Nevra

Nevra
@jiyumeo
10/10
·136 syf.··
2025 29. kitabı
“Beyaz Zambaklar Ülkesinde” benim için sadece bir kitap değil, bir utanç aynası gibi. Çünkü satır aralarında Finlandiya’nın karanlıktan aydınlığa çıkış hikâyesini okurken, ister istemez Türkiye’nin bugününe dönüp bakıyorsun. Grigory Petrov’un anlattığı o halk, bir zamanlar cehaletin, yoksulluğun ve umutsuzluğun içinde debelenirken; bir avuç insanın inancıyla yeniden doğuyor. Eğitimle, çalışkanlıkla, birlik duygusuyla. Ve sonra ister istemez insan düşünüyor: Biz neredeyiz? Atatürk’ün bu kitabı müfredata koymak istemesi boşuna değilmiş. Çünkü Petrov’un anlattığı şey bir ütopya değil, yapılabilir bir şey. Gerçek bir “uyanış” hikâyesi. Fakat ironik olan şu ki, biz bu kitabı yıllardır okuyoruz ama içindekileri hiç yaşamıyoruz. Beyaz zambakların açtığı ülke, bataklığı kurutmuş; bizse hâlâ bataklığın içinde kimin daha temiz olduğunu tartışıyoruz. Kitap bana umut da veriyor, öfke de. Umut, çünkü halkın gerçekten değişebileceğine dair bir örnek sunuyor. Öfke, çünkü biz o örneği elimizin tersiyle itmişiz. Eğitim hâlâ bir “öncelik” değil, liyakat hâlâ bir “tesadüf”. Petrov’un Finlandiya’sı, halkın kendi kendini yeniden inşa ettiği bir ülkeyken; bizim ülkemiz hâlâ o inşaatın temelinde tuğlaları kim çaldı diye kavga ediyor. Yine de kitabı her okuduğumda içimde bir yer kıpırdıyor. Belki bir gün biz de kendi “beyaz zambaklarımızı” yetiştiririz. Belki bir gün birileri bu satırları, sadece bir “önerilen kitap” olarak değil, gerçekten bir yol haritası olarak okur. Benim için 10 üzerinden 10’luk bir eser. Çünkü hâlâ bizi rahatsız ediyor. Hâlâ yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Ve belki de en çok bu yüzden değerli.
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
8/10
·104 syf.··
2025 26. kitabı
Oscar Wilde’ın Önemsiz Bir Kadın’ı bence adının aksine “önemsiz” değil, ama fazla parlamayan bir eser. Wilde’ın zekâsı, alaycılığı yine yerinde; ama bu kez o parlak cümlelerin arkasında daha duygusal, daha insani bir taraf var. Yine de, dramatik kısmı biraz abartılı buldum. Kadın karakter güçlü ama Wilde onu gerçekten anlamaktan çok “temsil ettiriyor” gibi, yani duygularını değil, fikrini konuşturuyor. Beni etkileyen şey, Wilde’ın bu kez sadece zeka gösterisi yapmamasıydı. Ama aynı zamanda beni yoran da buydu, çünkü ne tam duygusal, ne tam entelektüel. Arada kalmış bir oyun. Yine de finalinde, o sessiz yüzleşme sahnesinde, Wilde’ın insana dokunan tarafı beliriyor. Kısa, etkisi sınırlı ama dürüst bir eser.
1000Kitap
Önemsiz Bir KadınOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20246,7bin okunma
8/10
·264 syf.··
2025 21. kitabı
Babalar ve Oğullar benim en sevdiğim kitap değil ama kesinlikle beni en çok düşündürenlerden biri oldu. Turgenyev’in yazdığı o dönemin havası, kuşak çatışmasını bu kadar çıplak şekilde anlatması gerçekten etkileyici. Kitabı bitirdiğimde bir süre sessiz kaldım çünkü karakterler çok tanıdık geldi. O “eskiyle yeninin çatışması” sadece 19. yüzyıl Rusya’sına değil, bugüne de ait bir şey gibi. Kitabın merkezindeki Bazarov, kesinlikle unutulmaz bir karakter. Akılcı, inatçı, duygulardan nefret eder gibi görünen ama aslında içten içe parçalanan bir adam. Bir noktada ona hak veriyorsun, çünkü o da düzene, boş inançlara, sahte otoritelere karşı. Ama sonra fark ediyorsun ki onun da kendi içinde başka bir şey var: duygusuzluk. Bu da kitabın en vurucu yanı bence, hiçbir ideoloji, insanın kalbini tamamen susturamıyor. Yine de kitabın bazı kısımları insanı yoruyor. Turgenyev’in dili ağır, bazı yerlerde fazlasıyla felsefi. Karakterlerin uzun uzun tartıştığı bölümler, özellikle politik ve toplumsal fikirlerle dolu sayfalar, bir süre sonra tempoyu düşürüyor. Bir noktada kendimi hikâyeyi değil, bir fikir çatışmasını okuyor gibi hissettim. Beni en çok etkileyen şeylerden biri, kitabın sonunda Bazarov’un dönüşümü oldu. O kadar güçlü, umursamaz, duygulara karşı duran biri olarak başlamıştı ki, sonunda kırıldığını görmek gerçekten içimi burktu. Çünkü o an anlıyorsun: ne kadar inat edersek edelim, insan duygularını yenemiyor. Bence Turgenyev bu yönüyle çok dürüst davranmış. Ama bazı yerlerde yazarın “tarafsız” kalmaya çalışması beni biraz rahatsız etti. Sanki kendi karakterlerini tam savunamıyor, onlara mesafe koyuyor gibi. Belki bu yüzden kitapta biraz duygusal eksiklik var, fikir çok güçlü ama duygu bazen geri planda kalıyor. Yine de, Babalar ve Oğullar bana şunu düşündürdü: Zaman
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
8/10
·57 syf.··
2025 10. kitabı
Ortaokulda okuyup, sunumunu yapıp, 40 kişilik sınıfı okumaya ikna ettiğim bir kitaptı. Hâlâ daha çok seviyorum. Babasıyla arasındaki sorunları, en ufak şeye bile takılı kalması, gerçekçiliği, yazım dili, kısacası her şeyi hoşuma gidiyor. Her gencin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.
1000Kitap
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254,1bin okunma
1/10
·68 syf.··
2025 9. kitabı
Takıntılı, hastalıklı bir kadının yıllar önce görüp kafayı taktığı bir durumu aşk hikayesi diye kakalamışlar resmen. kitabı okumadan önce gördüğüm her alıntı, video o kadar abartıyordu ki, ben normal bir aşk hikayesi sanıyordum. sadece hastalıklı bir kadından ibaret. vakit kaybı denmez ama abartılacak bir yanı da yok
1000Kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma