Saçmaladığınız zaman kendinizi pek beğeniyor, ama sert küstah sözler sarf ettikten sonra durmadan ürküyor, özürler yağdırıyorsunuz.korku nedir bilmediğinizi iddia ederek bir yandan da yaltaklanıryorsunuz .bizi hiddetten dişlerinizi gıcırdattığınıza ikna etmeye çalışırken güldürmek için nükteler savunuyorsunuz. nüktelerinizin hiçte zekice olmadığını biliyorsunuz fakat herhalde edebi değerlerinden memnunsunuz.belki gerçekten acı çektiniz ama kendi ızdırabınıza dahil zerre kadar saygı duymuyorsunuz.samimisiniz, bununla beraber iffetiniz eksik; küçük bir gurur uğruna ortaya dökmek ve aşağılamak için içinizde ne varsa piyasayı sürüyorsunuz...gerçekten bir söylemek istediğiniz var fakat korkudan son sözlerinizi daima kekeleyip duruyorsunuz,çünkü bunu açıkça söyleyecek kadar metin değilsiniz; sizinki sadece korkak bir arsızlıkdan ibaret anlayışınızla övünüyorsunuz ama bir yandan da tereddütlerle dolusunuz çünkü kafanızın işlediği halde kalbiniz ahlaksızlıklarla kararmış; halbuki temiz kalpli olmayan kimsenin idraki tam değildir ya o yılışıklığınız,sırnaşmanız,kırıtmalarınız!yalan,yalan, hep yalan!
matbaa,toplumun tüm entelektüel özsuyunu hiç durmadan pompalayan o devasa makine ,eseri için sürekli olarak yeni malzemeler kusar.insan türü tüm mevcuduyla bu inşaat yığınının içindedir.
“uğurunda savaştığınız davalar, savaş alanında, işkence odasında,batmakta olan bir gemide hep unutuluveriyordu çünkü beden şişip büyüyerek tüm evreni kaplıyordu;korkudan çırpınmadığınız ya da acı içinde haykırmadığınız durumlarda bile yaşam her an açlığa,soğuğa,uykusuzluğa,mide buruntusuna ya da diş ağrısına karşı bir verilen bir savaşımdı.”
-“Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım”
-“Çünkü onu susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır,göğüsündedir; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir”
“Yaşamımızın bir parçası saydıkca da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar,canları sıkılır çünkü,efendim,herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.”