t

Tarih Felsefesi

5 üye
Takip
Kitaplarla Bir Analiz: Türkiye
Bu iletide geçen ay içerisinde ard arda okuduğum ve inceleme yazdığım beş kitap👇 George Friedman’ın "Gelecek Yüzyıl" Arnold Joseph Toynbee 'nin "Türkiye ve Yunanistan'da Batı Meselesi" David Fromkin'in "Barışa Son Veren Barış" Avi Shlaim’in "Demir Duvar" John Gray'in "Kara Ayin" 👆Bu kitaplardan edindiğim bilgiler ışığında, 🇹🇷Ülkemize dair düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. George Friedman, Arnold Joseph Toynbee, David Fromkin, Avi Shlaim ve John Gray gibi farklı disiplinlerden gelen düşünürlerin eserleri birlikte değerlendirildiğinde, tarih yalnızca geçmişin kaydı olmaktan çıkar; bugünü açıklayan ve geleceği şekillendiren bir zihinsel haritaya dönüşür. Bu beş eser, Osmanlı’nın tasfiyesinden günümüz Ortadoğu krizlerine uzanan süreci tek boyutlu bir çöküş anlatısı olmaktan çıkararak, emperyal stratejiler, ideolojik dönüşümler ve medeniyet tasavvurları arasındaki derin etkileşimlerle birlikte okumayı mümkün kılar. Osmanlı İmparatorluğu’nun yirminci yüzyılın şafağında yaşadığı tasfiye süreci, dünya tarihinin en dramatik ve sonuçları itibarıyla en uzun soluklu kırılmalarından biridir. Bu süreç, yalnızca bir siyasi organizasyonun nihayete ermesi değil, üç kıtayı birbirine bağlayan, yüzyıllar boyu istikrar üreten ve farklı inançları "Pax Ottomana" çatısı altında barındıran kadim bir nizamın buharlaşmasıdır. Arnold Joseph Toynbee, David Fromkin, Avi Shlaim, John Gray ve George Friedman gibi farklı disiplinlerden gelen düşünürlerin eserleri bir arada mütalaa edildiğinde, bu parçalanmanın ardındaki emperyal stratejiler, ideolojik mühendislikler ve teopolitik motivasyonlar berraklaşmaktadır. Bu eserlerin sunduğu panoramik bakış açısı, tarihi geçmişin donuk bir kaydı olmaktan çıkararak, bugünün Orta Doğu krizlerini açıklayan ve Türkiye’nin yirmi birinci yüzyıldaki
Tarih Felsefesi
GİAMBATTİSTA VİCO ve Modern Tarih felsefesi...
Giambattista Vico (1668–1744), Napoli’de yaşamış İtalyan bir düşünür, hukukçu, retorikçi ve tarih filozofudur. Modern düşünce tarihinin en özgün ve en derin isimlerinden biridir; ama aynı zamanda en çok “gecikmiş” keşiflerinden biridir. [...] Vico, ne tam bir skolastik, ne de tam bir aydınlanmacıdır. Fakat her iki mirâsı da aşarak, tarihin kendi yasalarına sahip bağımsız bir alan olduğunu ileri sürer. Vico’nun Yeni Bilim'i “doğa bilimlerine karşı insan bilimleri” fikrinin ilk sistemli tasarımıdır. Ona göre tabiatı Tanrı yapar; bu yüzden onu yalnız Tanrı bilir. İnsan ise toplumu, dili, hukuku, kurumları kendisi yapar; o hâlde ancak onları bilebilir. İnsan doğayı yapmadığı için onu tam bilemez; ama kendi tarihini, toplumunu, hukukunu yaptığı için bunları içerden kavrayabilir. Dolayısıyla tarih bilimi, insanın kendini bilmesidir. Bu ilke, bütün modern tarih bilincinin temelidir. Vico’nun 1725’te yayımladığı Scienza Nuova (Yeni Bilim), bu bakımdan tarihi “insanın yaptığı şeylerin bilimi” olarak tanımlar. Artık bilgi, tabiatın değil, insan eyleminin bilgisine yönelir. Vico, doğa bilimlerinin yöntemiyle tarih, dil, hukuk, mitoloji gibi alanların anlaşılamayacağını söyler. [...] Ve insan, tabiatı değil, yalnız kendi yaptığı şeyleri tam olarak bilebilir. Çünkü tabiat zorunlulukla işler, insan dünyası ise anlamla. [...] Vico, tarihin rastgele vak'alar dizisi olmadığını; onun da kendine has bir düzeni ve kanunları olduğunu savunmuştur. Ama bu kanunlar, tabiat kanunları gibi mekanik değil, ahlâkî ve kültürel yasalardır. İlk kez tarihe, anlamı olan bir bütünlük içinde bakmayı teklif etmiştir. Bu yüzden o, “tarih felsefesinin babası” sayılır... __Vico, felsefede yöntem sorununu yeniden tanımlamıştır. Doğa bilimlerinin matematiksel yöntemi, insan dünyasına uygulanamazdı;
