Artık yeni insanlar sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.
Neden üst katlarda daracık, alçakgönüllü, içtenpazarlıklı olmayan odalarda oturan, üniversiteye giden, çalışan, düşünen, yazı makinasıyla sık sık yazı yazan, plâk dinleyen, karikatürleri izleyen, bedava dergi karıştıran, şapka kullanan, kötü şaraplar içen değil de içmek zorunda bırakılan genç yurttaşlardan işgillenirler bilmem.
Camus bugünü yaşamakla ilgili şunu tavsiye ediyor: " Dışarı çıkın, güneşin tadını çıkarın, sahilde yürüyüşe çıkın, biraz futbol oynayın, bir arkadaşınızla kafede öğle yemeği yiyin, umutsuzluğa kapılmayı reddedin ve hayata devam etmeyi seçerek varoluşun anlamsızlığını kucaklayın."