"Zaten öykü dediğin de öyle olur... Büyük bir değişim. Akla hayale gelmeyecek bir değişim. Mutluluğun tek bir türü vardır, ama mutsuzluk bin bir şekilde ve büyüklükte gelebilir. Tolstoy'un dediği gibi: 'Mutluluk masal, mutsuzluk ise öyküdür.'
Eğer henüz okumadıysan Euripides'in, Aishylos'un trajedilerini okumanda fayda var. O kitaplarda, bizim çağımızdaki köklü sorunların birçoğu berrak bir şekilde tasvir edilmiş. Hem de koro halinde."
"Koro?"
"Yunan tiyatrosunda koro denilen, şarkı söyleyen topluluklar vardır. Onlar, sahnenin arkasında sıralanıp ağız birliğiyle durum açıklaması yaparlar, sahneye çıkan kişinin ruh halini anlatır, bazen de sahnedeki kişiyi belli konularda ikna etmeye çalışırlar. Oldukça etkili birşey. Keşke benim arkamda da onlardan olsa."
"Schubert'i anlamak için kendini alıştırman gerekiyor. Ben de ilk dinlediğimde sıkılmıştım. Senin yaşında çok normal. Ancak, zamanla anlarsın. Şu dünyada insanlar can sıkıcı olmayan şeylerden hemen bıkarlar. Bıkmadıkları şeyler ise çoğunlukla can sıkıcı şeylerdir. Bu her şeyde böyle olur. Benim sıkılmaya harcayacak zamanım var, ama bir şeylerden bıkmaya harcayacak vaktim yok.