7/10
·629 syf.··
2026 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 21:35
Cam Şato serisinin üçüncü kitabını güç bela bitirebildim. Ne çok kötü ne çok iyiydi açıkçası ama ilk iki kitabına göre anlatımda gözle görülür bir ilerleme vardı. Yine de şu üç kitap boyunca bende iz bırakacak kadar derin bir hikayeye sahip olduğunu düşünmüyorum. Karakterler hala yeterince derin değil. (Aelin dışında) Her kitapta yeni bir düşman (tabiri caizse boss) ortaya çıkıyor ve alın size yeni hikaye kurgusu. Aslında bu durumdan bu kadar şikayetçi olmayabilirdim ama aynı şey tek kitapta anlatılabilecekken üç kitap boyunca tekrarlanması bana göre epey gereksizdi öyle ki hikayeden koparıyor bir yerden sonra. Ek olarak katedilen yol hala çok çok az, ana konu ilerlemiyor denecek kadar hem de. Bu kitabı biraz daha farklı bir boyuta taşıyan tek unsur ise hikayedeki yeni karakterlerdi. Rowan'ı başta sevemesem de ana karakterimiz Aelin'e yavaş yavaş alışması ve sonrasında onsuz yapamaması, üstüne ona olan bağlılığı ve saygısı ile koskoca seride sevdiğim sayılı karakterlerden biri haline geldi. Aelin ile kimyalarının da çok iyi uyduğunu söyleyebilirim. Bu kitaba renk katan biri varsa o da hikayeye yeni dahil olan Manon'du kesinlikle. Çok farklı bir karakteri ve çok farklı bir hayatı olmasıyla beraber hikayeyi hangi yöne doğrultacağını da merak etmiyorum değil. Ejderhalar söz konusu olunca da kitap çekilir hale geldiği için Manon'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. (⁠人⁠ ⁠•͈⁠ᴗ⁠•͈⁠) Dorian'ı asla sevemeyeceğim sanırım o kadar basit ve çocukça bir karakter ki ne elinden iş geliyor ne de kendisine ya da arkadaşlarına bir faydası var. Hikayeyi değiştirebilecek önemli karakterlerden biri ama yazar üç kitaptır herifi put gibi durdurdu bildiğiniz. Dorian'ın bölümlerini de okumak bu yüzden benim için işkence gibiydi. Daldan dala atlayan ergen görünümünden fazlasını veremeyen
1000Kitap
Ateşin VarisiSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20202,802 okunma
10/10
·690 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
Harry Potter ve Ölüm Yadigarları 10/10 5/5 Ne söyleyeceğimi, yoruma nasıl başlayacağımı bilmiyorum, şu anda. Benim için her anlamda duygusal bir okuma oldu. Öncelikle serinin son kitabına gelmiş olmak, veda etmek cidden zordu. Harry'i çok seviyorum. O gerçekten de bizden biri gibi diğer çoğu yan karakteri de çok seviyorum. Hogwarts'ı, Godric's Hallow'u, Hogsmeade'i, Kovuk'u, King Cross'u... çok seviyorum. Bu yüzden seriye veda etmek gerçekten zor oldu ve bu yorumu yazarken bile gözlerim doluyor. Bunların yanında Harry Potter evreni kesinlikle dördüncü kitapla birlikte karanlık bir eraya girdi. Artık sadece bir çocuk kitabı olmaktan çıkmıştı ve biz bunu Voldemort'un geri dönüşüyle, Cedric Diggory'nin korkunç ölümüyle deneyimlemiş olduk. Cedric'in ölümü, bir kapıyı araladı. O başı çekti; serinin devamındaki her kitapta ölenler için kapıyı tuttu. Sirius, Dobby, Albus Dumbledore, Fred, Remus, Tonks, Alastor Moody, Hedwig... Yazara çok kızgınım! Evet, bir savaşta iki taraf da kayıp verecekti. Ama bu kayıplar neden hep iyi taraftan verildi? Her ölümü bir şekilde anlayabilsem de Hedwig'in, Sirius'un ve özellikle Fred'in ölümünü mantığıma sığdıramıyorum. Gözyaşları içinde geçen bir 700 sayfa... Rowling'e ne kadar kızgınsam, filmin yapımcı, yönetmen ve senaristlerine de o kadar kızgınım. Harry Potter, belli ki filmciler ve Rowling için yalnızca para getirecek bir kaynak olarak görülmüş ve serinin hiçbir kitabına bağlı kalınmadan, saygısızca, bir pazarlama unsuru gibi seyirciye sunulmuş. 7 kitap boyunca filmde olmayan yüzlerce şey sunmak mümkün. Onlarca değil; yüzlerce! Anneme, okuduğum detayları her anlattığımda bana şunu söylüyordu: "Senaristler bence kitabı okumamış. Kitaplar güzel sattı, filmler de güzler gider, iyi para kazanırız, demişler ve öyle işlerine geldiği gibi
