yaaaaniiii
Puan vermedi
Artık "farklı" adı altında yazılan ana kadın karakterlerden bıktım.Hepsi maskülen,erkek gibi giyinen,zeki,bagımsız,korkusuz diye sürekli vurgulanan ve küfür eden bir ana karakterimiz var.Sanki 4N1K yaprak gibi yazılmış Delila karakteri.Saçları kısacık sürekli siyah pantolon ve kaban giyiyor fln tabi bu onun hayatta kalmak için yaptıgı seyler olarak anlatilmis ama karakter baya kendi karakteri öyle yani.Sırf güclü kadın karakter yazıcaz diye sadece cinsiyetini farklılaştırıp erkek gibi yazılması beni çok sıktı çünkü bütün fantastik kitaplarda ana kadın karakterler böyle yazılıyor.Karakteri feminen yazmak onu küçültüyor sanki.Diğer ana karakterimiz tabi ki prens.Yakışıklı bişey bunlar karşılaşıyor cart curt prens baloda onca çıtır kız varken ana kadın karakteri sırf elbiseyle gördü diye direkt oha ne güzel olmussun fln sıktı yani anladın mı çok klişe olmuş tamam hikayenin kurgusu güzel düşünülmüş ama karakterler güzel yazılamamış.Hikayede de aklımzdaki hiç bir sorunun cevabını alamıyoruz sadece soru olarak kalıyor ve bitiyor kitap ve sonunu da begenmedim biraz daha iyi yazılabilirdi kitap kendini okutturuyor ama okadar da vaovv efsaneydi falan demedim açıkçası çünkü zaten eski bir kitap bu tür klişelerin popüler oldugu bir zamanda yazılmış o yüzden şu an okunsa okurda okadar büyük etki bırakmaz bence
Sihrin En Koyu TonuVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2019370 okunma
10/10
·86 syf.··
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 10:32
dünya denilen balkon Hani hem dünyaya baktığın hem dünyadan kaçtığın yer. Sinan Kaban'ın ikinci şiir kitabı... Tüm mısralar küçük harfle başlıyor, noktalama işaretleri kullanmıyor. Bu elbette edebi bir tercih, bir şiir anlayışı. Bilen bilir, (Ben bilmiyorum) ben yalnızca bana hissettirdiklerinden bahsedeceğim. Sinan Kaban; şiirlerinde yaşadığı coğrafyayı seven, memleketini yalnızca anlatan değil onun ruhunu da taşıyan bir dil kuran, yerelden genele açılan şiirlerinde bireysel kırgınlıklarla birlikte toplumun yorgunluğunu, yalnızlığını ve sıkışmışlığını da anlatan, iç kırılmaları ve monologları yalnızca karanlıkla değil mizahın ve ironinin ince tarafıyla da besleyen, modern yalnızlığın biçimini, kalabalığın içinde büyüyen sessizlikleri ve insanın kendi içine düşmesini anlatarak kuran, örfleri, gündelik alışkanlıkları, memleketin turşusunu, hamsisini, yağmurunu, börtü böceğini kendi şiir diliyle yaşatan; yerel olanı canlı bir hafıza gibi hissettiren, “yeni gerçeklik” dediği şiir anlayışında hafif sisli, hafif dumanlı ama duygusunu kaybetmeyen bir atmosfer yaratan bir kitap ortaya koymuş. Dilerim Sinan Kaban, kendi şiir dilini koruyarak daha çok okura ulaşır; memleketin sesini, insanın içindeki o tanıdık yalnızlığı ve ince ironiyi uzun yıllar boyunca edebiyatın içinde taşımaya devam eder. Kalemi daim, yolu açık,şiiri bol ve okuru çok olsun.
Dünya Denilen BalkonSinan Kaban · Pikaresk Yayınevi · 20261 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·500 syf.··
2026 1. kitabı
Aynı kitabın içinde nefes alan ama birbirlerine soyut iplerle bağlı bir roman okudunuz mu? Ya da bildiğimiz romanlara benzemeyen roman okuduğunuz oldu mu? “Roman Üçlemesi “ klasik hikaye anlatıcılığını bilerek isteyerek yıkar, romanın ortaya çıkış süreci ile ilgili çarpıcı bir okumadır aslında. Biz okurlar hikayenin içine girmekten çok hikayenin oluşum sürecine şahitlik ediyoruz. “Roman Üçlemesi”, hayatı bir edebiyat sahnesi gibi sergileyen “Dioroma” , erotizmin çıplaklıkta değil kelimelerde saklı olduğunu anlatan “Erotik Poetika” ve görünür olmanın, satılabilen roman yazmanın inceliklerini sarkastik bir dille sorgulayan “Orhan Pamuk’a Satmak İstediğim Roman” bölümlerinden oluşur. Biz okurları rahatsız edecek tam bir edebi şölen… Kışkırtıcı, düşündüren , olaylardan çok metnin doğası ile ilgilenen, çok soğuk ve mesafeli bir dille yazılmış, ironinin sınırlarının zorlandığı, metinle duygusal değil de düşünsel bağ kurduran “Roman Üçlemesi”ni gerçek okurların okumasına şiddetle öneririm. Ve kitabın sorguladığı tema : Romanı değerli yapan satış miktarı mı? Ya da satıldığı için mi değerli? Bence herkesin üzerine düşünmesi gereken soru bu aslında. Okudukça anlam bulan hayatlara…
Roman ÜçlemesiTugay Kaban · Yedinci Kat Yayınları · 202518 okunma
5/10
·117 syf.··
2026 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2026 17:04
Ne okuduğum hakkında hiçbir fikrim yok. Muhakkak Bir seyler anlatıyor ama ne? Neydi yani şimdi bu? Almaya değmez bir eser bence, yine de siz bilirsiniz.
