Puan vermedi·87 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:08
#okudumbitti#biryerde Chance yetimdir ve kendini bildi bileli İhtiyar Adam dediği kişinin yanında bahçıvan olarak çalışmaktadır. Dış dünyayla bağlantısı yoktur, odasında televizyon seyreder, bahçeyle ilgilenir. Hayatı bu şekilde tek düze akar gider. Bir gün İhtiyar Adam ölür ve şirketinden evi denetlemeye gelen kişiler Chance’a ait ne bir kimlik ne de varlığına dair ne bir çalışma kaydı vardır. Okuma yazma da bilmez. Daha sonra Chance evden taşınmak zorunda kalır ve evden çıktığı gün araba kazası geçirir. Kazadan sonra kendini zengin bir malikanede bulur ve ona çarpan kişinin yanında yaşamaya başlar. Zengin ve nüfuzlu bir kadın olan E.E , Chance’ı üst düzey yöneticilerle, bürokratlarla tanıştırır ve herkes ondan çok etkilenir. Konuşmalarına hayran kalırlar. ayrıca Chance televizyona da çıkmaya başlar ve giderek tanınan bir figür olur. Ancak Chance’ın hiçbir konuda hiçbir bilgisi yoktur. Tavırları sadece televizyonda izlediği programlardan öğrendiği kadarıyladır. Çevrede göz önünde olmaya başladıkça üst düzey yetkililer onu araştırır ancak hiçbir şey bulamaz. Ve Chance çevresinde olup bitenlere kayıtsız bir şekilde akışta kalarak olduğu gibi yaşar. ️ Roman sonunda Chance’ın bahçeye çıkmasıyla son bulur. Ne kadar manidar Bir Yerde eseri oldukça kısa ama üzerine çok konuşulacak kara mizah-hiciv romanı aslında. İnsanlar Chance’in konuşma içeriğine değil de kendi algılama şekillerine bakıyorlar. Hayatta üst düzey konuma gelmek için bazen çok zeki, çok eğitimli olmak değil de şans (Chance başkarakter) ,tesadüfi durumlarda buna yol açabiliyor. En nihayetinde insanlar görmek istediklerini görüyorlar. Siyasiler ve bürokratların egolarının eleştirisi yapılmış ve insanların otoriteye körü körüne inanması, sorgulamadan her şeyin kabul edilmesi de eleştirilen diğer
Bir YerdeJerzy Kosinski · E Yayınları · 1990541 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 44. kitabı
Bir savasin tum kitayi etkiledigini, aclik ve zulmun sinirlarinin olmadigi bir kitapti okudugum. Otobiyografik ogeler barindiran bu kitapta bir cocugun gozunden 2.Dunya savasinin olusturdugu kaosu okuyoruz. Ilk defa bir romanda soykirimdan az bahsedip Dogu Avrupa halklarinin da cektiklerini anlatmis. Tavsiyedir.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi
Tanrı her gece kosinskinin gözlerini kızıla boyarmış. Kosinki ise nedenini öğrenmek için bu kitabı yazmış. II. İkinci dünya savaşında atılan oltanın şeytan çocuğa denk gelip tuttuğunu görüyoruz. Kitapta Yahudilerin yaşadığı holokost katliamında sadece Yahudilerin değil, aslında çingenelerin de zulüme uğradığını öğreniyoruz. İnsanlık en fazla ne kadar vahşileşebilir ve barbarlaşabilir? Savaş olduğu sırada savaşanlar, savaş kurbanlarından daha mı iyiler? Sorular, acılar ve karanlık taraflar kitabın her sayfasında önünüze çıkıyor. Bu şaheseri okuyan kişi ne kadar empati duygusuna sahip olursa olsun, ben olsam nasıl hayatta kalırdım sorusuna cevap bulamayacak. Çünkü kitapta planlar, projeler ve akıl yürütmeler yok, sadece kötü bir talih var....
