Beşeri şef, büyük bir kâğıdı başbakana uzatarak
Yaz!" emrini verdi. Şimdi eşsiz bir adaletle tarihi şahsiyetlere numara veriyordu :
Dostum Stalin: Bir... Dostum Toraman: Iki... Dostum
Cörçil: Üç... Dostum Hitler...
Burada birdenbire durdu ve sordu:
- Kuzum Hasan Ali! Biz Hitlerle dost muyuz, düşman mı ?
Yine geçici hafıza kaybı başlamıştı. Hasan Âli'de de
aynı hal vardı. Yavaşça Başbakan Yardımcısı Ahmet EminYalman'a sordu:
- Hitler kim yahu?
Yalman yavaşça cevap verdi:
Canım, şu İtalyan başbakanı değil mi? Ama onu öldürdülerdi.
Hasan Âli, Beşerî Şef'e döndü :
-Aziz şefim ; onunla dost değildik dost olsak da birşey çıkmazdı. Çünkü o öldü.
Beşeri Şef'te hafıza kaybı devam ediyordu:
-Öldü mü? Kime sordu da öldü?
...
...
Yahya peygamberin yanında büyüsün çocuklar. Elleri taş tutacak yaşa gelsin. Kalpleri aşk tutacak yaşa.
Sokaklarına atalım kendimizi. Adımızı söyleyelim kontrol noktalarında. Horlanalım, ezilelim, bekleyelim saatlerce. Vazgeçmeyelim inatla.
Kalk Kudüs'e gidelim sevgilim.
Çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Bak şu küçük çocuk var ya vuracaklar onu! Hani babasının arkasında duran. Başını babasının sırtına dayayan çocuk. İşte o! Vuracaklar birazdan onu. Çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar sekmezler hiçbir yere.
Mescide gidelim. Yıkılacaksa üzerimize yıkılsın boşver.
Sen elimi sıkı tut korkma.
Mescide gidelim. Bir bayram namazı kılalım şehirle birlikte. Zekeriya'nın yanında saf tutalım. Ve Musa'nın ve İsa'nın ve Yakup'un. Bekle birazdan Ömer de gelir buralara.
Şu beyaz sakallı adamı görüyor musun? İşte onun tekerlekli sandalyesini itelim birlikte. Nereye gitmek isterse oraya. Hayfa'dan aldığımız portakalları ikram edelim, o çok sever.
Birlikte Zeytindağı'na çıkalım şehre bakalım doya doya.
Kalk Kudüs'e gidelim sevgilim..
Allah bizi gözetsin, korusun, kollasın Kudüs hatırına. Kalbimizin ağrısı, başımızın ağrısı, ruhumuzun ağrısı hafiflesin şehre yaklaştıkça....