7/10
·308 syf.··
2026 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:26
Marai’den okuduğum ikinci kitaptı. İlk kitapta( Mumlar Sonuna Kadar Yanar ) dilinden ve olay örgüsünden büyülenmiştim, belki diline alıştığım için İşin aslı,Judit ve sonrası beni o seviyede etkileyemedi. Kitap iki kadın bir erkek arasındaki aşk üçgeni gibi dursa da en az değindiği konu aşktı. 3 ana karakterden olayları dinliyoruz. Ilonka Peter ve Judith.Kitapta bazı bölümleri okurken kitabın beni içine sürüklediğini hissederken bazı bölümlerde boğulduğumu hissettim. Dili yer yer ağırlaştı ve okuduğumu anlamak için kendimi kitaba vermek zorunda hissettim. *Spoıler * Ilonka kocasından kendi hissettiği gibi bir aşk ister ama karşısında belki kendisini bile sevemeyen Peter vardır. Kitapta en yakınlık duyduğum karakter Ilonka oldu, Judith ve sonrasında bile koruduğu sakinliği ve Petere sanki bir hastaymış gibi son ana kadar yanında olabilmesi insanüstü bir iyilik haliydi. Kitapta Juditin yıllar sonra ‘Hello’ diyerek açtığı telefon sonrası Peter’in veda bile etmeden evden fırladığı bölümde kitap okumuyor da ihanete uğramış gibi hissettim. Edebiyatın en güzel yanı belki hiç tadamayacağımız duyguları bu derinlikte yaşatması sanırım. Peter ve Judit’in aşk sandıkları şey aslında birer zihin yanılsamasıydı.İlerleyen bölümlerde bunları itiraflarından anlıyoruz. Juditin yıllar süren ince planı sonrasında küçük bir burjuva olmaya hak kazandığındaki doyumsuzluğunu okurken yazar sanki bizi uyarmaya,proleter sınıfındaki insanlara karşı dikkatli olmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyor gibi hissettim. Kitapta burjuva ve proleterlerin arasındaki çatışmalar çok güzel tasvir edilmiş. Juditin burjuvaları anlattığı kısımlar gerçekten ilginçti, sonradan Marai’nin de bir burjuva olduğunu okudum. Naçizane bir eleştirim olabilir kitapta; ilk iki kısımda bolca eğitimden geçmiş ve kitap okumuş iki kişinin
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,497 okunma
7/10
·120 syf.··
2026 66. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:04
“Sadakat • İhanet • Hesaplaşma” Sándor Márai’nin daha önce okuduğum “İşin Aslı, Judith ve Sonrası” romanına hayran kalmıştım; karakter çözümlemeleri, duygusal derinliği ve anlatım gücü beni çok etkilemişti. Bu nedenle Mumlar Sonuna Kadar Yanar’a da büyük bir beklentiyle başladım. Romanın merkezinde dostluk, sadakat, ihanet ve yıllar boyunca taşınan hesaplaşmalar yer alıyor. Márai yine insan ruhunun en karanlık köşelerine inmeyi başarıyor ve karakterlerinin iç dünyalarını büyük bir ustalıkla açığa çıkarıyor. Ancak benim için kitabın en büyük eksisi, anlatının gereğinden fazla uzatılmış olmasıydı. Romanın vermek istediği mesaj oldukça güçlü ve etkileyici olsa da uzun monologlar ve tekrar eden düşünceler zaman zaman ritmi düşürüyor. Edebi açıdan çok başarılı, atmosferi güçlü ve düşündürücü bir eser olmasına rağmen duygusal olarak beni İşin Aslı, Judith ve Sonrası kadar yakalayamadı. Yine de insan ilişkilerinin kırılganlığı, yıllar boyunca saklanan sırlar ve geçmişle yüzleşme üzerine derinlikli bir okuma yapmak isteyenler için değerli bir klasik.
Duygu ve Düşünce
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tarihi Dokunaklı Kurmaca, Sarsıcı Bir Ağıt
6/10
·293 syf.··
2026 13. kitabı
Ölümün arkada kalanlar üzerine bıraktığı yükten bahseder. Bir gemide yayılan veba mikrobu Hamlet'in kardeşi Judith'e gelir. Ölüm döşeğine düşen ikizini kurtarmak isteyen Hamnet ölümle yer değiştirir. Judith iyileşirken Hamnet bir anda ölür. Oğlunun ölümünden sonra William bir tiyatro hazırlar. Ölen babanın hayaletini William oynar. Hayatta kalıp babasının yasını tutan genç ise Hamnet'e yeniden hayat vermektedir. Bitkilerin şifası, doğaüstü sezgileriyle, avuç içindeki çizgilerden insan ruhunu okuyabilen, toplumsal kalıplara sığmayan vahşi ve bilge karakter olan Agnes evlat acısıyla bu özelliklerini kaybetmeye başlamıştır. Ancak William'ın yaptığı tiyatroda Hamnet'e ölümsüzlük armağan edilmiştir. Agnes'in evlat acısı yaşadığı kısımlar öyle güzel işlenmiş ki hissetmemek mümkün değil.
