kader kaplan

"Çelişkinin akıl almaz bir şey olduğunu ileri sürmek hatadır zira onun gerçek varoluşu bir canlının acısında yatar." Hegel
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Zihnimizde depoladığımız inançların yüzde doksan beşi yalandır ve biz bu yalanlara inandığımız için acı çekeriz. Toplumsal rüyada insanların acı çekmesi, korku içinde
Gerçek adalet, her hatanın bedelini bir kez ödetir. Gerçek adaletsizlik, her hatanın bedelini tekrar tekrar ödetir. Bir hatanın bedelini kaç kez öderiz? Yanıt binlerce kezdir. İnsan, dünyada aynı hatanın bedelini binlerce kez ödeyen tek hayvandır. Diğer hayvanlar her yanlışlarının cezasını bir kez çeker. Ama biz? Bizim çok güçlü belleğimiz var. Bir hata yaparız, kendimizi yargılarız, kendimizi suçlu buluruz, kendimize ceza veririz. Eğer adalet varsa bu yeterlidir. Hatayı bir daha yapmayız
"Zavallı ben. Yeterince iyi değilim, yeterince zeki değilim, yeterince güzel değilim, sevgiye layık değilim, zavallı ben." Bü yük Yargıç buna katılır ve yanıt verir: "Evet, yeterince iyi değil sin." Ve tüm bunlar asla kendi başımıza inanmayı seçmediğimiz inanç sistemine dayanır. Bu inançlar öylesine güçlüdür ki, yıllar sonra bile, yeni kavramlarla karşılaşıp, kendi kararlarımızı ken dimiz vermeye çalıştığımızda bile, yine de bu inançların yaşa mımızı kontrol ettiğini görürüz.
Kendi kendini ehlileştiren bir hay van gibi oluruz. Artık, bize dayatılan inanç sistemine uygun ola rak kendimizi ehlileştirebiliriz. Kendi üzerimizde aynı ceza ödül sistemini kullanırız. İnanç sistemimizin kurallarına uygun davranmadığımızda kendimizi cezalandırırız; "iyi kız", "iyi er kek" olduğumuzda kendimizi ödüllendiririz.