1000Kitap
Erotik PoetikaTugay Kaban · Epona Yayınlar · 202236 okunma
Kitabı kaban yukari dağlara fırlatma fikri çık aklımdan
3/10
·616 syf.··
2025 23. kitabı
Aman tanrım, aman tanrım ve de aman tanrım. Ciddili, hayatımda şu kadar elimde sürünen kitap hatırlamıyorum. Bunun yanında şu kitabı her şeye rağmen, irademin son damlalarına kadar kullanarak bitirdiğim için de kendimi tebrik ediyorum. Teşekkür ederim. Ben hayatımda içinde bu kadar aforizma kasılmış bir kitap daha okumadım. Kitap 600 sayfa ve (mübalağasız) bunun 300 sayfası betimleme. Hayır bir de betimlediği de bir etkime yaratsa. Yaratmıyor etkimee. Sanırsın edebiyat harikası bir eser konulacak ortaya da her bölüm başında bölümün yarısını kaplayan; başrol kızımızın bol betimlemelerini ve daha da bol kastığı aforizmalarını okuyoruz. Hayır ablacım. 19 yaşındasın. Daha kendin ergenlikten çıkmamışsın. Biz neden kitabın yarısı boyunca senin, ergenliğinin getirdiği duygusal yoğunluğunu felsefeye dökmeye çalışmanı okuyoruz mesela? Bir de bir yerlerime dokunsa bu duygu yoğunluğu… Hayır, duygusal çözümleme dediğin 3 sayfa yapılır, 5 sayfa yapılır. Kitabın yarısını bununla işgal edecek kadar kendine güveniyorsa yazar, gerçekten karakterin ciddili bir yoğunluğunun olması gerekir. Ama sorun şu ki karakter 19 yaşında bir ergen. Evet, kabul, ben de bir ergenim; lakin gidip de kendi duygusal çalkantılarımın orada burada aforizmasını kasmıyorum arkadaş. Ben kendi çalkantılarımdan bıkmışım, sıkılmışım. Sen gelmişsin 300 sayfa bana kendininkileri okutuyorsun. Yazarın kitabı erken yaşlarda yazmasına bağlıyorum bu durumu. İlk yayınlanma yıllarına bakılırsa yazar kitabı 20 yaşlarında falan yazıyor çünkü. Peki yazılan betimlemeler bunlarla bitti mi sanılıyor? Asla, katiyen; bitmedi, bitemez, kimsenin de bitirebileceğini sanmıyorum. Her iki sayfadan birinde başrol kızımızın, biricik(!) başrol oğlanımızın gözlerini “kurumuş yaprak rengi gözleri” diye betimlemesi… Ne oldu yani, hani
Duygu ve Düşünce
Emare - SarmaşıkAslı Arslan · Ephesus Yayınları · 20173,690 okunma
9/10
·500 syf.·
Beğendi
·
2025 212. kitabı
Roman Üçlemesi Bu eserin hala popüler olmaması , herkesçe bilinip okunmaması bana çok ilginç geldi. Sanırım okurlar olarak farklılık ve yenilik deneyimlemekte her zaman girişken olmuyoruz , gelin klasik romancılık dışında kaleme alınan bir eser okumanın keyfini siz de tadın. Kitap üç ayrı romandan oluşuyor , önceki baskıda ilk iki eser biraradayken yeni basımda son eser Diorama da dahil olmuş. İlk roman Erotik Poetika, yeni roman akımıyla yazılmış geleneksel olay, karakter, konu bağlamında tutarlılığı önemseyen yeni ve post-modern romancılığa harika bir örnek. Konusu var desem de burda asıl güzel olan akışta olmak ve yazarın anlatım dili ile sayfaların su gibi akıp gitmesi. Orhan Pamuk'a Satmak İstediğim Roman, ise Tugay Kaban kendisini roman karakteri olarak kurgulanması için gölge yazar tutuyor. Üç kısımda ayrılan roman Ecce Novel, Ecce Homo ve Ecce Vivet bölümlerinden oluşuyor. Sırasıyla esere, insana ve hayata bakışı yenilemeyi dilemek manalarında. Bu bölümde yer alan Öykü Kitabı Prospektüsü kısmına bayıldım Kesinlikle her öykü kitabı için geçerli talimatlar. Son roman Diorama , eserin zirvesi diyebilirim. Dioarama gerçek veya kurgu bir olayın modellenmesi demek. Eserin ilk sayfasında bir denklem var , devam eden sayfalarda bu denklemin bileşenlerinin ifade ettiği anlamlar paragrafların başlarında yer alıyor. Distopik özelliği bahsedilen haptan ya da anı sakızı reklamından anlaşılabilir. Esasen yazar postmodernist romancılığın biçimsel farklılığı, metineler arası geçişler ve bağlantısızlık ve kopukluk , diyagramlar , gerçeklik algısı yaratmak için karakterin ölüm belgesi vs eklenerek bambaşka bir roman kaleme almış. Yeni bir yemek tatmak gibi düşünün ve sıradanın ötesinde olan bu romanı okuyun. Ben tavsiye ederim, seveceksiniz Kitapları Kurtaran Kedi
Roman ÜçlemesiTugay Kaban · Yedinci Kat Yayınları · 202518 okunma