"Girdiğinde kapıyı yavaşça aç, çıktığında ise kapıyı yavaşça kapat, bu dünya öyle bir yer ki haktan ibarettir. Canlı cansız, dilli dilsiz herkesin bir hakkı vardır. Kapıyı hoyratça çarpıp gidersen kapı senden hakkını, seni kendisine tekrar muhtaç ederek alır. " Hace Alaaddin,in bu muhteşem sözleri ile bitiriyor yazar hikayeyi .
Ne okudum,nasıl okudum kayboldum sayfalarında ilmek ilmek işledi her bir satırı ömür sermayeme .Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum .
Hikaye Zühre Ömer ve Hace Alaaddin (İmam-ı Rabbani hz )nin hikayesi sayfaları çevirip okurken sanki bir film izliyor gibi ,canlandırıyordum zihnimde hüzün, hasret ,kavuşma, ilim, kul olma ve kulluk sevdası bütün bunların kiymeti daha çok işledi zihnime.
*Ben kapıyı çalmıştım. Kapı açılır mı, açılmaz mı bilmem ama kendisine kapı açılanlar kapıyı edeple çalanlardı.
Edep ki ebediyen lazımdı.