buket

8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2021 01:41
Yani, ne diyebilirim ki... Su gibi akıp gitti, bir günde bitti. Ne kafiye ama. Şaka maka aşırı hızlı bitti çünkü hiç yormayan akıcı bir dili var. Kerstin Gier'in anlatımını seviyorum. Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisi de insanı yormuyordu, bu seri de. Eksi olarak nitelendirebileceğim tek yanı olayların bir anda olması. Hiç uzatmadan bir anda hop oldu bitti. Bir durun kardeşim yav, olaya kendimizi yeni dahil etmişken bir anda bütün muhabbet değişiyor. Onun haricinde Liv ve Mia'nın ilişkisine de bayıldım ve keşke bir kardeşim olsaydı dedim bir kez daha. Yazarın başrol karakterlerini eğlenceli yapmasını seviyorum galiba. Son olarak Grayson... Sen gerçek misin ya? Bana da abilik yap lütfen.
SilberKerstin Gier · Pegasus Yayınları · 20162,139 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

buket

, bir kitap okudu
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
8 saatte okudu
·
2021 3. kitabı
Kerstin Gier
8/10 · 2.139 okunma
Lissa'yı öpmek için edildiği sırada kapı çalındı. "Kapıya bakma," dedi Christian. Lissa duraksayıp oturma odasına baktı. Christian'dan kurtulup kapıya gitti. Birkaç adım kala başını salladı. "Adrian geldi." "Yanıt vermemek için bir neden daha," dedi Christian.
Sayfa 295·Kitabı okudu

buket

, bir kitap okudu
9/10
·568 syf.··
Beğendi
·
26 saatte okudu
·
2021 2. kitabı
Richelle Mead
8.7/10 · 1.014 okunma
9/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2021 17:46
Geerçekten ne diyeceğimi bilemiyürüm... Sonunda seriyi bitirebildim ve ilk kitabından sonra bu kadar hızlı bitirebildiğim diğer kitabı bu oldu. Daha bu kitaba başlamadan birinci kitabın yeri bende çok ayrı olduğu için, oraya geri dönmeyi istemiştim. Ama bu kitap da dur orada, burası da aynı öyle dedi resmen. Macera bütün seri boyunca devam etmişti ama buradaki sırlar ve gizemler pür dikkat sayfaları çevirmeme sebep oldu. Bir Rose, bir Lissa gözüyle yazılmasını da sevdim. Böylece hem Rose'un Lissa için çabalarını, hem Lissa'nın Rose için çabalarını ve bir sürü karakteri okuduk. Sanırım kitapta en sevdiğim kısım Mikhail ile Sonya'nın kavuşmasıydı, Mikhail yaptığı fedakarlıklarla bunu o kadar çok hak etmişti ki son sayfaya kadar lütfen bir şey olmasın diye nefesimi tuttum. Olan oldu, ama Mikhail'e değil: Adrian, alkollü ve sigaralı kekim... Rose'un ona yaptıklarına aşırı sinirleniyorum ama yazarın diğer bir yan serisinde Sydney ile başrol olduğunu bilmek de züğürdün tesellisi oluyor sanırım. Ve yazar resmen birkaç yerde, bakın ben Adrian ile Sydney'i bir sonraki serimde başrol yapacağım, bu satırlar da bunun sinyali, der gibi cümleler eklemiş. Hepsini suratımda sırıtışla okudum. Kitapla ilgili beğenmediğim tek şey sonunda Christian ve Eddie ile ilgili pek bir diyalog olmamasıydı. Christian önce ebeveynleri sonra halası tarafından ihanete uğramışken daha düzgün bir veda beklerdim. Veya en sevdiğim karakterlerden, cesareti ve fedakarlıklarıyla içimi ısıtan Eddie'nin bir gözükmesini isterdim. Bir de koskoca Kraliçe nasıl gardiyanlara karışamıyormuş yahu, Tatiana Lissa'nın gardiyanlarını seçmişti? Lisa'nın, Eddie'yi gardiyanı olarak almasını çok isterdim. Sırf bu yüzden, şaka şaka bir sürü sebepten buruk bitiriyorum seriyi. Sadece sonunda Dimitri ile Rose'un kavuşabilmesine,
Son FedakarlıkRichelle Mead · Artemis Yayınları · 20121,014 okunma