Anlık hükümlerimiz ne zaman iyi, ne zaman kötü? Hızlı anlamlandırma güçlerimizi daha iyi bir düzeye getirmek için neler yapabiliriz? Kitap günlük hayattaki anlık hükümlerin ve ilk izlenimlerin öneminden bahsederken psikolojik deneyler, araştırmalar, tarihten örnekler ve hikayeler yoluyla hızlı anlamlandırmalarımızın ve anlık kararlarımızın nasıl daha iyi sonuçlar verebileceği üzerine düşündürüyor.
Şahsi olarak bu okuma sonucunda inandığım kadarıyla -belirli bir konuya özel olarak- kişinin yaşam boyu öğrenmeleri, izlemeleri ve yapmaları sonrasında elde ettiği bilgelik ile içgüdüsel olarak verdiği anlık hükümler (deneyim miktarı önemli) daha sağlıklı sonuçlar doğurabilir. Antik yunan heykeli hikayesinde heykelin gerçek-sahte ayrımını tek bakışta yapabilen sanat uzmanları gibi. Tabi bir çok karşıt örneği de mevcut kitapta. Yorumlamak kişiye özgü. Bu bakış açısı elbette tek bir yönden. Kitapta bir çok farklı yönden bakmamızı gerektiren zilyon hikaye mevcut. Üzerine çok tartışılabilecek, beyin fırtınası yapılabilecek ve bence hoş bir kitap. Özellikle "Münazara için sorular ve başlıklar" adlı son kısmı tartışmak müthiş zevkli olurdu.
Yazarın bu kitabının okuduğum diğer kitabına -Outliers- göre daha az ilgi çekici olduğu gerçek. The Tipping Point'in de daha iyi olduğunu duydum ve okuma listeme ekliyorum.