Ay yok bu olmamış. Hatta berbat ötesi.
Kadın karakter salak. Dümdiz salak yani. Buna okuyan herkes katılacaktır. Tavırlarını hiç sevmedim.
Erkek karakter desen zaten tavırları bir garipti. Sonlara doğru her bölüm karakteri değişmeye başladı, belli ki yazar olay drama olsun diye saçmalamış. Hani bir sıkıntı, olay yada kavga yazacaksın bari üç dakika bunun hakkında kafa yor.
Birde kadın karakterin erkek karakterin karaktersizliğini hemen(evet hemen bir hafta bile olmamıştır) affetmesi. Yaban ve kötü. Keşke bunlar barışıp evlenip tekrar adamın aynı haraketlerini okusakta erkekleri değiştiremezsiniz diye bir olay örgüsü okusak. Ayrıca hep bir haltlar yapan erkek hep affeden kadın. Sıktı artık.
Adam üç gün yalvarmaya ve seks yapmamaya dayanamadı.
Birden ya hep ya hiç demesi yok mu. Yani diyorki ya beni affedersin yada hayatından çıkarım. Bildiğin narsist manipülatif pçin teki lan bu oldum. Yemin ederim okurken tetiklendim. Birde kadın karakterde salak oldunca ayrı bir okunmuyor.
“Lanet olası saçmalamayı kes, Emily,” diye patladı. “Dinle beni, hem de çok iyi dinle. Başka birini istemiyorum. On sekiz yaşımdan beri önüme gelenle birlikte oldum. Çok kadınla yattım… çok fazla kadından bahsediyorum. Bu bağlantıyı kurduğum tek kadın sensin. Bu şekilde sevdiğim tek kadın. O yüzden başka bir şeyler istemekle ilgili bu saçmalığı üzerime atmaya cüret etme. Benden şüphe etmen için sana hiç sebep verdim mi?”
Bakın bu kadını terk ettikten ve otele götürüp geceyi geçirdikten sonra ben seninle ciddi bir şey istemiyorum. Ben hayatıma devam ediyorum sende et dedikten sonra kızı geri kazanmak için yaptığı özür. Iyk.
“Seni seviyorum, sen de beni seviyorsun.” Omzunu silkti. “Çabalayarak bunu çözebiliriz, sonra umarım ki zamanla yaşandığını unutup, açık hava sporlarına düşkün bir Kung Fu