Romanın kahramanları Jar ve Rosa. Jar’ın Sevdiği kadın olan Rosa’yı bulmak için verdiği mücadeleyi ve çabayı okuyoruz. Babasının ölümünden sonra deprosyana giren Rosa, yazar olmak isteyen birinin deneyi olarak kullanılıyor. Ona yapılan eziyet ve işkenceler beni yer yer rahatsız etsede sevdiği adamın onu bulmak için denediği yollar ve tercihler okumaya değer kıldı. Kitap iki kısım halinde okunuyor Rosa’nın kaybolması ve bulunması. Mükemmel miydi? Değildi. Ama kötüde diyemicem.
Rosa'nın babasının ölümünden sonra yaşadığı ağır depresyon ve hayatına giren Jar'ın ona olan aşkının olay örgüsünü anlatan bir roman. Olaylar, günlük ve Jar'ın Rosa'yı bulmak için uğraştığı durumlar şeklinde gidiyor. Öğrenilmiş çaresizlik deneyinin kurbanı olan Rosa'nın aslında casus olmadığı ortaya çıkıyor. Bir bilimadamının yazarlık peşinde eşine ve Rosa'ya yaptığı deneylerin nasıl romanlaştırmaya çalıştığı gerçeğiyle yüzleştiriliyor.
Kitabın bir kısmı günümüzü anlatırken bir kısmı günlük sayfalarında oluşuyor . Konusuna gelecek olursak 5 yıl önce kaybolup ölü ilan edilen ama hiçbir şekilde cesedi bulunamayan Rosanin günlük kayıtlarının halası tarafından bulunması ile başlıyor. İlk başta çok sıkıcı olsa da işin içine Rosanin eniştesinin günlükleri de girince hayli merak uyandırıcı oluyor.
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma
Başları sürükleyici ama sonlara doğru aşırı sıkan bir kitaptı. Kurgu fazlasıyla karışık. Sonu ise çok tahmin edilebilir. Ana karakter sizden çok çok daha geç farkediyor olanları. Bu kadar kalın olup, mesele uzatılmasaymış çok daha iyi olurmuş.
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma
Kitabı okuyanlar ikiye ayrılmış sonuna doğru heyecanlı bulanlar ve sonuna doğru kitaptan kopuk olanlar. Ben sonuna doğru kitaptan kopan taraftanım maalesef. Bir de incelemelerde keşke spoiler yazmasak da daha okumamış insanlar kitabın sonunu daha başlamadan görmese daha güzel olur. Kısaca özetlemek gerekirse annesi küçükken vefat eden tek baba tarafından büyütülmüş, o da üniversiteye başlamadan önce vefat etmiştir. O sıralar Jar ile tanışan Rosa birbirlerine aşık olurlar ama Rosa bir anda intihar eder ve bedeni asla bulunamaz. Aradan beş sene geçtikten sonra bile Jar hayatını düzene sokamaz ve her yerde Rosa’yı görür. Kitabın arka kapağındaki yazıda Rosa’nın beni bul diyerekten mail gönderdiği yazıyor ama bu olay kitabın ortalarında oluyor neredeyse. Kitabın bölümleri ikiye ayrılıyor birinde Jar’ın ne yaptığını görüyoruz diğerinde de Rosa’nın günlüğünü okuyoruz. Aslında çok potansiyeli olan bir konu ama gereksiz uzatılmış ve detaylandırılmış. Yazarın dili de akıcı diyemem konu kendine çektiği için okudum ve daha finale gelmeden zaten Rosa’ya ne olduğunu tahmin ediyorsunuz ama Jar asla edemiyor bu yüzden de boşu boşuna 150 200 sayfa okumuş gibi hissediyorsunuz. Bilemedim güzel başlayıp kötü devam eden bir kitap oldu bu türde de akıcılık çok çok önemli bence isteyen bir şans verebilir ama bu türü çok sevmeyenlere önermem okurken zar zor bitirme ihtimaliniz çok yüksek.
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma
Bu kitabın beni bu kadar etkileyebileceğini tahmin etmiyordum. Kitap ilk başlarda çok karmaşık geliyor ancak kitap ilerledikçe de elimden bırakamadığım bir merak duygusu içindeydim. Rose’un beş yıl önce ölmesi ailesini kaybetmiş biri olarak normal karşılanıyordu. Ama erkek arkadaşı Jar bu duruma hiç inanmıyordu. Kitap boyunca Jar’ın sevgisine ve inandığı bu durum hakkında en ufak bir ipucunu bile değerlendirmesi, Rosa duyduğu sevgiye hayran kaldım. Ayrıca olay örgüsü klişelerden uzak olması da çok hoştu. Ancak kitabın bazı kısımlarında yanı spoiler olmasın ama deney, bodrum katındaki sır perdesi içinde gelişen olaylarda rahatsız edici kısımlar da olduğunu söylemeliyim. Kitabın sonunda da biraz da okumayı isterdim. Aklımda birkaç soru işareti daha kaldı.
