Saklamak için bu kadar inat ettiğin sırların nedir Henry çocuk derken cevabına ulaşamadan kapattım son sayfayı. Umarım gerçekten gerekli sebeplerin vardır yoksa Liv'i boş boşuna üzmüş olacaksın. (Göz deviren kadın dayanışması. Evet dayanışma göz deviriyor.) Onun haricinde pek bir olay olmadı zaten. Sürekli Gizemli kim olabilir, Anabel mi daha kötü Arthur mu, Mia'ya bunu yapan kim, Jasper neden kitabın ortasında falan çıkıp gelmedi çünkü onsuz çok sıkıcı, Lottie böyle lezzetli çörekler yapmayı nereden öğrendi derken bitti bile. Açıkçası biraz geçiş kitabı gibi olmuş çünkü gerçekten hiçbir şey olmadı ya. (Bu sefer göz deviren emoji.) Yazar ilk kitaptaki iblis ve lanetinden vazgeçmiş gibi, sanırım Liv onu da böyle bir şeyin olamayacağı konusunda ikna etti. Üçüncü kitabı merakla okumaya gidiyorum çünkü cevaplanması gereken çok soru var. Özellikle sen Henry çocuk.
Yani, ne diyebilirim ki... Su gibi akıp gitti, bir günde bitti. Ne kafiye ama. Şaka maka aşırı hızlı bitti çünkü hiç yormayan akıcı bir dili var. Kerstin Gier'in anlatımını seviyorum. Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi de insanı yormuyordu, bu seri de. Eksi olarak nitelendirebileceğim tek yanı olayların bir anda olması. Hiç uzatmadan bir anda hop oldu bitti. Bir durun kardeşim yav, olaya kendimizi yeni dahil etmişken bir anda bütün muhabbet değişiyor. Onun haricinde Liv ve Mia'nın ilişkisine de bayıldım ve keşke bir kardeşim olsaydı dedim bir kez daha. Yazarın başrol karakterlerini eğlenceli yapmasını seviyorum galiba. Son olarak Grayson... Sen gerçek misin ya? Bana da abilik yap lütfen.
SilberKerstin Gier · Pegasus Yayınları · 20162,139 okunma