Puan vermedi·622 syf.··
2026 102. kitabı
İnsanın kendi eylemsizliğinde ve ertelemelerinde boğulmasının o tanıdık, hüzünlü hikayesi. Oblomov sadece bir karakter değil; hepimizin içine zaman zaman çöken o uyuşukluğun, dünyaya ayak uyduramama sancısının en dürüst ve zamansız aynası.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
“Ya şimdiye kadar yaşadığım hayat gerçekten yanlışsa?”
Puan vermedi·83 syf.··
2026 76. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:41
Nadir ve isabetli soruları seven benim gibi biri için harika bir kitap! Tüm hayatınız sizin ve toplumun çizdiği yolda “kusursuz” şekilde ilerlerken asıl kusurun yolun kendisi olduğu düşüncesiyle yüzleşmek ölümden daha çok acı vermez miydi?..
Hayata Dair
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Reklam
7/10
·622 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, iyi kalpli ancak aşırı derecede tembel ve kararsız bir Rus soylusudur. Günlerinin büyük kısmını yatağında geçirir, sürekli planlar yapar fakat bunları hayata geçiremez. Çevresindeki insanlar çalışıp üretirken Oblomov hayaller dünyasında yaşamayı tercih eder. Arkadaşı Andrey Ştolts onu hayata döndürmeye çalışır. Daha sonra Olga ile yaşadığı aşk da Oblomov'un değişmesi için bir fırsat sunar, ancak karakterindeki pasiflik bu fırsatı değerlendirmesine engel olur.
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
Ölmem ya da yaşamam neye gerek?
Puan vermedi
Bir hikaye kahramanının ya da karakterinin, bir efsaneleşmiş gerçek tanınmış kişinin, sıradan bir insanın ve gerçek (?) öznenin (senin/sizin) ölümü hakkında paralel ve asimetrik dağılan düzleminde toplumun ağır görünür ya da görünmez etkisinin yayıldığı oldukça olağan bir durumun yani ölümün oldukça olağan bir anlatısıyla karşılaşıyoruz kitapta. Hemen ansızın ölmek üzerinden değil bu, doktorların laf salatası yaptığı hastanın ölünceye dek boğazından geçirmeyi hedeflerine koymayı düşündükleri türden. Vakit belirsiz ama yakın olduğu kesin. Ivan İlyiç hayatına bakıyor, tüm yaşadıklarına... Ama bir dakika, yaşamak söz konusu ölümken fazla kaçmadı mı? (İtirazım Var, Müslüm Baba'dan iyi gider) Hem... Gerçekten yaşamış mıydı? Oldukça işinde usta, titiz bir yargıcın yüzeyde hiç sorunu olmayan bir hayatı var, öyle değil mi? En azından herkes tarafından bilinen bu. Kitap öyle acımasız bir başlangıç bölümü sunuyor ki aklımda kalanlar olarak ilk karakterin toplumdaki kimliği geliyor, eh tabi bu benliğini de yontuyor. Üçüncü kişi anlatımın tanrısal bakışına kapılmam beni de hikayenin hem dışına hem de birebir içine dahil etti, Ivan İlyiç olurken bir baktım ki o çekilmez aile üyelerinden herhangi biriyim, düşüncesi bile korkunçtu ama işte kitap, düşüncesini akla getirdi ya işte orada hakkını vermek lazım; okuduğum zaman düşünmeye özellikle de empatiye itmesini ki bunu da dolambaçlı yollardan yapmıyor, tekniği falan diye bir yerlerde geçiyor mu bilmem ama anladığım kadarıyla yaptığı yalnızca iyi bir gözlem ve objektif bakış açılarının hakiminde karakterleri görmemizi sağlaması. Gaius'un (Sezar'mış) ölümlü olmasına tümdengelimle bahseden yerde Ivan İlyiç kıyasa geçiyor tıpkı cenazesinde en yakın dostu dediği kişinin bile yaptığı gibi (Ölen ben değilim, şükrü). "Gaius hiç
Yaşamak Gerek
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Puanım: 8 / 10 | Geç kalınmış incelemelerden biri daha :)
8/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 18:49
Dünya döndükçe güncelliğini asla kaybetmeyecek, her neslin dönüp dönüp kendinden bir şeyler bulacağı muazzam bir Rus klasiği bitirdim. Turgenyev’in Babalar ve Oğullar’ı, sadece eski ve yeni kuşağın çatışmasını değil; bir toplumun, değerlerin ve inançların kökten değişimini o kadar duru bir dille anlatıyor ki hayran kalmamak elde değil. Kitabın kalbinde, edebiyat tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Bazarov var. Kendini her türlü otoriteyi, geleneği ve duyguyu reddeden bir "nihilist" olarak tanımlayan bu genç tıp öğrencisi, arkadaşı Arkadiy ile birlikte onun gelenekçi ailesinin yanına gidiyor. İşte o andan itibaren; geçmişe tutunmaya çalışan fedakar babalar ile dünyayı baştan yaratmak isteyen, her şeye meydan okuyan o öfkeli oğulların çarpışmasını izliyoruz. Turgenyev’in en sevdiğim yanı, bu çatışmada asla tek bir tarafı haklı çıkarmaya çalışmaması. Ne babaları tamamen haklı bulabiliyorsunuz ne de oğulların o katı mantığına tamamen sırt çevirebiliyorsunuz. İki tarafın da yalnızlığını, sevgisini ve birbirini anlama çabasındaki o çaresizliği okurken insanın içi burkuluyor. Hele o Bazarov’un her şeyi rasyonalize eden buz gibi mantığının, aşk ve ölüm karşısında nasıl eğilip büküldüğünü izlemek muazzam bir karakter analiziydi. Klasik Rus romanlarının o göz korkutan ağır havasından çok uzak, su gibi akan, çok katmanlı ve sarsıcı bir kitap. Dönemler, fikirler ve modalar değişse de evdeki o "baba-oğul" masasının kavgalarının hiç değişmediğini görmek acayip bir deneyimdi. Mutlaka okunmalı.
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 87. kitabı
Babalar ve Oğullar, 19. yüzyıl Rusya'sında gelenekçi, aristokrat yaşlı kuşak ile her türlü otoriteyi, kutsal değeri ve toplumsal kuralı reddeden radikal, nihilist genç kuşak arasındaki derin dünya görüşü çatışmasını anlatır. İvan Turganyev, tıp öğrencisi Bazarov karakteri üzerinden Rus toplumunda filizlenen nihilizm akımını ve yeni insan tipini incelerken; ideolojilerin, aşk, doğa, sanat ve ölüm gibi hayatın ezeli gerçekleri karşısında nasıl sınandığını sarsıcı ve tarafsız bir dille gözler önüne serer.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Reklam
Reklam