38. Ey o bütün iman edenler! Ne oldu ki size, "Allah yolunda seferber olun!" denilince yerinize yığıldınız kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip, bu değersiz hayata razı mı oldunuz? Fakat bu değersiz hayatın zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şey.
39. Eğer toplanıp seferberlik etmezseniz, O Allah, sizi acı verici bir azaba çarptırır ve yerinize başka bir millet getirir ve siz O'na en ufak bir zarar veremezsiniz, Allah her şey gücü yetendir.
İnsan hayatta her şeye erişebilir, dünyadaki ve etrafındaki her şeyi yere yıkabilir, hayat insana her şeyi verebilir, insan hayattan her şeyi alabilir ama başka bir insanın zevklerini, eğilimlerini, ritmini değiştiremez; ona yakın, onun için önemli biri olsa da karşısındakini bütünüyle karakterize eden başka türlülüğünü değiştiremez.
"İnsan ne yaşayacağını biraz da kendi belirler. Yaşanması gerekeni belirler, yanına çağırır ve bırakmaz. İnsan böyledir. Yaptığının vahim olduğunu ilk andan itibaren bildiği halde yine de yapar. İnsan ve kaderi birbirlerine tutunurlar; birbirlerini çağırır ve şekillendirirler. Kaderin hayatımıza gizlice girdiği doğru değildir. Hayır, bizim açtığımız kapıdan girer ve ondan daha da yaklaşmasını isteriz.