Bu sefer malesef beni üzen bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Aynı yazardan Nefret Oyunu kitabı en sevdiğim kitaplar arasındayken %99 benim'i malesef hiç sevmedim. Aslında çevremde okuyanların tepkilerinden sonra beklentimi çok fazla düşürmüştüm ama yine de bu kadar sevmeyeceğim aklıma gelmezdi.
Kitap; Darcy karakterinin, çocukluktan beri hayranlık-aşk arası hisler beslediği arkadaşı Tom'la, babannesinin eski evinin tadilatına başlamasını ve böylelikle değişen ilişkilerini anlatıyor. Şöyle bir sıkıtı var ki Tom aynı zamanda Darcy'nin ikiz kardeşinin en yakın arkadaşı ve %99 ona ait. Darcy de bu durumu değiştirmek istiyor.
.
İlk başlarda keyifli başlayan hikaye karakterlerin geçmişlerini öğrenmeye başladıkça daha da derinleşiyor. Darcy'nin, geçmişinde, ikiz kardeşi ve ailesiyle yaşadığı bazı travmatik hikayeler var, bunlar pek konuşulmamış ve bu yüzden de ailesiyle arasında hep bi mesafe, ikiz kardeşiyle arasında da çatışmalar var. Kitap boyunca insanı sinir eden Darcy'yi de üzen bir çok şey yaşanıyor ama bu durumlar hiç konuşulmuyor. İnsanlar ettiği kavgaları geçiştiriyor sürekli, kimsenin gerçek hislerini ortaya dökdüğünü düşünmüyorum kitapta.
.
Okurken iki kardeş arasında hep bir kırılma noktası bekledim, her şeyi konuşacakları, kavga edecekleri ve sonrasında da eskisinden çok daha yakın olacakları... malesef olmadı. Sadece onlar arasında değil diğer ilişkilerde de çok büyük iletişim sıkıntısı vardı. Çok yakın olduklarını iddia ettikleri insanlardan sürekli bir şeyler saklayıp arkalarından iş çevirdiler ve bunların hepsi yanlarına kâr kaldı. Kimse birbirinden doğru düzgün özür bile dilemedi, herkes kendini haklı çıkarma derdindeydi. Kitapta yaşanan hiçbir şey çözüme ulaşmadı ve bittiğinde her şeyin havada kaldığını hissettim. İlişkiler çok yüzeysel ve yapmacık