Jo, arkasındaki büyük ilan panosuna iliştirilmiş halde duran tek şey olan küçük, kare takvime baktı. Her günün bitiminde o günün üstünü çizerdi. Bazen bunu zamanın çabuk geçmesi için ısrar edermiş gibi gün bitmeden yapardı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yengeci bacağından tuttuğu gibi çok uzaklara fırlatıyor Mahmut. Kumlara yatırıyor Birijit’i, dünyanın en güzel kadını Mahmut’un altında inlemekte, inlemeler hava kabarcığı halinde su yüzüne ulaşmakta. Görkemli bir sevişme, görkemden ürküp kaçıyor karidesler, karideslerin düşünceleri hava kabarcıksız dağılıyor denizin dibine. Mahmut Birijit’e, Birijit Mahmut’a doyamıyorlar, bir türlü bitmiyor sevişme. Mahmut bas bas kabarcıklıyor suyu:
— Jö tem Birijit! Jö teeem! Birijit!
— Ne jetem’i? Birijit kim?
diye ite kaka uyandırılıyor Mahmut.
"Girard'ın teorisine göre temel ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesinde ne istediğimizi bilmeyiz. Bu yüzden etrafımızı taklit eder, başkalarının değer verdiklerine değer veririz. Çevrenden sürekli Mick Jagger'ın ne kadar seksi olduğunu duyarsan aslında korkunç göründüğünü düşünsen bile sen de sonunda onu arzulamaya başlarsın."