O gece, babamın çalışma odasının önünden geçerken, Rahim Han'la konuştuğunu duydum. Kulağımı kapıya yapıştırdım.
"...sağlıklı olduğu için şükretmelisin," diyordu Rahim Han.
"Biliyorum, biliyorum. Ama sürekli kitap okuyor ya da uykuda yürür gibi evin içinde dolanıp duruyor."
"Ee?"
"Ben öyle değildim." Baba'nın sesinden hayal kırıklığı, hatta kızgınlık yansıyordu.
Rahim Han güldü. "Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın."