1926'da Güneş de Doğar adlı roman yayımlandığında sansasyon yarattı. Romanın kahramanı olan Jake Barnes adlı delikanlı savaşta yaralanarak cinsel gücünü kaybetmiştir. Duyduğu cinsel arzuları tatmin ede-mez ve içine düştüğü bu çıkmaz onun için hayatı anlamsızlaştırır; edebiyattaki ilk varoluşçu kahramanlardan biridir.
Bence başkaları hakkında öğrendiğimiz şeylerin çoğunu o kişilerin bize anlattıklarından öğrenmiyoruz. Gözlemlediklerimizden öğreniyoruz. İnsanlar ne isterlerse anlatabilirler.
Jake'in de bir keresinde söylediği gibi, insanlar, "Tanıştığımıza memnun oldum" derken aslında farklı bir şey düşünüyor, bizim hakkımızda bir yargıya varıyorlar. Aslında hissettikleri şey kesinlikle "memnuniyet" değil ama böyle diyorlar yine de, biz de sessizce başımızı sallıyoruz.
Jake bir keresinde şöyle demişti: "Bazen düşünceler gerçeğe eylemlerden daha yakındır. Her istediğini söyleyebilirsin, her istediğini yapabilirsin ama her istediğini düşünemezsin." Her istediğini düşünemezsin ve benim aklımdaki düşünce belli.
Beni kaygılandırıyor. Gerçekten öyle. Belki sonumuzun nasıl geleceğini önceden bilmem gerekirdi. Belki de sonu baştan belliydi.