntı ve kendisine karşı bir öz eleştiri yaptığını düşündürüyor insana. En sevdiğim karakter olan Nedime Hanım‘ın diyaloglarını, düşüncelerini okumak çok güzeldi. Kitapta kendisine dair daha çok şey okumak isterdim. Tarih kitaplarına ilginiz varsa size çok şey katacak bir kitap bence. Kemal Tahirden okuduğum ilk kitaptı ama kesinlikle son olmayacak. Üçlemenin diğer iki kitabını da edinip düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.