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
Puan vermedi·293 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
Hamnet benim için sessiz ama kalbin tam ortasına oturan kitaplardan biri oldu… Bitirdikten sonra uzun süre o duygudan çıkamadım. Filmini izlediğimde de aynı hüzün yeniden çöktü üzerime. Kitap, Shakespeare’in oğlu Hamnet’in ölümünden ilham alıyor ama aslında merkezinde sadece Hamnet değil; bir ailenin yasla parçalanışı var. Özellikle Agnes karakteri… Sanırım beni en çok o etkiledi Doğayla kurduğu bağ, sezgileri, çocuklarına olan sevgisi ve kaybın ardından yaşadığı o tarifsiz boşluk çok gerçek hissettirdi. Filmde de o son sahne beni çok etkilemişti. Hamnet’in ikizi Judith ile olan bağı da çok dokunaklıydı. İkiz kardeşler arasındaki o görünmez bağ ve birinin eksilmesiyle dünyanın tamamen değişmesi… Kitap boyunca insanın içine işleyen bir kırılganlık vardı En sevdiğim şey şu oldu yazar büyük trajedileri bağırarak anlatmıyor. Tam tersine; sessizliklerle, küçük anlarla ve insanların birbirine dokunuşuyla anlatıyor. Bu yüzden daha da vurucu oluyor.. Kitabın 2020 Women’s Prize for Fiction ödülünü almasına hiç şaşırmadım açıkçası. Çünkü tarihi bir hikâye anlatırken aynı zamanda çok evrensel bir yas duygusu kuruyor. Anne olmak, kaybetmek, suçluluk ve sevgi… Hepsi çok yoğun ama çok zarif işlenmiş Yazardan daha önce “Esme Lennox Nasıl Yok Oldu”yu okumuştum ama “Hamnet” bende çok daha derin bir iz bıraktı sanırım. Yazar karakterlerin iç dünyasını anlatırken insanın içine dokunmayı gerçekten çok iyi biliyor. Hamnet bana göre ölümden çok, geride kalanların sevgisini ve yasını anlatan bir roman… Sessiz, şiirsel ve çok derin bir kitap
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma
8/10
·120 syf.··
2026 64. kitabı
Sandro Marai’nin ilk “İşin aslı Judith ve sonrasını” okumuştum ve çok beğenmiştim. Bu kitabında okuyucular genelde ikiye ayrılıyor. Kimisi seviyor kimisi sevmiyor. Olayı anlayan hikayeye dahil olabilen için çok güzel ama hikayeye girmeyenlere işkence gibi geliyor kitap ne anlatıyor dedirtiyor. Ben sevdim kitabı. Yeniden okuyacağım
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
5/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 07:38
Judith Hermannın ilk bakışta bir anı kitabı gibi görünse de aslında hafıza aile kimlik ve yazarlık üzerine kurulmuş derinlikli bir iç hesaplaşma metnidir. Hermann yaşamını kronolojik bir düzen içinde anlatmak yerine, zihninde kalan anı parçalarını eksik hatırlamaları ve geçmişe dair sorgulamalarını bir araya getirerek okuru kendi iç dünyasına davet eder. Bu yönüyle eser bir yaşam öyküsünden çok geçmişin insan belleğinde nasıl şekillendiğini araştıran edebi bir düşünce metni niteliği taşır. Kitap boyunca yazarın özellikle ailesiyle daha da önemlisi babasıyla kurduğu karmaşık ilişki dikkat çeker. Ancak Hermann bu ilişkiyi anlatırken ne hesaplaşmacı ne de suçlayıcı bir tavır benimser daha çok anlamaya çalışan geçmişe mesafeli ama dürüst bir gözle bakan bir anlatıcı olarak karşımıza çıkar. Bu yaklaşım anlatılanların samimiyetini artırırken okurun da kendi aile ilişkileri ve geçmiş deneyimleri üzerine düşünmesine neden olur. Eserin en etkileyici yanlarından biri hafızanın güvenilirliğini sürekli sorgulamasıdır. Hermann zaman zaman anlattığı bir olayın gerçekten öyle yaşanıp yaşanmadığından emin olmadığını dile getirir ve böylece okura geçmişin aslında sabit bir gerçeklik değil sürekli yeniden kurulan bir anlatı olduğunu hissettirir. Bu durum kitabı yalnızca kişisel bir anlatı olmaktan çıkarıp evrensel bir sorgulamaya dönüştürür. Anlatım dili ise son derece sade, duru ve inceliklidir. Yazar büyük olaylara ya da dramatik kırılmalara yaslanmaz aksine sessizliklerden yarım kalmış cümlelerden ve küçük ayrıntılardan güçlü bir atmosfer yaratır. Okurken çoğu zaman Hermannın anlattıklarından çok anlatmadıklarının etkisi hissedilir. Bu nedenle kitap hızlı akan bir olay örgüsü arayan okurlar için durağan gelebilir ancak metnin asıl gücü de tam olarak bu sakinliğinde saklıdır. Kişisel
Alıntı
Birbirimize Her Şeyi SöyleyebilirdikJudith Hermann · Sia Kitap · 2025597 okunma