Fakat benim kendi görüşlerim var ve kendi zevklerimi, hep birden aynı görüşü benimseyen insanların yargısına tabi kılamam. Eğer bir şeyi sevmezsem sevmem, hepsi bu; salt türdeşlerimin çoğunluğu bunu beğendi ya da beğendiğini farz etti diye benim de onları taklit edip bundan haz almam için hiçbir sebep yok. Sevdiğim ya da sevmediğim şeylerin modasını takip edemem.
-... bizim Cehennem' in Salihli' ye getirdiği 400 mavzer üzerine konuşurken yüzüne baktım!
-Ne gördün?
-İmrenilecek bir şey... Direnme gücü gördüm paşa emmi! Hani bi sözü vardı ya Namık Kemal'in: "Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten..."
-Evet!
-Senin de içinden geçti bir an... "Dört yüz zeybekle sıvanıp bataktan çıkarım!" diye düşündün!
Üniforma bir yandan insanın kişiliğini ortadan kaldırıyordu ama, öte yandan onu silahlı bir topluluğun güvenilir parçası haline getiriyordu. "Asker üşümez, asker acıkmaz, asker yorulmaz" martavalına herkesin inanması da galiba bundandı.
"...Beni kendine nasıl aşık ettin?"
"Bilmiyorum," dedi Martin gülerek."Sadece seni severek tabii; çünkü senin gibi yaşayan, nefes alan bir kadın şöyle dursun, bir taşın kalbini eritecek kadar çok sevdim seni."
"...Onu asla kimse himaye etmedi. Kendi kendine bakmak zorunda kaldı ve genç bir kız hem kendi başının çaresine bakıp hem de örneğin seninkiler gibi uysal ve nazik bakan gözlere sahip olamaz."