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:28
Kitap +25 yaş bence altı okumasın hatta midesi psikolojisi çoğu insanın kaldırmaz. Zorlanarak okuduğum çok yer olmasına karşın savaşı çocuk gözlerinden anlatması ilgi çekici.insanların ne kadar acımasız olabileceğini gözler önüne sermiş. birçok duyguyu aynı anda yaşatıyor. Akıcı anlatımı var.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Boyalı Kuş
9/10
·172 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 19:02
Boyalı kuş kitabı sarsıcı bir kitap. Adını hiçbir zaman öğrenemediğimiz dokuz yaşındaki bir erkek çocuğunun başından geçen olaylar anlatılıyor. Savaşın acı yüzünü ve en çok çocukları etkilediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Köy köy dolaşan ve her gittiği yerde istenmeyen çocuk değişik olaylarla karşılaşır. Batıl inançların insanlar üzerindeki etkisi korkunç. Örnek verecek olursak; birinin ağızındaki çürük dişleri sayılırsa o kişinin 3 gün içinde ölüceğine inanıyorlar. Ve ya köye uğursuzluk getirdiğine inanılan kişiyi bir hayvanın sidik torbasıyla nehre salıyorlar böylece uğursuzluğun gideceğine inanıyorlar. Bunun gibi daha pek çok saçmalık. Okurken ağzım açık kaldı. Asıl insana ürperti veren ise, tutsak insanların gaz odalarında boğulması ve fırınlarda diri diri yakılması, kaşıkla insanın gözlerinin çıkartılması,veya insan dışkısıyla dolu çukura atarak boğmak, bunun gibi akıl almaz işkenceler. Kitapta ensest ilişkiler, çocuk istismarı ve daha pek çok rezillik vardı. Kitap sarsıcı bir kitap. Asıl sarsıcı olan ise bunların gerçekte de yaşanıyor olması. Kitapta şiddetin şiirini yazan yazar diye yazılmış ama şiddetin şiiri olamaz. Kitabtan bunları çıkarırsak okunur bir kitap. Kitabı çokta gömmek istemiyorum. Kitap sarsıcı ama güzel. Kesinlikle 18 yaş altının hatta 25 yaş altının okumasını tavsiye etmiyorum. Ve herşeyden çabuk etkilenen biriyseniz hiç okumayın. Ben kitabı genel olarak beğendim. Rahatsız olduğum konuları yukarıda yazdım. Onun haricinde iyiydi.
Edebiyat
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 19915,6bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 42. kitabı
#JerzyKosiński ’nin #BoyalıKuş romanı, İkinci Dünya Savaşı sırasında hayatta kalmaya çalışan altı yaşındaki Yahudi bir çocuğun sarsıcı hikayesini anlatıyor. Ailesinden uzakta, güvenli olduğu sanılan köye gönderilen bu küçük çocuğun dramı, aslında yazarın kendi hayatından da izler taşıyor. Hikaye ilerledikçe çocuk; açlık, soğuk ve savaşın yıkımıyla mücadele ederken bir yandan da köylülerin batıl inançlarından kaynaklanan şiddetine maruz kalıyor. Kitapta öteki olmanın ne kadar ağır bir yük olduğu, tarihsel göndermelerle ve çok güçlü bir dille işlenmiş. Yazar, şiddetin doğasını sorgularken köylülerin cehaleti ile Nazilerin vahşetini aynı düzlemde ele alıyor. Doğu Avrupa’nın o karanlık ve mistik atmosferinde geçen bu yolculuk, aslında insan vicdanının ve merhametinin ne kadar kolay yok olabileceğini gösteriyor. Kaosun tam ortasında sessizleşen bu çocuğun hikayesi, şu cümleyle adeta özetlenmiş: "İnsanlar anlaşamadıklarına göre, dilsizliğin de önemi yoktu." Okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkamayacağınız, oldukça sert ama etkileyici bir eser. Yeni kitaplarda buluşmak üzere. ️“Çocukları tehlikeye düştüğünde yardımına koşmazlarsa neye yarardı anneler, babalar! “24 ️“Bir insanın kör olması daha önce görmüş olduğu her şeyi unutmasına da sebep olur mu diye merak ediyordum. Eğer öyleyse o zaman rüya bile göremezdi ki! “51 ️“ İnsanlar ne yağmurun, ne ateşin ne de rüzgarın işlenmiş bir suçun izlerini silemeyeceğine inanmışlar. Çünkü adalet, saf ve masum birinin kafasına inmeden önce durmasını da bilen güçlü bir elin tuttuğu koca bir balyoz gibi asılı dururdu dünyanın üstünde.” 97 ️“Böylesine sefil ve zalim bir dünya onun hakimi olmak için gösterilen bunca çabaya değer miydi? “101 ️“Zararı tek kişiye dokunacak olan bir kötülükle, kalabalıkları etkileyecek olan bir
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma