Güvenliğin arttırılması,daima özgürlüğün feda edilmesini gerektirir çünkü özgürlük ancak güvenlik pahasına genişletilebilir.Oysa özgürlüksüz güvenlik,köleliğe eşittir.Oysa güvenliğin olmadığı bir özgürlük de,terk edilmeye ve kaybolmaya eşittir.
Bir dile hakim olan,sonuç olarak,o dille ifade ve ima edilen dünyaya da hakim olur.Dil hakimiyeti,dil ustalığı yabana atılmayacak bir güç bir iktidar getiriyor sahibine.
İnsanların bizden beklediklerini yerine getirmeye dünden hazır olmamız ve başkalarından farklı olmaktan müthiş korkmamız nedeniyle etkileri büyük olan kamuoyu ve “sağduyu”gibi adsız yetkelerin rolünü gözardı ediyoruz.başka deyişle kendi dışımızdaki güçlerden kopma özgürlüğümüzün artması karşısında büyük hayranlık duyar ,özgürlüğün geleneksel düşmanlarına karşı kazanmış olduğu zaferlerin önemini bir kenara itme eğilimi gösteren içsel kısıtlamalara,zorlanımlara,korkulara,gözlerimizi kapatırız.