1000Kitap
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,8bin okunma
Reklam
HARRY POTTER VE AZKABAN TUTSAĞI - J.K. ROWLİNG
10/10
·396 syf.··
2022 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2022 00:00
" Mahsur kalmış cadıların ve büyücülerin acil durum taşıtı Hızır Otobüs'e hoş geldiniz. Asanızı tuttuğunuz elinizi uzatın, otobüse atlayın, sizi istediğiniz yere götürelim. " Sevgili Mr Potter, Yeni okul yılının 1 Eylül'de başlayacağını bildirmek isteriz. Hogwarts Ekspresi, King's Cross İstasyonu'nda Peron Dokuz Üç Çeyrek'ten saat on birde kalkacak. Üçüncü sınıfların bazı hafta sonlarında Hogsmeade köyünü ziyaret etmelerine izin veriliyor. Lütfen ilişikteki izin belgesini imzalaması için anne-babanıza ya da velinize verin. Önümüzdeki yıl için gerekli olan kitapların listesi ilişiktedir. Saygılarımla, Profesör M. McGonagall Müdür Yardımcısı
Roman
Harry Potter ve Azkaban TutsağıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları Yayınları · 202242,3bin okunma
Puan vermedi·122 syf.·
2024 605. kitabı
Rosa Lüksemburg'un hayatını ve yaptıklarına birlikte bakalım Kımdır? Rosa Lüksemburg Sıradışı, farklı gözü pek genç bır kadının hayatından yansıyan ları okuduk, sade bır dille yazar Tony cillif taragından kaleme alınmış bu kıtabı. Rosa Lüksemburg Rosa Lüksemburı J , 5 Mart 1S7l'de Zamosc adlı küçük bir Polonya kasabasında dpğdu. Gençlik yıllarında sos­ yalist harekete katıldı. Rus Sosyal Demokrat Parti­ si'nden (bolşevkler ve menşevikler) 21 yıl kadar ön­ ce, 1882'de kurulanProletarya adlı ihtilalci partiye girdi. Proletarya Partisi, en başından itibaren, ilkeler ve prog­ ram bakımından, Rusya'daki devrimci hareketin çok ilerisindeydi. Rusya'daki devrimci hareketin, bir avuç aydının yürüttüğü bireysel terörden öteye gidemedi­ ği dönemlerde, Proletaıya binlerce işçiyi greve götü­rüyor ve örgütlüyordu. Ne var ki, 1886'da önderlerin­ den dördünün idamı, 23'ünün uzun süreli hapis ce­zasına çarptırılması ve 200 kadarının sürgün edillmesi nedeniyle, Pr oletar y a Partisi başsız kaldı. Sadece bazı küçük gruplar, yıkıntının altında kalmaktan kurtula­ ·bilmişti. Rosa Lüksemburg'un 16 yaşındayken bağlandığı grup da bunlardan biriydi. 1889'da polis, onun da peşine düştü. Rosa·Lüksemburg, Polonya'dan ay­ rılmak zorundaydı. Arkadaşları, Lüksemburg'un yurt dışında, cezaeyinde olduğundan daha yararlı işler ba-ROSA LÜKSEMBURG- 7 şarabileceğini düşünüyorlardı. Rosa Lüksemburg, Rus ve Polonyalı göçmenler için çok önemli bir merkez olan İsviçre'ye, Zürih'e gitti. Orada üniversiteye girdi, doğa bilimleri, matematik ve ekonomi okudu. Yerel işçi hareketine ve devrimci göçmenlerin güçlü entel­ ektüel hayatına aktif bir biçimde katıldı. Rosa Lüksemburg birkaç yıl sonra, Polonya dev­ rimci sosyalist partisinin, önder kuramcısı olarak ka­ bul edildi. Paris'te yayınlanan parti gazetesiSprawa Ra­
Siyaset politika deneme inceleme edebiyat
Rosa LüksemburgTony Cliff · Z Yayınları · 19984 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2024 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 23:37
