Paula bana romantik olduğumu söyledi. Romantik. Romantizm. Doğru, gerçeklik ile romantizm arasında o belirsiz boşlukta süzülüp durduğu için yorulan biriyim. Bilirsin, net olan her șey daha kolaydır. Bense bir yanımla romantizm, romantizm, romantizm diyorum; diğer yanımla gerçeklik, gerçeklik, gerçeklik. Böyle anlarda hep Beterböcek filmindeki o replik gelir aklıma: "Yaşayanlar tuhaf ve alışılmadık olanı göremezmiş. Ama ben tuhat ve alışılmadık şeyin ta kendisiyim." Ben de bazen böyle hissediyorum. Kendine acımaktan nefret eden insanlar sayesinde (ki ben de onlardan biriyim) bu düşüncelerimi çoğunlukla gizleyebildim ve aslında ne kadar önemsiz olduğumu, sanki bir oyunun görevlerini bir bir tamamlar gibi her geçen gün daha iyi anlıyorum.