"Chicago'ya 170 kilometre kaldı, bir tank dolusu benzinimiz, yarım paket sigaramız var, hava karanlık ve güneş gözlüğü takıyoruz."
"Bas gaza!"
Sessizlik..
İlk başta kitabı okurken çok karmaşık geldi sonlarına doğru kitap heyecanlanmaya başladı ve olay örgüsü çözülmeye başladı.Jar on Rose adında bir sevgilisi vardır ve 5 yıl önce intihar etti olarak biliyordur ama halisünasyonlar görür ve Rose un öldüğüne inanmaz ve araştırır. Bir süre sonra Amy (Rose bin halası) Jar a bir günlük getirir ve günlük Rose aittir. Günlüğü götürmesini Martin istemiştir(Rose nin eniştesi). Günlükten sonra Rose ile dünyanın sonunun geldiğinde burada buluşalım dediği yerde Rose bulur ama bir adam yine kaçırır. Bu arada Rose ajanlık için kaçırıldığına ve farklı olaylara inanır ama aslında Rose halasının kocası kaçırır ve üstünde deneyler yapar . Martin bir farmakolog ve antidepresan için ilaç üretir ama hayvanlar üzerinde deneyler yaptığı için işten atılır. O da kendine bir laboratuvar kurup 5 yıl Rose un üstünde acımasız deneyler yapar. Rose ilk başta günlükte yazılanlar gibi kaçırıldığını sanar ama 2 yıl sonra Martin olduğunu anlar. Martinde bu yaptığı deneyleri darkwepte yayınlar ve Jar olayları çözer ve Rose un yerini bulur o sırada Rose da kaçmak için plan yapar ama başarısız olur. Jar ,Rose kurtarır yanından ayrılmak istemez . Amy de utandığı için yanlarına gidemez bunlar olurken de Martin karısına yasak olan ilaçları verir ve onun duygularını uyuşturduğu için hiçbir şeyin farkına varamaz.
Merhaba kitap sever dostlarım bugün sizlereBeni Bul kitabının yorumuyla geldim.
Konusu
Rosa, tam beş yıl önce karanlık bir gecede iskelenin en uç noktasına doğru yürüdü.
Bir süre, girdap yapan derin suları izledi. Sonra da kendini o derinliğe bıraktı. Umut vadeden bir Cambridge öğrencisiydi. Babasını kısa süre önce kaybetmişti. Ölümü trajikti ama beklenmedik değildi.
Yetkililer Rosa’nın intihar ettiğine karar verdiler. Ancak Rosa’nın erkek arkadaşı Jar, buna inanmıyordu. Yıllar boyunca her yerde onu gördü –istasyonda beklerken önünden geçen trenin cam kenarı koltuklarından birinde, yürüyüş yaptığı parktaki bir bankın üzerinde… Gittiği her yerde yanındaydı Rosa. Aradan geçen yıllar Jar’ı, Rosa’nın ölmediğini kanıtlamak konusunda neredeyse takıntılı birine dönüştürdü. Herkes onun paranoyak olduğunu düşünüyordu. Ta ki bir gün Jar, Rosa’nın adresinden gönderilen o e-postayı alana dek:
Beni bul, Jar. Beni bul, onlar bulmadan önce…
Yorumum
Harika bir kitaptı, çok sevdim tam gizem-gerilim olmasada çok merak uyandırıcı ve tam rs den cikmalik bir kitap. Hele ki o sonu... sonunda her şeyin açığa çıkması iyiydi. İlk başlarda 1 bilum Rosa'nın günlüğünden okurken bir bölüm Jar'ın ağzından okuyorduk. İlk başta o günlük kısımları olmasada olurmuş diyerekten okudum ama daha sonrasında ise iyiki de varlar dedim çünkü hikayenin oturmasına çöl fazla yer kaplıyorlar. Daha sonrasında ise başka bir kişinin günlüğünü okuyoruz ama söylersem belki spoiler olabilir. Kitabın sonuna gelecek olursak tün olayların altında yatan kişi aslında çok masum bir insan ve ne!! Diyiyoruz okuyunca. Yani bir insan bunkari nasıl yapabilir ki? Kitap hakkında söyleyeceğim çok şey var aslında ama ne desem spoiker olur o yüzden sizin okuyup görmeniz çok daha iyi olur. Bulursanız mutlaka okuyun bu kitabı!
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma
Sürükleyici bir kitap olduğunu düşünmüyorum ve çoğu yerde bırakıp başka bir güne atladığı için karışık ve anlaşılması zor olmuş bunca şeye rağmen olayın başlangıcı ve bitişi güzeldi.
Beni BulJ. S. Monroe · Nemesis Kitap · 2017168 okunma