📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
şunu kavramıştım, üzülerek:—
senin dünyana hiç ulaşamayacaktım: senin dünyanı oluşturan bakış, benim bakışım olmamıştı hiç; senin yaşadıklarını ben hiç yaşamamıştım— seyirciydim yalnızca senin dünyan karşısında.
bu acı verdi bana.
ancak bir kez çıkıp inmiştim o yokuşu senin ile birlikte— onu ne çok kez birlikte çıkıp inmemiş olduğumuzu görmekten başka bir şey de veremezdi artık bana: senin yokuşun, benim yokuşum olmamıştı— "çok geç" düşüncesi belirdi kafamda—
çok geç: işte, birlikte yaşamamız gereken, senin ile benim biz olmamızı gerektiren, yaşanmışlar, yaşananlar,
yaşanacaklar, yaşanmamıştı—
— çünkü, senin için bile artık 'geçmiş' olan o şeyler, benim için hiç 'gelecek' bile olamayacaktı; 'şimdi'ydi ancak orada olan— tek bir kez, işte: birkaç yaş, birkaç ağaç, birkaç damla, birkaç yaprak; hepsi de tek bir iniş-çıkış içinde...
kişi, sevdiğini, o öyledir diye mi sever; o, kendine uygundur —giderek, istediği gibi olur— diye mi sever?
'bıçak sırtı' gibi bir düşünceydi—
karşı sorular: ya 'öyle' değilse?
ya, o, kişinin 'istediği' gibi olmayacaksa?
ikili çelişme...
onu, öyle, tam olduğu gibi mi sever; kendine uygun olur diye mi sever?
bu sorular yanıtlanabilir mi hiç?