Tarih Felsefesi
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
HAKÎKATIN TARİHÎ TABİATI...
Giambattista Vico, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in diyalektiğinin öncüsüdür! Her döngüde tez (inanç), antitez (şiddet), sentez (akıl) biçiminde ilerleyen bir gelişim sezilir. Tarih, artık kurtuluş değil, olgunlaşma sürecidir. Fakat bu olgunlaşma, ilâhî hikmetle değil, insan aklının iç yasasıyla açıklanır. Bu yönüyle Vico, hem tarihî görecilik (Johann Gottfried Herder), hem de tarihî determinizm (Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Karl Marx) için zemin hazırlar. Tarihi yöneten artık Tanrı değil, insanın kendi tabiatıdır. Vico, tarihteki döngülerin ardında bir ilerleme yasası görür: İnsan, her yıkılıştan sonra biraz daha şuurlu yeniden başlar. Bu, tarihî felâketlerin bile bir “eğitim değeri” olduğu anlamına gelir. Yani İlâhî adalet, tarihin içkin yasasına dönüşmüştür. İnsanlık, acılarla olgunlaşır; her düşüş, daha yüksek bir anlayışın tohumunu taşır. Burada ilk kez tarih, “Ruh’un eğitimi” olarak görülür. Bu fikir Hegel’de sistemleşecektir. Vico’nun fikirleri, 19. yüzyılda yeniden keşfedildiğinde, tarih felsefesinin temel taşına dönüştü: Herder, onun “her kültür kendi iç yasasına sahiptir” fikrini alıp tarihî göreliliğe çevirdi. Hegel, “tarih Ruh’un kendi bilincine varışıdır” derken Vico’nun döngüsel tarih yasasını diyalektiğe dönüştürdü. Marx, “tarihi insan emeği yapar” diyerek Vico’nun “insan tarihi yapar” önermesini maddîleştirdi. Dilthey, Spengler, Toynbee, Croce gibi düşünürler de onun tarihî şuur fikrini sürdürdüler. Bugün “tarihselcilik” (historicism), “kültürel hermenötik”, “antropolojik tarih”, hatta “sosyoloji”nin tarihî yönü, hepsi bir ölçüde Vico’ya dayanır. Herder, Vico’nun “insanlığın tek hikâyesi” fikrini alıp çoğulcu bir biçimde geliştirir: Her kültür kendi hümanitesini üretir. Hegel ise aynı fikri diyalektik bir evrensel ruh sistemine dönüştürür. **Marx, bu diyalektiği maddeye uygular: artık
Tarih Felsefesi
SINIRLI TARİH...
Tarihle ilgili ve tarihe âit anlamına gelen tarihsel ve tarihî kelimeleri nisbet-âidiyet bildirirler. Tarihîliğin tarihe nisbetindeki en mühim bağ ise, tarihin bütün tariflerinin kesişme noktalarında yer alan zaman kavramıdır. Buna göre **tarihselcilik, tarihin belli bir dönemine âit söz ya da aksiyonu, cereyan ettiği zamanla sınırlı tutarak anlamaktan ibarettir...
Sayfa 31 - Tarihselcilik, Hüküm Kitap.
Tarih Felsefesi

Tarih Felsefesi Konusuna Benzer öneriler

İnsan ve Hayat6bin üye · 130 yeni gönderi
Takip
Kitap Alıntısı22,2bin üye · 691 yeni gönderi
Takip
Düşünce11,4bin üye · 143 yeni gönderi
Takip
Kökleri Eski Yunan'a kadar uzanan felsefi bir gelenekten gelen Tarihselcilik (Historicism), koordinatları yerli yerine oturan bir tarife uzun yıllar sahip olamadı. Her felsefî ekol onu kendi ideolojisine göre anlamlandırdı ve bu durum 19. asra gelindiğinde kısmî bir müşahhaslaşmayla neticelendi; izâfîlikle, evrimcilikle, tarih ideolojisiyle ve hatta nihilizmle eşanlamlı görüldü. Öz anlamının dışında uygulama alanları bulan tarihselciliği, geçmişte olup biten her şeyin geçmişte kalmasına rağmen etkisini sürdürmesi diye tarif edebiliriz
Sayfa 31 - Tarihselcilik, Hüküm Kitap.
Tarih Felsefesi