John Gray
"Nasıl bir kadın cinsel ilişkiye girmek için önce sevgiye gereksinim duyuyorsa, bir erkek de sevgiye açılabilmek için cinselliğe gerekinim duyar."
Sevgi
Reklam
John Gray
"Harika bir cinsel deneyim yaşadığı zaman bir erkeğin benliğinde biriken tüm kötü duygular kolayca silinip gider; bu nedenle seks terapisi kadar yararlı bir tedavi biçimi düşünülemez."
Terapi
John Gray
"Seks bir erkeğin sevgi gereksinimini hissetmesini sağlarken, sevildiğini hissetmek bir kadının cinsel açlığını duymasına yardımcı olur."
Seks
Erkek Beyni, Kadın Beyni Diye Bir Şey Var mı?
Erkek Beyni, Kadın Beyni Diye Bir Şey Var mı? “Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten” kitabı aslında sanıldığı gibi doğrudan beyin temelli bir anlatı sunmaz. John Gray bu kitapta kadınlar ve erkekler arasındaki ilişki dinamiklerini, iletişim farklarını ve beklentileri metaforik bir dille anlatmaya çalışır. Yani kitap, “erkek beyni şöyledir, kadın beyni böyledir” diyen nörobiyolojik bir metin değildir. Elbette bu metaforik yaklaşımın da ciddi eleştiriler aldığını söylemek gerekir. Darian Leader’ın Cinsellik Seksten mi İbaret? ve Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler? kitapları, kadınlık, erkeklik, cinsellik ve arzu üzerine daha karmaşık bir tartışma zemini açar. Buna karşılık “erkek beyni – kadın beyni” ayrımını daha doğrudan kuran popüler bir literatür de vardır. Louann Brizendine’in Kadın Beyni ve Erkek Beyni kitapları bu çizgide değerlendirilebilir. Türkiye’de Serkan Karaismailoğlu’nun popüler anlatıları da benzer bir hatta durur. Fakat bu yaklaşım da nörobilim içinde giderek daha fazla sorgulanmaktadır. “Kadın beyni” ve “erkek beyni” gibi keskin ayrımların çoğu zaman biyolojik gerçeklikten çok kültürel beklentilerle, toplumsal rollerle ve popüler genellemelerle beslendiği görülür. Bu konuda Albert Moukheiber’in Nöromanya: Beyninizle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar kitabı ile Gina Rippon’ın Cinsiyetlendirilmiş Beyin kitabı özellikle önemli. Gina Rippon’ın ifadesiyle: “İnsan beynini kadın beyni ve erkek beyni olarak sınıflandıran şey, doğum anındaki biyolojinin aksine içine doğduğumuz dünyanın bize dayattığı ikili atanmış cinsiyet sistemidir.” Bu yüzden mesele, kadınların “duygusal”, erkeklerin “analitik” olduğu gibi kolaycı ayrımlara indirgenemez. Beyin, kültürden, eğitimden, deneyimden ve toplumsal beklentilerden bağımsız çalışan sabit bir organ
Bibliyosmia
Kitaplarla Bir Analiz: Türkiye
Bu iletide geçen ay içerisinde ard arda okuduğum ve inceleme yazdığım beş kitap👇 George Friedman’ın "Gelecek Yüzyıl" Arnold Joseph Toynbee 'nin "Türkiye ve Yunanistan'da Batı Meselesi" David Fromkin'in "Barışa Son Veren Barış" Avi Shlaim’in "Demir Duvar" John Gray'in "Kara Ayin" 👆Bu kitaplardan edindiğim bilgiler ışığında, 🇹🇷Ülkemize dair düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. George Friedman, Arnold Joseph Toynbee, David Fromkin, Avi Shlaim ve John Gray gibi farklı disiplinlerden gelen düşünürlerin eserleri birlikte değerlendirildiğinde, tarih yalnızca geçmişin kaydı olmaktan çıkar; bugünü açıklayan ve geleceği şekillendiren bir zihinsel haritaya dönüşür. Bu beş eser, Osmanlı’nın tasfiyesinden günümüz Ortadoğu krizlerine uzanan süreci tek boyutlu bir çöküş anlatısı olmaktan çıkararak, emperyal stratejiler, ideolojik dönüşümler ve medeniyet tasavvurları arasındaki derin etkileşimlerle birlikte okumayı mümkün kılar. Osmanlı İmparatorluğu’nun yirminci yüzyılın şafağında yaşadığı tasfiye süreci, dünya tarihinin en dramatik ve sonuçları itibarıyla en uzun soluklu kırılmalarından biridir. Bu süreç, yalnızca bir siyasi organizasyonun nihayete ermesi değil, üç kıtayı birbirine bağlayan, yüzyıllar boyu istikrar üreten ve farklı inançları "Pax Ottomana" çatısı altında barındıran kadim bir nizamın buharlaşmasıdır. Arnold Joseph Toynbee, David Fromkin, Avi Shlaim, John Gray ve George Friedman gibi farklı disiplinlerden gelen düşünürlerin eserleri bir arada mütalaa edildiğinde, bu parçalanmanın ardındaki emperyal stratejiler, ideolojik mühendislikler ve teopolitik motivasyonlar berraklaşmaktadır. Bu eserlerin sunduğu panoramik bakış açısı, tarihi geçmişin donuk bir kaydı olmaktan çıkararak, bugünün Orta Doğu krizlerini açıklayan ve Türkiye’nin yirmi birinci yüzyıldaki
Tarih Felsefesi
Reklam
Reklam