Adamın dudakları seğiriyor hafifçe. "Her insanın tek bir yaşamı vardır. Kulağı ise iki tane."
"Öyle olabilir ama bir tanesi gidince bir daha gözlük takamaz."
"Uygunsuz bir durum." diyor adam.
Konuşmaları burada sona eriyor. Adam kaskını takıyor. Sonra pedala basıyor dönüp gidiyor.
Beni rahatsız eden bir rüya gördüm.
Büyük, kara bir kuştum ve vahşi ormanın üzerinde batıya doğru uçuyordum. Kötü yaralanmıştım ve tüylerim kara kanla kaplanmıştı. Gökyüzünün batısında uğursuz kara bulutlar toplanmaya başlamış, hafif bir yağmur kokusu yayılmıştı etrafa. Uzun zamandır ilk kez rüya görüyordum. O kadar uzun zaman olmuştu ki, bunun bir rüya olduğunu anlamam zaman almıştı.