Yeryüzüne ve yeryüzünün ruhuna
ayak uydurabilmek için çalışırsınız. Çünkü aylaklık, mev-
simlere yabancı düşmek, heybetle ve mağrur bir teslimi-
yetle sonsuza yürüyen yaşam kafilesinin dışında kalmaktır.
Bebesini göğsüne bastırmış bir kadın dedi ki, bize
Çocuklardan Söz Et. O da dedi ki: Çocuklarınız sizin
çocuklarınız değil. Onlar Hayat'ın kendine duyduğu
hasretin oğulları ve kızları.
Onlar sizin sayenizde gelir ama sizden değildir. Si-
zinle birlikte olsalar da size ait değildir. Onlara sevgini-
zi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil... Zira kendi
düşünceleri var onların.
Onların bedenlerini barındırabilirsiniz ama ruhları-
nı değil... Çünkü ruhları geleceğin evinde, sizin düşleri-
nizde bile ziyaret edemeyeceğiniz o yerde yaşar.
Onlar gibi olmaya çabalayabilirsiniz, ama onları
kendinize benzetmeye çalışmayın.
Çünkü ne geri gider yaşam ne de oyalanır dünle.
Sizler yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan fırlatılan
canlı oklar.
Okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve okları
tez gitsin, ırak gitsin diye gerer sizi var gücüyle.
Okçunun elinde gerilmek mutluluk versin size; çün-
kü O sağlam yayı da sever, uçan oku sevdiği kadar.
Her iletişim faaliyetinin bir içerik, bir de ilişki olmak üzere iki düzeyi vardır; ilişki düzeyi içerik düzeyine anlam veren çerçevelyi oluşturur ve bu nedenle daha üst aşamadadır.