Merhaba kitap sever dostlarım bugün sizlereBeni Bul kitabının yorumuyla geldim. Konusu Rosa, tam beş yıl önce karanlık bir gecede iskelenin en uç noktasına doğru yürüdü. Bir süre, girdap yapan derin suları izledi. Sonra da kendini o derinliğe bıraktı. Umut vadeden bir Cambridge öğrencisiydi. Babasını kısa süre önce kaybetmişti. Ölümü trajikti ama beklenmedik değildi. Yetkililer Rosa’nın intihar ettiğine karar verdiler. Ancak Rosa’nın erkek arkadaşı Jar, buna inanmıyordu. Yıllar boyunca her yerde onu gördü –istasyonda beklerken önünden geçen trenin cam kenarı koltuklarından birinde, yürüyüş yaptığı parktaki bir bankın üzerinde… Gittiği her yerde yanındaydı Rosa. Aradan geçen yıllar Jar’ı, Rosa’nın ölmediğini kanıtlamak konusunda neredeyse takıntılı birine dönüştürdü. Herkes onun paranoyak olduğunu düşünüyordu. Ta ki bir gün Jar, Rosa’nın adresinden gönderilen o e-postayı alana dek: Beni bul, Jar. Beni bul, onlar bulmadan önce… Yorumum Harika bir kitaptı, çok sevdim tam gizem-gerilim olmasada çok merak uyandırıcı ve tam rs den cikmalik bir kitap. Hele ki o sonu... sonunda her şeyin açığa çıkması iyiydi. İlk başlarda 1 bilum Rosa'nın günlüğünden okurken bir bölüm Jar'ın ağzından okuyorduk. İlk başta o günlük kısımları olmasada olurmuş diyerekten okudum ama daha sonrasında ise iyiki de varlar dedim çünkü hikayenin oturmasına çöl fazla yer kaplıyorlar. Daha sonrasında ise başka bir kişinin günlüğünü okuyoruz ama söylersem belki spoiler olabilir. Kitabın sonuna gelecek olursak tün olayların altında yatan kişi aslında çok masum bir insan ve ne!! Diyiyoruz okuyunca. Yani bir insan bunkari nasıl yapabilir ki? Kitap hakkında söyleyeceğim çok şey var aslında ama ne desem spoiker olur o yüzden sizin okuyup görmeniz çok daha iyi olur. Bulursanız mutlaka okuyun bu kitabı!
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma
2/10
·343 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 10:43
Selamlar! Nasıl başlayacağımı bilemiyorum bu kitabı incelemeye.. Çünkü sevdiğim çok az şey var sevmediğim ise çok. Kitap bir tiyatro metini. Dil olarak oldukça anlaşılır, betimlemeler yerinde. Eğer tiyatro metinleri okumaktan hoşlanmıyor iseniz ilk başlarda biraz yadırgayabilirsiniz. Keşke kitap Harry Potter kitabı olmasaydı. Belki o zaman daha çok sevebilirdim. Ama kalkıp bunu serinin 8. Ve devam kitabı olarak söylersen... Hikaye bölümünde çok fazla boşluk ve eksik var maalesef. Önceki 7 kitap gibi her şey açıklığa kavuşmuyor ve askıda kalan parçalar ise öylece ortada kalıyor. Geçmiş kitaplarda olan kuralların birçoğu bu kitap için geçerli olmuyor. Maalesef.. Böylece olmayacak şeyden hikaye çıkarılmaya çalışılıyor.. 7. Kitabın bittiği yerden, 19 yıl sonradan başlıyoruz hikayeye. Albus Severus Potter, Ron ile Hermione'nin kızı Rose ve Draco'nun oğlu Scorpius'la trene biner. Hogwarts'a vardıklarında Scorpius tahmin edilebileceği üzere Slytherin'e seçilir, Rose ise Gryffindor'a. Herkesin Gryffindor'a seçilmesi beklenirken Albus Slytherin'e seçilir ve Scorpius ile yakın arkadaş olurlar. Yıllar yıllar sonra Harry'nin yara izi tekrar acımaya başlar. Albus ile Scorpius'un arkadaşlık etmesini engellemeye çalıştıkça Albus, Harry'den uzaklaşmaya başlar. 4 yıl sonra tıpkı Harry gibi diğer 2 çocuğuda Gryffindor'a seçilmişken Albus iyice kendisini babasından soyutlamıştı. Bu olaylardan sonra Cedric Diggory'nin babası Amos Diggory yanında yeğeni diye tanıttığı Delphi ile beraber Harry'i ziyarete gelir ve hikaye beklenmedik şekilde ilerler. Çok fazla spoiler vermek istemedim okuyacaklar için. Kitaptaki favori karakterim kesinlikle Scorpius. Hem eğlenceli hem de tutarlı. Her cümlesini severek okudum. Kesinlikle bu kitapta boşa harcanmış bir karakter bence. Dephi ve Albus bence
Edebiyat
Harry Potter and the Cursed Child - Parts One and TwoJ. K. Rowling · Little, Brown Book Group · 201612bin okunma
Reklam
Reklam