Yunus

Yunus
@jonahTR
Öğrenci
İstanbul Üniversitesi| Hukuk
İstanbul
2001
185 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı

Yunus

, bir kitap okudu
8/10
·320 syf.·
Beğendi
·
15 günde okudu
·
2024 21. kitabı
Nazif Muhtaroğlu
8/10 · 17 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
SON.
Ve gerçi gençlik, kendi baharında, her fikrin zehrine karşı, mevcudiyetine, yayılmasına mani olan bir panzehir buluyorsa da ben, tâ o zamanlarda, yavaş yavaş, başkalarının bize verdik­leri kıymet ve ehemmiyet; hakkımızda besledikleri emniyet, muhabbet ve şefkat duygularının da, kendi benliğimizde akıl, sıhhat, saadet dediğimiz nimetlerin de, ne basit, ne kadar geçici şeyler olduklarını, çocukların eğlenmek için üfleyip, şişirdikleri ve bir an gözlerimizde tatlı birtakım hayal renkleriyle parılda­dıktan sonra sönüveren sabun köpüklerinden daha canlı ve da­ha çok payidar olmadıklarını, evet, yavaş yavaş, bütün ömrüme sinen bir teessürle, düşünmeye, duymaya, anlamaya koyuluyordum...
Sayfa 67 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Transatlantiklerin, otomobillerin, tayyarelerin, müthiş süratinden bahsolunuyor. Halbuki zaman, bunların hepsinden daha çabuk geçiyor. Halbuki zaman, kuyrukluyıldızların süratine tutuluyor, kuyrukluyıldızların süra­tiyle uçup gidiyor!
Sayfa 64 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı·Kitabı okudu
Zaman
Zihnin hassaları acayiptir. Günlerimizin her hissimizi kör­leştiren gündelik hayhuyuyla gelip geçişleri arasında, bazen, sinsi birtakım hastalıkların senelerce süren uzun bir kuluçka devresinden sonra meydana çıkması gibi yavaş yavaş tâ içimiz­de toplanan derin sebeplerle, bazen de sebepsiz yere yahut hatır ve hayale gelmez bir sebep yani bir vesile ile veyahut beklenmez ve beklenmedik hadiselerin yeniliği, şiddeti ve tesiri karşısın­da birdenbire zihnimiz öyle harikulade bir feyiz ve küşayişle açılır ki bu anlarda görüp teşhis ettiğimiz hakikatler karşısında hayatımızın bütün ölçü ve ayarlarının değiştiğini duyarız. Bu zamanlarımızın kuvveti ve şiddeti yanında bunların haricinde geçen zamanlarımızın faaliyeti bir uyanıklığa nispetle bir uyuk­lama gibi kalır. Bu intibahın aydınlığında sanki gözlerimiz yeni ve amansız bir zekâ ile açılır. Müsamahasız bir münekkit kesi­lerek yepyeni hükümler vermeye başlarız. Mesela yeni bir aşk bütün ruhumuzu kaplar. Ve bütün mevcudiyetimizde öyle bir hamle duyarız ki eriştiğimiz bu lezzet, bu vuslat karşısında o zamana kadar yerlere sürünür gibi geçmiş bütün zamanlarımı­zın iklimleri, seneleri, mevsimleri bize hep birden nafile yere geçmiş gözükür ve, "Eyvah! Şimdiye kadar geçen ömrümü hep ziyan ve tebah etmişim!" deriz. Yahut mesela bir ölüyü ilk defa olarak öyle bir katiyetle görürüz ve o, ölümü bize o kadar tekzip kabul etmez bir tarzda temsil eder ki onun karşısında artık ahi­rete hiçbir itikat ve itimadımız kalmaz. Kendi faniliğimizi kendi gözlerimizle görmüş gibi oluruz. "Ya? Bir tek ömrümü ben böy­le mi geçirecektim?" deriz. Neden acaba bu güneşler, bazen yavaş yavaş ve bazen de birdenbire karanlıklarımız içinde böyle doğar, parlar ve aydınlı­ğında gördüğümüz dünya manzaralarını hafızamıza ebediyete kadar çıkmamak üzere saplar.
Sayfa 60 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı·Kitabı okudu
Edebiyat
Biz de düşünsek ömrümüz içinde belki makul olarak geçirmiş ol­duğumuz zamanların ne kadar az olduğunu kabul ederdik. Fa­kat biz bunu ancak fırsatlar kaçtıktan, iş işten geçtikten sonra itiraf ederiz. Hayatımızın geçmiş bir devresine kadar tabi oldu­ğu mantıksızlıkları sonradan görür, bu yaptıklarımız hakkında umumî ve şâmil bir hükümle, "Çocukluk! Gençlik! Tecrübesiz­lik! Âşıklık! Kıskançlık! Ukalalık! Delilik!" deriz.
Sayfa 61 - Yapı Kredi Yayınları, 3. Baskı·Kitabı okudu
Mantık